6 - Çiftlik Hayvanları

 
6:0 Zarif, Şefkatli TANRI'nın İsmiyle,

 
6:1 Övgü, gökleri ve yeri yaratan, karanlığı ve ışığı var eden TANRI’ya yaraşır. Buna rağmen, inkârcılar Efendi’lerini başkalarıyla denk tutuyor.

 
6:2 O ki sizi balçıktan yarattı ve sonra yaşam süresi belirledi. Belirlenmiş süre O'nun katındadır. Siz ise hâlâ kuşku duyuyorsunuz.

 
6:3 O, göklerde ve yerde olan TANRI. Sizin gizlinizi açığınızı bilir, kazandıklarınızı da bilir.

 
6:4 Onlara Efendi’lerinin işaretlerinden (ayaat) hangi bir işaret (ayet) gelmişse ondan yüz çevirmişlerdir.

 
6:5 Kendilerine gerçek gelince onu yalanladılar. Alay ettikleri şeyin haberleri yakında kendilerine gelecek.

 
6:6 Kendilerinden önce nice nesilleri yok ettiğimizi görmüyorlar mı? Sizi yerleştirmediğimiz bir biçimde onları yeryüzüne yerleştirmiştik. Onları nimetlere boğmuş, ülkelerini ırmaklarla donatmıştık. Fakat günahlarından ötürü onları yok ettik ve onlardan sonra başka nesiller yetiştirdik.

 
6:7 Sana kağıt üzerine yazılı bir kitap indirseydik ve elleriyle dokunsalardı bile, inkârcılar, "Bu ancak apaçık bir büyüdür" diyeceklerdi.

 
6:8 "Ona bir melek indirilmeli değil miydi!" diyorlar. Bir melek indirseydik, iş bitirilmiş olurdu. Onlara zaman da verilmezdi.

 
6:9 Onu bir melek yapsaydık, onu bir adam biçiminde gönderir ve mevcut kuşkuları içinde bırakırdık.

 
6:10 Senden önceki elçiler de aşağılanmıştı. Ne var ki, alay edenleri eğlendikleri gerçek kuşatıverdi.

 
6:11 De: "Yeryüzünü dolaşın da yalanlayıcıların sonu nasıl olmuş bir bakın."

 
6:12 De ki: "Göklerde ve yerde olanlar kimin?" "TANRI’nın" de. Kendisine merhametli olmayı gerekli kıldı. Hakkında kuşku olmayan diriliş günü sizi toplayacak. Kişiliklerini yitirenler inanmayanlardır.

 
6:13 Geceleyin de gündüzün de barınan her şey O'nundur. O İşitendir, Bilendir.

 
6:14 "Gökleri ve yeri yoktan var eden, besleyen, fakat beslenmeyen TANRI’dan başka sahip mi edineyim" de. "Ben, herkesten önce teslim olmakla emrolundum" de. Ortak koşmayın!

 
6:15 "Efendime isyan ettiğim taktirde büyük günün azabından korkarım" de.

 
6:16 O gün kimden azap çevrilirse ona rahmet edilmiştir. En büyük zafer budur.

 
6:17 TANRI sana bir zarar dokundurmuşsa O'ndan başkası onu gideremez. Sana bir iyilikte bulunmuşsa O her şeye Kadirdir.

 
6:18 O, kullarına tam anlamıyla egemendir. O Bilgedir, Haber Alandır.

 
6:19 Sor: "Kimin tanıklığı büyüktür?" De ki: "Benimle sizin aranızda TANRI tanıktır. Sizi ve ulaştığı herkesi uyarmak için bana bu Kuran verildi. TANRI’dan başka tanrı olduğuna mı tanıklık ediyorsunuz?" "Ben böyle tanıklık etmem" de ve ardından şunu da söyle: "O bir tek tanrı, ben sizin ortak koştuğunuz şeyden uzağım."

 
6:20 Kendilerine kitap verdiklerimiz, çocuklarını tanır gibi bunu tanır. Kişiliklerini yitirenler inanmayanlardır.

 
6:21 TANRI’ya iftira eden veya işaretlerini inkâr edenden daha zalim kim olabilir? Zalimler başarıya ulaşamaz.

 
6:22 Hepsini topladığımız gün ortak koşanlara, "Nerede iddia etmekte olduğunuz ortaklarınız?"

 
6:23 Onların tek savunması şu olacak: "Efendimiz TANRI’ya andolsun ki biz ortak koşmadık."

 
6:24 Kendilerine karşı nasıl yalan söylediklerine dikkat et. Uydurdukları şeyler kendilerini nasıl da terk etti.

 
6:25 Onların bir kısmı seni dinler. Fakat, kalpleri üzerine anlamalarına engel olacak örtüler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Her bir işareti görseler de ona inanmazlar. Bundan ötürü sana geldiklerinde seninle tartışır ve inkârcılar, "Bu ancak bir efsanedir" der.

