5 - Ziyafet

 
5:0 Zarif, Şefkatli TANRI'nın İsmiyle,

 
5:1 İnananlar, anlaşmalarınızı uygulayın. Size okunacak olanların dışındaki hayvanlar size helal kılındı. Yalnız yasaklı iken avlanmayı helal saymamak koşuluyla… TANRI dilediği hükmü verir.

 
5:2 İnananlar! Ne TANRI’nın koyduğu dinsel törenlere, ne sınırlanmış aya, ne kurbana, ne onları işaretleyen çelenklere ve ne de Efendi’lerinin lütuf ve rızasını aramak için Sınırlanmış Ev'e doğru yola çıkanlara saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Sınırlanmış Mescit'ten çeviren bir topluluğa olan kininizden dolayı provokasyona gelip saldırganlaşmayın. İyilik ve doğrulukta yardımlaşın. Kötülük ve düşmanlıkta yardımlaşmayın. TANRI’yı dinleyin. TANRI’nın cezası çetindir.

 
5:3 Leş, kan, domuzun eti ve TANRI’dan başkasına adananlar size haram kılındı. Canları çıkmadan kesmeniz hariç, boğulmuş, vurulmuş, düşmüş, boynuzlanmış ve canavar tarafından yenmiş hayvanlar, putlaştırılmış taşlar üzerinde boğazlanarak fal oklarıyla dağıtılanlar, evet bunlar kötüdür. Bugün size dininizi olgunlaştırdım, size nimetimi tamamladım ve size din olarak İslam'ı beğendim. İnkarcılar bugün dininizden umut kesmişlerdir. Onlardan çekinmeyin; benden çekinin. Kim açlıktan dolayı zorda kalırsa, günaha istekle yönelmeden yerse ona günah yoktur. Çünkü TANRI Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
5:4 Kendilerine neyin helal olduğunu sana soruyorlar. De ki: "Size temiz yiyecekler helal edilmiştir. TANRI’nın size öğrettiğinden öğreterek yetiştirdiğiniz köpek ve şahin gibi avcı hayvanların sizin için yakaladıklarını da yiyin ve üzerlerinde TANRI’nın ismini anın. "TANRI’yı dinleyin. TANRI hesabı çabuk görür.

 
5:5 Bugün size iyi ve temiz şeyler helal kılındı. Kitap halkının yiyeceği size helaldir. Sizin de yiyecekleriniz onlara helaldir. Mehirlerini ödemeniz, zina etmeyip namuslu davranmanız ve gizli dost tutmamanız koşuluyla, inananlardan korunmuş kadınlarla ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden korunmuş kadınlarla evlenmeniz size helaldir. Kim inanmayı reddederse tüm yaptıkları boşa çıkmıştır ve o, ahirette de kaybedenlerdendir.

 
5:6 İnananlar! Namaza kalktığınız zaman, yıkayınız: Yüzünüzü, dirseklere kadar ellerinizi. Sıvazlayınız: Başınızı. Ayaklarınızı da topuklara kadar... Cinsel ilişkide bulunmuşsanız yıkanınız. Hasta veya yolcu iseniz, yahut tuvaletten gelmiş, yahut kadınlarla cinsel ilişkide bulunmuş ve su bulamamışsanız, temiz bir toprağa yönelip yüzünüzü ve ellerinizi onunla sıvazlayın. TANRI size güçlük çıkarmak istemez. Ancak sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor. Olur ki şükredersiniz.

 
5:7 TANRI’nın üzerinizdeki nimetini ve O'nunla yaptığınız sözleşmeyi hatırlayın: "İşittik ve itaat ettik" demiştiniz. TANRI’yı dinleyin; TANRI içinizde olanları biliyor.

 
5:8 İnananlar! TANRI için adaleti gözeterek tanıklık edin. Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın. Adaletli davranın; bu doğruluğa daha yakındır. TANRI’yı dinleyin. TANRI yaptıklarınızı haber alır.

 
5:9 TANRI, İnanıp iyi işler yapanlara bir bağışlanma ve büyük bir ödülü söz verdi.

 
5:10 İnkâr edip işaretlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar cehennem halkıdır.