 
6:26 Kendileri uzaklaştıkları gibi başkasını da ondan menediyorlar. Böylece farkında olmadan kendilerini mahvediyorlar.

 
6:27 Ateşin başında durduruldukları vakit onların"Keşke geri döndürülseydik de Efendimizin vahiy ve işaretlerini (ayat) inkâr etmeseydik ve inananlardan olsaydık" dediklerini bir görsen!

 
6:28 Daha önce gizledikleri ortaya çıktığı için... Geri döndürülselerdi, yine menedildikleri şeye dönerlerdi. Yalan söylüyorlar.

 
6:29 "Bizim için sadece dünya hayatı vardır, diriltilecek değiliz" diyorlardı.

 
6:30 Efendi’lerinin huzurunda durdurulmuş halde onları bir görsen!"Bu doğru değil mi?" diyecek. "Evet, Efendimize and olsun doğru" diyecekler. "İnkâr etmenizden ötürü azabı tadın!" diyecek.

 
6:31 Kaybedenler, TANRI ile karşılaşmayı yalanlayanlardır. O an kendilerini ansızın yakalayınca, günah yüklerini sırtlarında taşıyarak, "Oradaki hayatımızı boşa harcamamızdan ötürü vay halimize" diyecekler. Yüklendikleri şey ne de kötü!

 
6:32 Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlence. Doğrular için ahiret yurdu daha hayırlı. Düşünmez misiniz?

 
6:33 Söyledikleri şeylerin seni üzdüğünü biliyoruz. O zalimler seni değil TANRI’nın işaretlerini reddediyor.

 
6:34 Senden önceki elçileri de yalancılıkla suçladılar. Yalanlanmalara karşı direndiler. Zaferimiz ulaşıncaya dek sıkıntı çektiler. TANRI’nın sistemi değişmeyecek. Nitekim elçilerin tarihi sana ulaşmış bulunuyor.

 
6:35 Yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, bilesin ki, yerin içine bir delik açmaya ya da göğe merdiven dayamaya gücün yetse de bir işaret ortaya koysan yine kâr etmez.. TANRI dileseydi onları doğru yola toplardı. Öyleyse cahillerden olma.

 
6:36 Ancak dinleyenler yönelir. Ölüleri TANRI diriltir, sonra da her şey O'na döndürülür.

 
6:37 "Ona Efendinden bir işaret inmeli değil miydi!" diyorlar. De ki: "TANRI istediği an bir işaret indirebilir; fakat çoğu bunu bilmez."

 
6:38 Kanatlarıyla uçan kuşlar dahil yeryüzündeki tüm yaratıklar sizin gibi birer toplum. Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık. Sonra onlar Efendi’lerinin huzuruna toplanacak.

 
6:39 İşaretlerimizi yalanlayanlar karanlıklar içinde bulunan birer sağır ve dilsizdirler. TANRI kimi dilerse saptırır, kimi de dilerse doğru yola iletir.

 
6:40 De: "Doğruysanız söyleyin bakalım, size TANRI’nın azabı, yahut o an gelse, TANRI’dan başkasına mı yalvarırsınız?"

 
6:41 Doğrusu, yalnız O'na yalvarırsınız. Dilerse yalvardığınız konudaki probleminizi giderir, siz de ortak koştuklarınızı unutursunuz.

 
6:42 Senden önceki toplumlara da elçiler gönderdik. Yalvarsınlar diye onları darlık ve sıkıntılarla sınadık.

 
6:43 Hiç olmazsa başlarına musibetimiz geldiğinde yalvarsalardı! Fakat kalpleri katılaştı ve sapkın işlerini kendilerine süslü gösterdi.

 
6:44 Kendilerine iletilen mesajı unuttuklarında kendilerine her şeyin kapısını ardına kadar açtık. Kendilerine verilenlerle şımarınca onları ansızın yakaladık ve böylece şaşkın ve umutsuz kaldılar.

 
6:45 Zulmeden topluluğun ardı böyle kesilir. Ve Övgü, Evrenlerin Efendisi TANRI’yadır.

 
6:46 De: "Bir düşünün, TANRI sizin işitme ve görme duyunuzu alıp belleğinizi kapasa, TANRI’dan başka hangi tanrı onları size geri verebilir?" İşaretleri nasıl açıkladığımıza ve buna rağmen nasıl da yüz çevirdiklerine dikkat et!

 
6:47 De: "TANRI’nın azabı size ansızın veya duyurudan sonra gelse… Zalim toplumdan başkası mı yok edilir?"

 
6:48 Biz elçileri, ancak müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderiyoruz. Kim İnanıp kendini düzeltirse, onlara bir korku yok, onlar üzülmeyecekler de.

 
6:49 İşaretlerimizi yalanlayanlara gelince, yoldan çıktıklarından ötürü onlara azap dokunacak.

 
6:50 De: "TANRI’nın hazineleri benim yanımda demiyorum size. Gizlilikleri de bilmiyorum. Size, bir melek olduğumu da söylemiyorum. Sadece bana vahyedileni izliyorum." Şunu da söyle: "Kör ile gören bir mi?"

 
6:51 Efendi’lerinin huzuruna çıkacaklarının heyecanıyla dolanları bununla uyar: O'ndan başka bir sahipleri ve aracıları (şefaatçileri) yok. Belki korunurlar.

 
6:52 Sabah akşam Efendi’lerine yalvarıp sadece O'nun hoşnutluğunu arzulayanları kovma. Onların hesabından sen sorumlu değilsin. Senin hesabından da onlar sorumlu değil. Onları kovarsan zalim olursun.

 
6:53 Birbiriyle böylece sınadık ki "TANRI’nın aramızdan seçip nimetlendirdiği kişiler bunlar mı" desinler. TANRI güzel karşılık verenleri daha iyi bilmiyor mu!

 
6:54 İşaretlerimize inananlar gelince, De ki: "Barış üzerinize olsun. Efendiniz merhametli davranmayı kendisine prensip edindi. Bunun için, her kim bilmeyerek işlediği bir kötülükten sonra pişman olup yönelerek kendini düzeltirse, bilsin ki O Bağışlayandır, Şefkatli’dir."

 
6:55 Suçluların yolunun besbelli olması için işaretleri böyle açıklarız.

 
6:56 De: "TANRI’nın dışında çağırdıklarınıza hizmet etmekten menedildim." De: "Sizin keyfinize uymayacağım. Aksi taktirde sapar ve doğru yolu bulamam."

 
6:57 De: "Ben Efendimden bir delile dayanmaktayım. Siz ise onu yalanladınız. Ona meydan okuyarak istediğiniz şeyi getirmek benim elimde değil. Hüküm, ancak ve ancak TANRI’nın. Gerçeği anlatıyor. O, en iyi ayırandır.

 
6:58 De: "Sizin acele istediğiniz şeye sahip olsaydım aramızda iş biterdi. TANRI zalimleri iyi biliyor."

 
6:59 Gizliliklerin anahtarı onun elinde. O'ndan başkası onları bilmez. Karada ve denizde ne varsa onları bilir. Bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Yerin karanlığında bir tane, yaş veya kuru hiçbir şey yok ki apaçık bir kitapta kayıtlı olmasın.

 
6:60 O'dur, geceleyin sizi öldüren, gündüzün ne işlediğinizi bilen, belli yaşam süresi dolsun diye gündüzün sizi dirilten… Sonra dönüşünüz O'nadır ve yaptıklarınızı size haber verecektir.

 
6:61 O, kulları üzerinde egemendir ve üzerinize koruyucu melekler gönderir. Sizden birine ölüm geldiği zaman elçilerimiz onun canını hiç vakit geçirmeden alırlar.

 
6:62 Sonra gerçek Mevla'ları olan TANRI’ya döndürülürler. Bilesiniz ki yargı O'nundur ve O, en hızlı hesap görendir.

 
6:63 De ki: "Gizli ve açık olarak ‘Bizi bundan kurtarsan şükredenlerden olacağız.' diye O'na yalvardığınızda sizi karanın ve denizin karanlıklarından kim kurtarabilir?"

 
6:64 De ki: "Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi TANRI kurtarıyor. Buna rağmen siz yine ortak koşuyorsunuz."

 
6:65 De ki: "Üstünüzden veya ayaklarınızın altından size bir azap göndermeye, yahut sizleri gruplara bölüp birbirinizin kötülüğünü tattırmaya O'nun gücü yeter." Bak, anlasınlar diye işaretlerimizi nasıl da açıklıyoruz.

 
6:66 Gerçek olmasına rağmen senin halkın bunu yalanladı. De ki: "Ben üzerinizde gözetici değilim."

 
6:67 Her bir haberin gerçekleşeceği bir zaman vardır. İleride bilecekler.

 
6:68 İşaretlerimizle alay edenleri gördüğün vakit, başka bir söze dalıncaya kadar onlardan yüz çevir. Sapkın sana unutturursa, hatırladıktan sonra böyle zalim kimselerle birlikte oturma.

 
6:69 Doğrular böylelerinin hesabından sorumlu tutulmaz. Fakat, olur ki dinlerler diye hatırlatmak iyi olur.

 
6:70 Dinlerini oyun eğlenceye alanları ve dünya hayatına aldananları bırak. Sen bununla hatırlat ki, bir kişi kazandığının felaketli sonucunu çekmesin. Onun TANRI’dan başka bir sahibi ve şefaatçisi yoktur. Her türlü fidyeyi verse bile kendisinden kabul edilmez. Bunlar, kazandıklarından dolayı felaketli sonuca uğrayanlardır; inkârları yüzünden kaynar sudan bir içkiyi ve acı verici bir azabı hak etmişlerdir.