 
5:11 İnananlar! TANRI’nın size olan nimetini hatırlayın: Hani bir topluluk size el uzatmaya yeltenmişti de onların ellerini sizden çekmişti. TANRI’yı dinleyin. İnananlar TANRI’ya güvensin.

 
5:12 TANRI, İsrailoğullarından söz almıştı ve içlerinden on iki başkan göndermiştik. TANRI demişti ki: "Namazı gözetirseniz, zekâtı verirseniz, elçilerime inanıp onlara saygılı olursanız ve TANRI’ya güzel bir borç verirseniz sizinle beraberim. Günahlarınızı örter, içlerinden ırmaklar akan bahçelerde ağırlarım. Artık sizden kim bundan sonra inkâr ederse doğru yolu sapıtmış olur."

 
5:13 Sözlerini bozdukları için onları lanetledik, kalplerini katılaştırdık. Sözlerin anlamını bağlamından kaydırırlar. Uyarıldıkları şeylerin bir kısmını unuttular. Onların çoğundan sürekli ihanet göreceksin. Onları affet ve aldırma. TANRI güzel davrananları sever.

 
5:14 "Biz Hıristiyan'ız" diyenlerden de söz almıştık. Ancak onlar da uyarıldıkları şeylerin bir kısmını unuttu. Bu yüzden diriliş gününe kadar aralarına düşmanlık ve kin saldık. Yaptıkları her şeyi TANRI onlara bildirecek.

 
5:15 Kitap halkı, kitabın gizlediğiniz birçok bölümünü açığa çıkaran ve birçoğunu da yüzünüze vurmayan elçimiz geldi size. TANRI’dan bir ışık ve apaçık bir kitap da geldi size.

 
5:16 Onunla TANRI, rızasını gözetenleri barış ve huzur yollarına ulaştırır, izniyle onları karanlıklardan aydınlığa çıkararak onları dosdoğru yola iletir.

 
5:17 "TANRI Meryemoğlu Mesih'tir" diyenler elbette kâfir olmuşlardır. De ki: "TANRI Meryemoğlu Mesih'i, annesini ve hatta yeryüzündekilerin tümünü helak etmek isterse, kim buna engel olabilir?" Göklerin, yerin ve arasındakilerin egemenliği TANRI’ya aittir. Dilediğini yaratır. TANRI her şeye Gücü Yetendir.

 
5:18 Yahudiler ve Hıristiyanlar, "Biz TANRI’nın çocukları ve sevgilileriyiz" dediler. "Öyleyse günahlarınızdan ötürü neden sizi cezalandırıyor? Siz sadece O'nun yarattığı insanlardansınız" de. Dileyeni/dilediğini de bağışlar, dileyeni/dilediğini de cezalandırır. Göklerin, yerin ve bunlar arasındakilerin egemenliği TANRI’ya ait olup dönüş de O'nadır.

 
5:19 Kitap halkı! Elçiler arasındaki bir boşluk döneminden sonra size elçimiz gelmiş bulunuyor ve size gerçekleri anlatıyor ki "Bize bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi" demeyesiniz. Oysa size bir müjdeleyici ve uyarıcı gelmiş bulunuyor. TANRI her şeye Gücü Yetendir.

 
5:20 Musa, halkına şöyle demişti: "Ey halkım, TANRI’nın üzerinizdeki nimetini hatırlayın: aranızdan peygamberler çıkardı, sizi özgür kimseler kıldı ve evrenlerden hiç kimseye vermediğini size verdi."

 
5:21 "Halkım! TANRI’nın size ayırdığı kutsal toprağa girin. Geri dönmeyin, yoksa kaybedersiniz."

 
5:22 Dediler ki: "Musa, orada zorba bir topluluk var. Onlar oradan çıkmadıkça biz asla oraya girmeyiz. Çıkarlarsa gireriz."

 
5:23 Korku duyanların arasında, TANRI’nın kendisine nimet verdiği iki kişi, "Üstlerine kapıdan yürüyün. Kapıdan girerseniz kesinlikle siz yeneceksiniz. İnanıyorsanız TANRI’ya güvenin" dedi.

 
5:24 "Musa, onlar orada oldukça biz oraya asla girmeyiz. Sen ve Efendin gidip savaşın; biz burda oturuyoruz" dediler.