 
6:71 De ki: "TANRI’dan başka, bize yarar ve zarar veremeyenlere mi yalvaralım? TANRI bizi doğru yola ulaştırdıktan sonra ökçelerimiz üzerinde gerisin geriye mi dönelim? sapkınların ayartıp yeryüzünde şaşırttığı ve arkadaşlarının, ‘Gel, bizimle birlikte doğru yola gel' diye çağırdıkları şaşkın bir kimse gibi mi olalım?" De ki: "Gerçek yol gösterme TANRI’nın yol göstermesidir. Evrenlerin Efendisi'ne teslim olmakla emredildik."

 
6:72 "Namazı gözetmeli ve O'nu sayıp dinlemelisiniz. Huzurunda toplanacağınız O'dur."

 
6:73 O'dur gökleri ve yeri yaratan. "Ol" dediği gün hemen oluverir. Sözü mutlak doğrudur. Boruya üfürüldüğü gün egemenlik tümüyle O'nundur. Gizliyi ve açığı Bilendir. Bilgedir, her şeyden Haberdardır.

 
6:74 İbrahim, babası Azer'e şöyle demişti: "Heykelleri mi tanrı ediniyorsun? Seni ve halkını tümüyle apaçık bir sapıklık içinde görüyorum."

 
6:75 Kesin bir inanca sahip olması için, İbrahim'e göklerin ve yerin yönetimini şöylece gösterdik:

 
6:76 Üzerine gece basınca bir gezegen gördü, "Budur benim Efendim!" dedi. Batınca, "Ben batanları sevmem" dedi.

 
6:77 Ay'ı doğarken görünce, "Budur benim Efendim!" dedi. Batınca da, "Efendim bana doğru yolu göstermezse sapıtanlardan olurum" dedi.

 
6:78 Güneşi doğarken görünce, "Budur benim Efendim. Bu, daha büyük!" dedi. O da batınca: "Ey halkım, ben sizin ortak koştuğunuz şeylerden uzağım" dedi.

 
6:79 Ben yüzümü tümüyle, gökleri ve yeri yaratana çevirdim ve ben ortak koşanlardan değilim.

 
6:80 Halkı onunla tartıştı. "Beni doğruya ulaştırmış iken benimle hâlâ TANRI hakkında mı tartışıyorsunuz? Sizin ortak koştuklarınızdan korkmam, meğer Efendim bir şey dilerse… Efendim, bilgice her şeyi kuşatmıştır. Öğüt almıyor musunuz?"

 
6:81 "TANRI’nın kendileri hakkında size hiçbir delil vermediklerini O'na ortak koşmaktan korkmuyorsunuz da ben nasıl olur da sizin ortak koştuklarınızdan korkarım? Hangi taraf güvenliği daha çok hak etmektedir? Bir bilseniz!"

 
6:82 İnananlar ve inançlarını bir zulümle bulaştırmayanlar güvenliği hak etmişlerdir ve onlar doğruyu bulmuşlardır.

 
6:83 Bunlar, halkına karşı kullanması için İbrahim'e verdiğimiz tartışma yöntemidir. Dilediğimizi derecelerle yükseltiriz. Efendin Bilgedir, Bilendir.

 
6:84 Ona İshak'ı ve Yakup'u bağışladık. Her birisine yol gösterdik. Daha önce de Nuh'a ve onun soyundan Davut'a, Süleyman'a, Eyyub'a, Yusuf'a, Musa'ya ve Harun'a da yol gösterdik. Güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

 
6:85 Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas'a da… Hepsi de iyilerden idi.

 
6:86 İsmail, El-Yasa', Yunus ve Lut'a da… Hepsini evrenlere üstün kıldık.

 
6:87 Atalarından, soylarından, kardeşlerinden birçoğunu seçip doğru yola ilettik.

 
6:88 TANRI’nın doğru yolu böyledir. Kullarından dilediğini ve/veya dileyeni ona ulaştırır. Ortak koşsalardı yaptıkları boşa çıkardı.

 
6:89 İşte onlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiklerimizdir. Eğer şu halk, bunları inkâr ederse, biz onları inkâr etmeyecek bir toplumu yerlerine geçiririz.

 
6:90 Bunlar, TANRI’nın doğru yola ulaştırdıklarıdır. Onların yoluna uy. De ki: "Ben buna karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Bu, sadece evrenlere bir mesajdır."

 
6:91 "TANRI hiçbir insana bir şey indirmez" demekle TANRI’yı gereği gibi değerlendirmediler. De ki: "İnsanlara bir doğru yol ve ışık olarak Musa'nın getirdiği kitabı kim indirdi –ki göstermek için onu kağıtlara yazdığınız halde çoğunu gizliyordunuz. Sizin ve atalarınızın bilmediği şeyleri onun yoluyla öğrendiniz–?" "TANRI" de ve onları daldıkları sapıklıkta bırak, oynayadursunlar.