 
5:25 O da bunun üzerine: "Efendim, ben ancak kendime ve kardeşime söz geçirebiliyorum. Bizimle yoldan çıkmış bu topluluğun arasını ayır" dedi.

 
5:26 Dedi ki: Orası onlara kırk yıl boyunca yasaklanmıştır; yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. Yoldan çıkmış bir topluluk için üzme kendini.

 
5:27 Onlara Adem'in iki oğlunun olayını doğru anlat. Birer kurban adamışlardı da, birisinden kabul edilmiş, diğerinden edilmemişti. "Seni öldüreceğim!" dedi. "TANRI ancak doğru olanlardan kabul eder" dedi.

 
5:28 "Beni öldürmek için elini bana uzatırsan, seni öldürmek için ben elimi sana uzatmayacağım. Ben, Evrenlerin Efendisi TANRI’dan korkarım."

 
5:29 "Günahımı günahınla birlikte yüklenerek cehenneme girmeni isterim. Zalimler böyle cezalandırılır."

 
5:30 Egosu onu, kardeşini öldürmeye kışkırttı. Onu öldürdü ve böylece kaybetti.

 
5:31 TANRI kardeşinin cesedini nasıl gömeceğini göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. "Yazık bana; kardeşimin cesedini gömme konusunda bu karga kadar bile olamadım" diyerek pişman oldu.

 
5:32 Bunun için İsrailoğullarına şunu yazdık: Kim, cinayet işlememiş veya yeryüzünde bozgunculuk yapmamış bir kişiyi öldürürse tüm insanları öldürmüş gibidir. Kim de o canı yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur. Elçilerimiz onlara apaçık delillerle geldiler. Buna rağmen onların çoğu hemen sonra yeryüzünde azgınlık yapmaya başladılar.

 
5:33 TANRI ve elçisi ile savaşan ve yeryüzünde bozgunculuk için uğraşanların cezası: Öldürülmeleri veya asılmaları veya el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi veya yerlerinden sürülmeleridir. Bu, dünyada görecekleri bir aşağılanma. Ahirette ise büyük bir ceza var.

 
5:34 Kendilerini yakalamadan önce pişman olup yönelenler başka. Bilesiniz ki TANRI Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
5:35 İnananlar TANRI’yı dinleyin, O'na ulaşmak için yol arayın ve O'nun yolunda cihat edin ki başarasınız.

 
5:36 İnkârcılar, yeryüzündekilerin hepsine ve bir o kadarına da sahip olsalardı ve onları diriliş gününün azabından kurtulmak için fidye verselerdi kendilerinden kabul edilmezdi. Onlara acıklı bir azap var.

 
5:37 Ateşten çıkmak isterler; ama çıkamazlar. Onlar sürekli bir cezaya mahkûm olmuşlardır.

 
5:38 Erkek hırsızın ve kadın hırsızın ellerini, yaptıklarına karşılık kesin. Bu TANRI’nın öngördüğü bir caydırma yöntemidir. TANRI Güçlüdür, Bilgedir.

 
5:39 Kim yaptığı bu haksızlıktan sonra pişman olup yönelirse, TANRI yönelişini kabul eder. TANRI kuşkusuz Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
5:40 Göklerin ve yerin egemenliğinin TANRI’ya ait olduğunu bilmez misin? Dilediğine azap eder, dilediğini bağışlar. TANRI her şeye Gücü Yetendir.

 
5:41 Ey elçi, ağızlarıyla "İnandık" dedikleri halde kalpleriyle inanmayanların inkârcılıktaki gayretleri seni üzmesin. Yahudilerin bir grubu var ki yalana kulak veriyor, seninle hiç karşılaşmamış bir topluluğu dinliyor. Kelimelerin anlamını kaydırıp: "Size bu verilirse alın, bu verilmezse sakının" diyorlar. TANRI birini sınamak isterse TANRI’ya karşı kimse ona yardım edemez. İşte onlar, TANRI’nın kalplerini temizlemeyi dilemediği kişiler. Onlar için dünyada aşağılanma ve ahirette de büyük bir azap var.