 
6:92 Bu, kendisinden öncekileri doğrulayan kutlu bir kitap olup ülkelerin anasını ve etrafındakileri uyarman için indirilmiştir. Ahirete inananlar, ona inanırlar ve onlar namazlarına da devam ederler.

 
6:93 TANRI adına yalan uydurandan ve kendisine hiçbir şey vahyedilmediği halde, "Bana vahyediliyor" diyenden ve " TANRI’nın indirdiği gibi ben de indireceğim" diyenden daha zalim kim olabilir! Can çekişmesi anında zalimleri bir görsen! melekler, ellerini uzatmıştır: "Canınızı verin! TANRI hakkında gerçek olmayanı söylemenizden ve onun vahiy ve işaretlerini (ayat) kibir ve gururla karşılamanızdan dolayı bugün utanç verici azapla cezalandırılacaksınız."

 
6:94 "Sizi ilk defa yarattığımız gibi bize tek olarak geldiniz. Size hayal gibi gösterdiğimiz şeyleri ardınızda bıraktınız. Sizinle ortak olduklarını ileri sürdüğünüz aracılarınızı (şefaatçılarınızı) yanınızda görmüyoruz. Aranızdaki bağlar kesilmiştir. İleri sürdükleriniz sizi terk etmiştir."

 
6:95 TANRI taneyi ve çekirdeği yarıp filizlendirendir. Ölüden diriyi çıkarır ve diriden de ölüyü çıkarandır. İşte budur TANRI. Nasıl yüz çevirebilirsiniz!

 
6:96 Sabahı ortaya çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, güneşi ve ayı da bir hesaplama aracı yapmıştır. Bu, her şeyden Üstün ve her şeyi Bilen'in planıdır.

 
6:97 Karanın ve denizin karanlıklarında yollarınızı bulasınız diye sizin için yıldızları yaratan O'dur. Bilen bir toplum için işaretleri detaylı olarak açıklamış bulunuyoruz.

 
6:98 O'dur sizi bir tek kişiden inşa eden. Bir kalış ve izleyen bir ayrılış. İşaretleri, anlayan bir toplum için açıklamışızdır.

 
6:99 O'dur gökten su indiren. Onunla her çeşit bitkiyi çıkardık. O bitkiden ürettiğimiz yeşil madde ile de sayısız taneler çıkardık. Tomurcuğundan salkımlar sarkan hurma ağaçları, üzüm bağları, zeytin ve nar gibi birbirine benzeyen ve benzemeyen ürünler çıkardık. Her birinin meyve verme zamanında meyvesine ve olgunluğuna bakın. İnanan bir toplum için bunda deliller ve ibretler vardır.

 
6:100 TANRI’ya cinleri ortak koştular. Halbuki onları O yaratmıştır. Bilmeden O'na oğullar ve kızlar yakıştırdılar. O'nun şanı yücedir, onların nitelemelerinden çok üstündür.

 
6:101 Gökleri ve yeri yoktan var edendir. Kız arkadaşı olmadığı halde nasıl olur da çocuğu olur? Her şeyi O yaratmıştır ve O, her şeyi Bilendir.

 
6:102 Efendiniz TANRI işte budur. O'ndan başka tanrı yoktur. Her şeyin Yaratıcısıdır. O'na hizmet edin. O, her şeyi Kontrol Edendir.

 
6:103 Gözler O'na erişemez O, gözlere erişir. O Merhametlidir, Haberdardır.

 
6:104 Efendinizden size aydınlatıcı belgeler gelmiş bulunuyor. Kim görürse kendi yararına, kim körlük ederse kendi zararınadır. Ben üzerinize bekçi değilim.

 
6:105 "Sen ders almışsın" demeleri için ve bilen bir topluma açıklamak için işaretleri böyle sergiliyoruz.

 
6:106 Efendinden sana indirilene uy. O'ndan başka tanrı yoktur. Ortak koşanlardan da yüz çevir.

 
6:107 TANRI isteseydi ortak koşamazlardı. Seni onların üzerine bekçi yapmadık. Onların avukatı da değilsin.

 
6:108 TANRI’nın dışında yalvardıklarına sövmeyiniz ki onlar da sınırı aşıp cehaletten dolayı TANRI’ya sövmesinler. Biz her topluluğa yaptıkları işi böyle süslü gösterdik. Sonunda dönüşleri Efendi’lerinedir ve onlara yapmış bulunduklarını haber verir.

 
6:109 Kendilerine bir işaret gelirse ona mutlaka inanacaklarına dair tüm güçleriyle TANRI’ya yemin ederler. De ki: "İşaretler TANRI’nın yanındadır." İşaret geldiği zaman da onların inanmayacağını bilmez misiniz?

 
6:110 İlk başta inanmamaya karar verdikleri için anlama yeteneklerini ve gözlerini çevirip azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakırız.

 
6:111 Onlara melekleri indirsek, kendileriyle ölüler konuşsa ve her şeyi getirip önlerine toplasak, TANRI’nın diledikleri hariç, yine inanacak değillerdir. Fakat çoğu bu gerçeği bilmez.

 
6:112 Böylece, her peygambere insanlardan ve cinlerden olan sapkınları düşman kıldık. Aldatmak için birbirlerine yaldızlı sözleri vahyederler. Efendin dileseydi bunu yapamazlardı. Onlara ve ettikleri iftiralara aldırma.

 
6:113 Ahirete inanmayanların kalbi ona kansın, ondan hoşlansın ve gerçekten yapmak istediklerini yapabilsinler diye…

 
6:114 TANRI’dan başka yasa koyucu mu arayayım? O ki size kitabı detaylı olarak indirmiştir. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız onun Efendin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler. O halde kuşkulananlardan olma.

 
6:115 Efendinin kelimeleri doğruluk ve adaletle tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O, İşitendir, Bilendir.

 
6:116 Yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni TANRI’nın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece tahminde bulunup saçmalıyorlar.

 
6:117 Efendin, yolundan sapanları en iyi bilendir. Doğru yolda olanları da o daha iyi bilir.

 
6:118 İşaretlerine İnanıyorsanız, üzerinde TANRI’nın ismi anılanlardan yiyin.

 
6:119 Size ne oluyor ki, üzerinde TANRI’nın ismi anılanlardan yemiyorsunuz? Halbuki zorunlu haller haricinde size yasaklananları detayıyla size açıklamış bulunuyor. Birçokları, bilgiye dayanmayan kişisel görüşleriyle halkı saptırıyor. Efendin sınırı aşanları en iyi bilendir.

 
6:120 Günahların açığını da gizlisini de bırakın. Günah kazananlar işlediklerinin karşılığını alacaklardır.

 
6:121 Üzerinde TANRI’nın ismi anılmayanlardan yemeyin. Çünkü o, yoldan çıkmadır. Sapkınlar, sizinle tartışmaları için dostlarına vahyeder. Onlara uyarsanız siz de ortak koşmuş olursunuz.

 
6:122 Ölüyken dirilttiğimiz ve kendisine insanlar arasında yürüyebileceği bir ışık verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde olup da ondan çıkamayan kimse gibi olur mu? İnkârcıların yaptıkları işler böyle süslü gösterilmiştir.

 
6:123 Her ülkenin önde gelen suçlularına, orada hile ve entrika yapmaları için izin verdik. Aslında kendilerinden başkasını kandırmıyorlar. Ama farkında değiller.

 
6:124 Kendilerine bir işaret geldiğinde: "TANRI’nın elçilerine verilenlerin benzeri bize verilmedikçe inanmayız" derler. TANRI mesajını nereye koyacağını daha iyi bilir. Yaptıkları hilelerden ötürü suçlulara TANRI katından bir aşağılama ve çetin bir azap dokunacaktır.

 
6:125 TANRI kimi doğru yola ulaştırmak dilerse onun gönlünü barış içinde teslim olmaya (İslam) açar. Kimi de saptırmak dilerse göğsünü, göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılar. TANRI inanmayanları işte böyle kötü duruma sokar.

 
6:126 Bu, Efendinin dosdoğru yoludur. Öğüt alan bir toplum için işaretleri detayıyla açıklamış bulunuyoruz.

 
6:127 Onlar, Efendi’lerinin yanında barış yurdunu hak etmişlerdir. Yaptıklarından ötürü O, onların sahibidir.

 
6:128 Hepsini sürüp topladığı gün: "Ey cinler topluluğu, siz çok sayıda insan harcadınız." Onların insanlardan olan dostları: "Efendimiz, bize verdiğin sürenin sonuna erişinceye kadar birbirimizden hoşlandık" derler. "Yeriniz ateştir" der. TANRI’nın dilemesi hariç, orada ebedî kalacaklardır. Efendin Bilgedir, Bilendir.

 
6:129 Zalimleri böylece eşleyerek birbirinin dostları yaparız. Yaptıklarından ötürü…

 
6:130 Ey cinler ve insanlar topluluğu, size, işaretlerimi anlatan ve bugünle karşılaşmanız konusunda sizi uyaran sizden elçiler gelmedi mi?"Kendimize karşı tanığız" dediler. Dünya hayatı onları aldattı ve inkârcı olduklarına dair kendi kendilerine karşı tanıklık ettiler.

 
6:131 Bu böyledir. Efendin, halkı habersiz bir durumda iken ülkeleri zulüm ile helak etmez.