 
5:42 Yalana kulak veriyor, yasa dışı yoldan yiyorlar. Sana gelirlerse, ister aralarında hüküm ver, istersen yüz çevir. Onlardan yüz çevirdiğin taktirde sana hiçbir zarar veremezler. Hüküm verirsen, aralarında adaletle hüküm ver. TANRI adaletli olanları sever.

 
5:43 İçinde TANRI’nın hükmü bulunan Tevrat yanlarında dururken nasıl olur da ondan yüz çevirip de seni hakem yapıyorlar? Onlar aslında inanmıyor.

 
5:44 İçinde doğru yol ve ışık bulunan Tevrat'ı biz indirdik. Müslüman peygamberler onunla Yahudiler arasında hüküm veriyorlardı. Hahamlar ve din bilginleri de TANRI’nın kitabından emredildikleri şeylerle hüküm verirler ve onun üzerine tanık olurlardı. İnsanları yüceltmeyin, beni yüceltin ve işaretlerimi ucuz bir fiyata satmayın. TANRI’nın indirdiği ile hüküm vermeyenler inkârcıdır.

 
5:45 Orada onlara: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara ödeşmeyi emrettik. Kim bu hakkından vazgeçerse günahlarını örter. TANRI’nın indirdiği ile hüküm vermeyenler zalimdir.

 
5:46 Onların ardından, önceki Tevrat'ı doğrulayıcı olarak Meryemoğlu İsa'yı gönderdik. Ona, içinde doğru yol ve ışık bulunan, önceki Tevrat'ı doğrulayan ve doğrular için bir kılavuz ve öğüt olan İncil'i verdik.

 
5:47 İncil halkı TANRI’nın onda indirdiğiyle hüküm versin. Kim TANRI’nın indirdiği ile hüküm vermezse işte onlar yoldan çıkanlardır.

 
5:48 Kendinden önceki kitapları doğrulayan, onların yerine geçen bu kitabı, gerçekleri kapsayıcı olarak sana indirdik. TANRI’nın sana indirdiğiyle aralarında hüküm ver. Sana gelen gerçekleri bırakıp onların hevesine uyma. Her biriniz için bir yasa ve yöntem belirledik. TANRI dileseydi hepinizi bir tek toplum yapardı. Ancak, size verdikleriyle sizleri sınıyor. İyilikte yarışın. Hepinizin dönüşü TANRI’yadır. Ayrılığa düştüğünüz konuları size bildirecek.

 
5:49 Aralarında TANRI’nın indirdiği ile hüküm vermelisin. Onların keyfine uyma. TANRI’nın sana indirdiklerinin bir kısmından sakın seni şaşırtmasınlar. Yüz çevirirlerse, demek ki TANRI bazı günahları yüzünden onları cezalandırmak istiyor. Gerçekten insanların çoğu yoldan çıkmıştır.

 
5:50 Yoksa cahillik dönemindeki yasaları mı arıyorlar? Kuşkusuz bir bilgiye sahip olanlar için TANRI’dan daha güzel yasa koyucu olabilir mi?

 
5:51 İnananlar, Yahudileri ve Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudur. Sizden kim onlarla dost olursa onlardan sayılır. TANRI zalim toplumu doğru yola iletmez.

 
5:52 Kalplerinde hastalık bulunanların, "Başımıza bir bela gelmesinden korkuyoruz" diyerek onların arasında dolanıp durduklarını göreceksin. Olur ki TANRI, zaferi veya kendi tarafından bir emri getirir de, içlerinde gizledikleri düşüncelerinden dolayı pişman olurlar.

 
5:53 O zaman inananlar, "Sizinle beraber olduklarına bütün güçleriyle TANRI adına yemin edenler bunlar mı" diyecek. Çabaları boşa çıkmış ve zarar etmişlerdir.

 
5:54 İnananlar, kim dininden dönerse şunu bilsin: TANRI sevdiği bir toplumu getirir; onlar da O'nu sever. İnananlara karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı güçlü ve pektirler. TANRI yolunda cihat ederler, kınayanın kınamasından çekinmezler. Bu, TANRI’nın lütfudur; onu dilediğine verir. TANRI Cömerttir, Bilendir.