 
6:132 Yaptıklarına karşılık olarak her biri için dereceler vardır. Efendin, onların yaptıklarından habersiz değil.

 
6:133 Efendin Zengindir, Rahmet Sahibidir. Dilerse sizi götürür ve sizi başkaların soyundan nasıl getirmişse sizden sonra da yerinize dilediklerini yerleştirir.

 
6:134 Size söz verilenler elbette yerine gelecektir ve onun önüne geçemezsiniz.

 
6:135 De ki: "Ey halkım, elinizden geleni yapın, ben de elimden geleni yapacağım. Yakında kimin nihai başarıya ulaştığını göreceksiniz!" Zalimler başaramazlar.

 
6:136 TANRI’nın ürettiği ekinlerden ve çiftlik hayvanlarından O'na bir pay ayırarak, kafalarına göre, "Bu TANRI’nın, bu da ortaklarımızındır" dediler. Ortaklarının payı TANRI’ya ulaşmıyor; ancak TANRI’nın payı ortaklarına ulaşıyor! Ne de kötü hüküm veriyorlar.

 
6:137 Böylece onların (Tanrı adına din ve mezhep üreten) ortakları, çocuklarını öldürmeyi bile müşriklerin çoğuna iyi bir şeymiş gibi gösterdiler. Böylece onları mahvettiler ve dinlerini karıştırıp bozdular. TANRI dileseydi bunu yapamazlardı. Onlardan ve uydurdukları şeylerden uzak dur.

 
6:138 Zanlarına göre şöyle dediler: "Bunlar dokunulmaz çiftlik hayvanları ve ekinlerdir. Dilediğimizden başkası bunları yiyemez." Binilmesi yasaklanan çiftlik hayvanları… TANRI’nın ismini üzerlerinde anmadıkları çiftlik hayvanları… O'na yakıştırdılar. Onları iftiralarıyla cezalandıracaktır.

 
6:139 "Şu çiftlik hayvanlarının karınlarındakiler sadece erkeklerimize ait olup kadınlarımıza haramdır. Ölü doğarlarsa o zaman paylaşabilirler" dediler. Bu nitelemelerinin hesabını onlara ödetecektir. O Bilgedir, Bilendir.

 
6:140 Cehaletleri yüzünden TANRI’ya iftiralar ederek çocuklarını budalaca öldürenler ve TANRI’nın kendilerine verdiği rızıkları haram edenler kaybetmişlerdir, şaşırmışlardır. Doğruyu göremezler.

 
6:141 Çardaklı ve çardaksız bahçeleri, ürünleri, çeşit çeşit hurmaları, ekinleri, zeytinleri ve narları –benzer veya farklı– yaratan O'dur. Her biri meyve verdiği zaman meyvesinden yiyin ve hakkını da hasat gününde verin. Savurganlık yapmayın; O, savurganları sevmez.

 
6:142 Çiftlik hayvanları, binmeniz, kesmeniz veya kendilerinden yatak malzemesi çıkarmanız içindir. TANRI’nın size verdiği rızıklardan yiyin ve sapkının adımlarını izlemeyin; çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır.

 
6:143 Sekiz çift: Koyundan iki, keçiden iki… De ki: "İki erkeği mi haram etti, iki dişiyi mi, yoksa o iki dişinin rahimlerindekileri mi?" Doğru sözlüler iseniz, bir bilgiye dayanarak bana cevap verin.

 
6:144 Deveden iki, sığırdan iki. De ki: "İki erkeği mi haram etti, iki dişiyi mi, yoksa o iki dişinin rahimlerindekini mi? TANRI’nın size böyle emrettiğine tanık mı oldunuz? İnsanları bilgisizce yoldan saptırmak için, yalan uydurup onları TANRI’ya yakıştırandan daha zalim kim olabilir? TANRI zalim toplumu doğru yola iletmez."

 
6:145 De ki: "Bana vahyedilende, yiyen birisi için şunların dışında haram edilmiş bir madde bulamıyorum: (1) Leş, (2) akıtılmış kan, (3) domuzun eti –ki pistir–, (4) TANRI’dan başkasına sapıkça adanmış yiyecekler." Zorda kalan bir kimse, istekli olmaz ve sınırı aşmazsa kuşkusuz senin Efendin Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
6:146 Yahudilere tüm tırnaklı hayvanları haram kıldık. Sığır ve koyunun da yağlarını haram ettik; ancak sırtlarında yahut bağırsaklarında taşıdıkları veya kemiklerine karışmış olanlar hariç. Aşırı gitmelerinden ötürü onları böyle cezalandırdık. Biz doğru sözlüyüz.

 
6:147 Seni yalanlarlarsa: "Efendiniz geniş rahmet sahibidir ve O'nun cezası suçlu toplumlardan geri çevrilemez" de.

 
6:148 Ortak koşanlar, "TANRI dilemeseydi, ne biz, ne atalarımız ortak koşmaz ve hiçbir şeyi de haram etmezdik" diyeceklerdir. Onlardan öncekiler de azabımızı tadıncaya kadar aynı şekilde yalanlamışlardı. De ki: "Yanınızda bize göstereceğiniz herhangi bir bilgi var mı? Siz ancak kuşkulu ve çelişkili rivayetlere (zanna) uyuyorsunuz ve siz sadece tahminde bulunuyorsunuz."

 
6:149 De ki: "En güçlü delil TANRI’nındır. Dileseydi, elbette hepinizi doğruya ulaştırırdı."

 
6:150 De ki: "TANRI’nın şunu haram ettiğine tanıklık edecek tanıklarınızı getirin." Tanıklık ederlerse onlarla beraber tanıklık etme. İşaretlerimizi yalanlayanların ve ahirete inanmayanların keyfine uyma. Onlar, Efendi’lerine başkalarını eş koşmaktadırlar.

 
6:151 De ki: "Gelin, Efendinizin size neleri haram ettiğini söyleyeyim: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya iyi davranın. Yoksulluk korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin; sizi de onları da biz besliyoruz. Büyük günahların açığına da gizlisine de yaklaşmayın ve TANRI’nın yasakladığı cana haksız yere kıymayın. Bunlar, düşünesiniz diye O'nun size verdiği öğütlerdir.

 
6:152 Ergenlik çağına erişinceye kadar yetim malına yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı doğru dürüst yapın. Kişiye kapasitesinin yetmediğini yüklemeyiz. Konuştuğunuz zaman akrabanız aleyhinde bile olsa doğru olun. TANRI’ya verdiğiniz sözü tutunuz. Bunlar, ders alasınız diye O'nun size verdiği öğütlerdir.

 
6:153 İşte bu benim dosdoğru yolumdur. Ona uyun, başka yollara uymayın; çünkü onlar, sizi O'nun yolundan ayırırlar. Bunlar, dinlersiniz diye O'nun size verdiği öğütlerdir.

 
6:154 Nitekim, en güzel biçimde tamamlanmış, her şeyin detaylı açıklaması, doğru yol ve rahmet olarak Musa'ya kitabı verdik ki Efendi’leriyle kavuşmaya inansınlar.

 
6:155 Bu da indirdiğimiz kutlu bir kitaptır. Öyleyse size merhamet edilmesi için ona uymalısınız, doğru davranmalısınız.

 
6:156 Artık, "Bizden önceki iki gruba kitap verildi; biz ise onların öğretilerinden habersizdik" diyemezsiniz.

 
6:157 Yahut, "Bize de kitap indirilseydi onlardan daha doğru yolda olurduk" da diyemezsiniz. Size Efendinizden açık bir kanıt, bir doğru yol ve bir rahmet gelmiş bulunuyor. TANRI’nın işaretlerini yalanlayıp ondan yüz çevirenden daha zalim kim olabilir? İşaretlerimizden yüz çevirenleri, yüz çevirmelerinden ötürü azabın en kötüsüyle cezalandıracağız.

 
6:158 Kendilerine meleklerin gelmesini mi, yoksa Efendinin, yahut Efendinin bazı işaretlerinin gelmesini mi bekliyorlar? Efendinin bazı işaretleri geldiği gün, daha önce inanmamış veya inancında bir hayır kazanmamış kişiye bir yarar sağlamaz. De ki: "Bekleyin, biz de beklemekteyiz."

 
6:159 Dinlerini parçalara ayırıp grup grup olanlarla senin hiçbir ilişkin yoktur. Onların işi TANRI’ya kalmıştır; sonra onlara durumlarını haber verecektir.

 
6:160 Kim iyilik getirirse, kendisine getirdiğinin on katı vardır. Kim kötülük getirirse, ancak dengiyle cezalandırılır ve kendilerine haksızlık edilmez.

 
6:161 De ki: "Efendim beni dosdoğru olan yola iletmiş bulunuyor: tek tanrılı olan İbrahim'in mükemmel dinine… O, ortak koşanlardan olmadı."

 
6:162 De ki: "Namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm Evrenlerin Efendisi olan TANRI içindir."

 
6:163 "O'nun ortağı yoktur. Bununla emredildim ve ben herkesten önce teslim olurum."

 
6:164 De ki: "Her şeyin Efendisi iken, TANRI’dan başka Efendi mi arayayım? Herkes kendi yaptığından yarar görür ve kimse kimsenin yükünü çekmez. Sonunda dönüşünüz Efendinizedir. Ayrılığa düştüğünüz konuda size haber verecektir.

 
6:165 O ki sizi yeryüzünün mirasçıları kıldı ve size verdikleriyle sizi sınamak için kiminizi kiminize derecelerle üstün kıldı. Efendin çabuk sonuçlandırandır. Bağışlayandır, Şefkatli’dir.