 
5:55 Gerçek dostlarınız, TANRI, elçisi ve namazı gözetip alçak gönüllü olarak zekâtı veren inananlardır.

 
5:56 Kim TANRI’yı, elçisini ve inananları dost edinirse bilsin ki TANRI’nın partisi üstün gelecek.

 
5:57 İnananlar, sizden önceki kitap halkı ve inkârcılar arasında dininizi alay ve eğlence konusu yapanları dost edinmeyin. İnanıyorsanız TANRI’yı dinlemelisiniz.

 
5:58 Namaza çağırdığınızda onunla alay edip eğlendiler. Düşünmeyen bir topluluktur onlar.

 
5:59 De: "Kitaplılar! TANRI’ya, bize indirilene ve önceki indirilenlere inandık diye mi yoldan çıkmış olan çoğunluğunuzla bize karşı nefret besliyorsunuz?"

 
5:60 De: "TANRI katında bundan daha kötü bir durumu size bildireyim mi? TANRI kime lanet ve gazap ederek maymunlar, domuzlar, azgınların ve küstahların kulları haline sokmuşsa, işte o kimseler yer bakımından daha kötü ve doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.

 
5:61 Size geldiklerinde, "İnandık" dediler. Oysa yanınıza inkârlarıyla girip inkârlarıyla çıkmışlardı. Onların gizlediklerini TANRI daha iyi biliyor.

 
5:62 Onların çoğunu günahta, düşmanlıkta ve haram yemekte koşuşurken görürsün. Yaptıkları ne kötü!

 
5:63 Hahamları ve din adamları onları bu günah sözleri söylemekten, haram yemekten menetmeli değil miydi? İşledikleri ne fena!

 
5:64 Yahudiler"TANRI’nın eli bağlı" dedi. Aslında elleri bağlı olanlar kendileri. Söylediklerinden ötürü lanetlendiler. Halbuki O'nun iki eli de açık olup dilediği gibi harcamakta. Efendinden sana indirilenler çoğunun azgınlığını ve inkârını arttıracak. Diriliş gününe kadar aralarına düşmanlık ve kin saldık. Her ne zaman savaş için ateş yaksalar TANRI onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuk yapmak için dolaşırlar. TANRI ise bozguncuları sevmez.

 
5:65 Kitap halkı inanıp doğru davransa günahlarını örterek onları bol nimetli bahçelere yerleştirirdik.

 
5:66 Tevrat'ı, İncil'i ve kendilerine indirilenleri uygulasalardı onları baştan ayağa nimetlere boğardık. İçlerinde ılımlı bir toplum varsa da çoğu kötülük işlemekte.

 
5:67 Elçi, Efendinden sana indirileni duyur. Bunu yapmazsan O'nun elçiliğini duyurmamış olursun. TANRI seni insanlardan koruyacak. TANRI inkârcıları doğru yola iletmez.

 
5:68 De, "Kitaplılar! Tevrat'ı, İncil'i ve Efendinizden size indirileni uygulamadıkça hiçbir dayanağınız olmaz." Efendinden sana indirilenler, onların çoğunun azgınlık ve inkârını arttırır. İnkârcı toplum için kendini üzme.

 
5:69 İnananlar, Yahudiler, diğer dinlerden olanlar ve Hıristiyanlardan kim TANRI’ya ve ahiret gününe inanır ve doğru bir yaşam sürerse onlar için bir korku yoktur ve onlar üzülmeyecekler de…

 
5:70 İsrailoğullarından söz almış, onlara elçiler göndermiştik. Her ne zaman hoşlarına gitmeyen bir şeyle onlara bir elçi gittiyse bir kısmını yalanlayıp bir kısmını da öldürdüler.

 
5:71 Test edilmeyeceklerini sandılar, körleşip sağırlaştılar. Sonra TANRI yönelişlerini kabul etti; fakat buna rağmen çoğu yine körleşip sağırlaştı. TANRI Yaptıklarını görmekte.

 
5:72 "TANRI, Meryemoğlu Mesih'tir" diyenler elbette inkâr etmiştir. Oysa Mesih, "İsrailoğulları! benim de sizin de Efendiniz olan TANRI’ya kul olun" demişti. Kim TANRI’ya ortak koşarsa TANRI ona bahçeyi yasaklar, yeri de ateş olur. Zalimler için yardımcı da bulunmaz.

 
5:73 "TANRI, üçün üçüncüsüdür" diyenler inkâr etmiştir. Oysa bir tek Tanrı'dan başka tanrı yok. Bu sözlerine son vermezlerse, inkârcılarına acıklı bir azap dokunacak.

 
5:74 Hâlâ TANRI’ya yönelip ondan bağışlanma dilemeyecekler mi? TANRI Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
5:75 Meryemoğlu Mesih elçiden başka bir şey değildi. Ondan önce de nice elçiler gelip geçmişti. Annesi de doğru sözlüydü. Her ikisi de yemek yerdi. İşaretlerimizi onlara nasıl açıkladığımıza dikkat et de buna rağmen nasıl da yüz çevirmekte olduklarını gör!

 
5:76 De, "TANRI’dan başka, size zarar ve yarar veremeyenlere mi hizmet ediyorsunuz? TANRI İşitir, Bilir."

 
5:77 De, "Kitaplılar, dininiz konusunda gerçeğin ötesine gitmeyin. Daha önce sapan, çok kimseyi de saptıran, böylece doğru yolu kaybeden bir topluluğun heveslerini izlemeyin.

 
5:78 İsrailoğullarının inkârcıları, hem Davut'un hem Meryemoğlu İsa'nın diliyle lanetlenmişti. Çünkü onlar isyan edip sınır tanımıyorlardı.

 
5:79 Yaptıkları kötülükler konusunda birbirlerini uyarmıyorlardı. Yaptıkları ne kötü idi.

 
5:80 Çoklarının inkârcılarla dost olduğunu görürsün. Zihinlerinin kendileri için gönderdiği şey ne kötü. TANRI onlara gazap etmiştir; azapta sürekli kalacaklar.

 
5:81 TANRI’ya, peygambere ve ona indirilene inansalardı onları dost edinmezlerdi. Ne var ki, çoğu yoldan çıkmış bulunuyor.

 
5:82 İnsanlar arasında inananların en azılı düşmanı olarak Yahudileri ve müşrikleri bulacaksın. İnananlara sevgice en yakınları da "Biz Hıristiyan'ız" diyenleri bulursun. Çünkü onlar arasında büyüklük taslamayan papazlar ve rahipler var.

 
5:83 Elçiye inenleri işittiklerinde, gerçeği tanımalarından ötürü gözlerinin yaşla dolup taştığını görürsün. Derler ki, "Efendimiz, inandık, bizi tanıklardan say."

 
5:84 "Efendimizin bizi iyiler arasına katmasını umduğumuz halde neden TANRI’ya ve bize ulaşan gerçeklere inanmayalım?"

 
5:85 Bu sözlerinden ötürü TANRI onlara, içlerinde ırmaklar akan ve sürekli kalacakları bahçeler verdi. İyi davrananların karşılığı budur.

 
5:86 İnkâr edip işaretlerimizi yalanlayanlar ise cehennem halkı.

 
5:87 İnananlar, TANRI’nın size helal yaptığı iyi şeyleri haram etmeyin. Sınırı aşmayın. TANRI sınırı aşanları sevmez.

 
5:88 TANRI’nın size rızık olarak verdiklerini, helal ve temiz olarak yiyin. İnandığınız TANRI’yı dinleyin.

 
5:89 TANRI rastgele ettiğiniz yeminlerden sizi sorumlu tutmaz. Ancak bile bile ettiklerinizden sizi sorumlu tutar. Yemininizi bozarsanız cezası, ailenize genellikle yedirdiğiniz yemeklerden on yoksulu doyurmak veya giydirmek veya bir köleyi salmaktır. Kim bulamazsa üç gün oruç tutmalı. Bu, bile bile ettiğiniz yeminlerinizin cezası. Yeminlerinizi tutun. TANRI güzel karşılık veresiniz diye işaretlerini böyle açıklıyor.

 
5:90 İnananlar, sarhoş edici maddeler, kumar, putlaştırılmış taş ve türbeler, şans oyunları sapkın işi birer pisliktir. Bunlardan sakının ki kurtulasınız.

 
5:91 Sapkın, sarhoş edicilerle, kumarla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi TANRI’yı anmaktan, namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçiyorsunuz değil mi?

 
5:92 TANRI’ya uyun, elçiye uyun, dikkatli olun. Yüz çevirirseniz bilesiniz ki elçimize düşen görev, açıkça bildirmektir.

 
5:93 İnanıp doğru işler yapanlar, emirlere uyarak inanıp doğru davrandıkları, günahlardan sakınıp inandıkları ve yine sakınıp iyilik yaptıkları sürece yediklerinden ötürü kendilerine bir günah yoktur. TANRI iyi davrananları sever.

 
5:94 İnananlar, ellerinizin ve mızraklarınızın ulaşacağı avlarla TANRI sizi sınayacak ki yalnızken de kendisinden korkanları TANRI ayırsın. Kim bundan sonra sınırı aşarsa onun için acıklı bir azap var.

 
5:95 İnananlar, yasaklıyken/sınırlanmışken av hayvanı öldürmeyin. Sizden kim kasten onu öldürürse cezası, aranızdan iki adaletli kişinin kararlaştıracağı ona denk bir evcil hayvanı kurban olarak Kâbe'ye göndermesidir. Yahut ceza olarak, yoksulları doyurması ya da buna denk oruç tutması gerekir. Böylece yaptığının vebalini tatmış olsun. Geçmiştekileri TANRI affetti. Kim bunu tekrarlarsa TANRI ondan öç alır. TANRI Üstündür, Öç alandır.

 
5:96 Deniz hayvanlarını avlamak ve onları yemek size helal kılındı. Size ve yolculara geçimlik olmak üzere… İhramlı bulunduğunuz sürece kara avı size yasaklandı. Huzuruna toplanacağınız TANRI’yı dinleyin.

 
5:97 TANRI, sınırlanmış ev Kâbe'yi, sınırlanmış ayları, adakları ve onları işaretleyen çelenkleri, insanlar için güvenlik unsuru yaptı. Bilesiniz ki TANRI göklerde ve yerde olanları biliyor. TANRI her şeyi Bilir.

 
5:98 Bilin ki TANRI’nın cezası çetindir. TANRI Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
5:99 Elçiye düşen görev sadece duyurmak. TANRI ise açıkladıklarınızı da gizlediklerinizi de bilir.

 
5:100 De: "Kötü ile iyi bir olmaz; kötünün çokluğu ilgini çekse bile… Akıl sahipleri, başarmak istiyorsanız TANRI’yı dinleyin."

 
5:101 İnananlar, açıklandığı vakit hoşunuza gitmeyecek şeyler hakkında sorular sormayın. Kuran'ın ışığında sorarsanız size açık olurlar. TANRI özellikle onlardan söz etmedi. TANRI Bağışlayandır, Yumuşaktır.

 
5:102 Sizden önce bir topluluk o tip soruları sordu da, o sorularından dolayı inkârcı oldular.

 
5:103 Belli bir erkek ve dişi kombinasyonuyla yavrulayanların, yemin sonucu salıverilenlerin, arka arkaya iki erkek doğuranların ve on kez döl veren erkek develerin haram edilişini TANRI onaylamıyor; inkârcılar TANRI’ya iftira ediyor. Çoğu akletmez onların.

 
5:104 Kendilerine, "TANRI’nın indirdiğine ve elçiye gelin" denildiğinde, "Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yol bize yeter!" derler. Ataları, bir şey bilmeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler olsa da mı?

 
5:105 İnananlar, siz kendinize bakın. Doğru yolda iseniz sapıtan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü TANRI’yadır. Yaptıklarınızı size haber verecek.

 
5:106 İnananlar, birinize ölüm yaklaşınca, vasiyet anında aranızdan iki adil şahit tanık bulunsun. Yolculuk anında size ölüm gelirse, sizden olmayan iki kişi… Kuşkulanıyorsanız, namazdan sonra tanıkları alıkoyup TANRI adıyla: "Akraba dahi olsa tanıklığımızı hiçbir değerle değiştirmeyeceğiz, TANRI’nın tanıklığını gizlemeyeceğiz. Aksi taktirde, günahkarlardan oluruz" diye yemin ettirin.

 
5:107 Tanıkların taraflı olduğu anlaşılırsa, önceki tanıkların haksızlığına uğrayan taraftan iki tanık onların yerine geçer ve TANRI adına şöyle yemin ederler: "Tanıklığımız diğer ikisinin tanıklığından daha doğrudur. Biz sapmayacağız; yoksa zalim oluruz."

 
5:108 Bu uygulama, tanıklığı gereği gibi yapmalarını ve yemin ettikten sonra yeminlerinin reddedilmesinden korkmalarını sağlamak içindir. TANRI’yı sayın ve dinleyin. TANRI yoldan iyice çıkmış topluluğu doğru yola iletmez.

 
5:109 TANRI elçileri topladığı gün: "Size ne cevap verildi" der. "Bir bilgimiz yok. Gizemleri sen bilirsin" derler.

 
5:110 TANRI diyecek ki: Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene bağışladığım nimetimi hatırla. Seni Kutsal Ruh ile desteklemiştim; böylece beşikteyken de yetişkin iken de insanlar ile konuşuyordun. Sana kitabı, bilgeliği, Tevrat'ı ve İncil'i öğretmiştim. İznimle balçıktan kuş heykeli yaratıyordun ve ona üfleyince de iznimle kuş oluveriyordu. Körü ve cüzzamlıyı iznimle iyileştiriyordun. Yine benim iznimle ölüleri diriltiyordun. İsrailoğullarına apaçık kanıtlar götürmene rağmen, içlerindeki inkârcılar, "Bu apaçık bir büyüden başka bir şey değil" demişlerdi de seni onlardan kurtarmıştım.

 
5:111 Sohbet arkadaşlarına (havariyun), "Bana ve elçime inanın" diye vahyettiğimde; "İnandık, bizim barış içinde teslim (müslimun) oluşumuza tanık ol" demişlerdi.

 
5:112 Havariler, "Meryemoğlu İsa, Efendin bize gökten bir ziyafet çekebilir mi" demişlerdi. "İnanıyorsanız TANRI’ya saygı gösterin" demişti.

 
5:113 "İstiyoruz ki ondan yiyelim, kalbimiz yatışsın, senin bize doğru söylediğini bilelim ve ona tanık olalım."

 
5:114 Meryemoğlu İsa: "Tanrımız, Efendimiz, bize gökten bir ziyafet indir de hepimiz ve her birimiz için bir bayram ve Sen'den bir delil olsun. Bizi rızıklandır. Sen en iyi rızık verensin" dedi.

 
5:115 TANRI, "Onu size indireceğim" dedi, "Kim artık bundan sonra inkâr ederse, onu, evrenlerde hiç kimseye vermediğim bir azapla cezalandıracağım."

 
5:116 TANRI şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sen mi insanlara, ‘TANRI’dan başka beni ve annemi de tanrı edinin' dedin?" O şöyle cevap verecek: "Sen yücesin, hakkım olmayan bir şeyi söylemek bana yakışmaz. Zaten böyle bir şey söylemiş olsaydım sen bilirdin. Sen benim düşüncemi bilirsin; ancak ben senin düşünceni bilmem. Sen, tüm gizemleri biliyorsun."

 
5:117 "Ben onlara ‘Efendim ve Efendiniz olan TANRI’ya hizmet edin' diye bana emrettiğinden başkasını demedim. Aralarında bulunduğum sürece onlara tanıktım. Canımı aldıktan sonra ise sen onların üzerine gözetleyici oldun. Sen her şeye Tanıksın."

 
5:118 "Onları cezalandırırsan, onlar senin kullarındır. Onları bağışlarsan, kuşkusuz sen Üstünsün, Bilgesin."

 
5:119 TANRI ilan edecek: "Bu, doğrulara doğruluklarının yarar sağladığı gündür." Onlar için içlerinden ırmaklar akan ve orada sürekli kalacakları bahçeler var. TANRI onlardan, onlar da O'ndan hoşnut olmuştur. Büyük başarı işte bu…

 
5:120 Göklerin, yerin ve aralarındaki her şeyin egemenliği TANRI’ya aittir. O'nun gücü her şeye yeter.