45 - Diz Çöküş

 
45:0 Zarif, Şefkatli TANRI'nın İsmiyle,

 
45:1 Ĥ(8)M(40) <> 48

 
45:2 Bu kitabın indirilmesi, Üstün ve Bilge olan TANRI katındandır.

 
45:3 İnananlar için göklerde ve yerde işaretler var.

 
45:4 Sizin yaratılışınızda ve yaydığı tüm canlılarda kesinliğe ulaşmış bir toplum için işaretler var.

 
45:5 Gecenin ve gündüzün birbirini izlemesinde, TANRI’nın gökten bir rızık indirerek onunla ölümünden sonra toprağı diriltmesinde ve rüzgarları yönetmesinde anlayan bir toplum için işaretler var.

 
45:6 Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz TANRI’nın işaretleridir. TANRI’dan ve işaretlerinden sonra hangi hadise(söze) inanıyorlar?

 
45:7 Vay haline her uydurukçu günahkarın!

 
45:8 Kendisine okunan TANRI’nın işaretlerini işittikten sonra, sanki onları hiç işitmemiş gibi büyüklük taslayarak direniyor. Onu acı bir cezayla müjdele.

 
45:9 İşaretlerimizden bir şey öğrendiği zaman onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap vardır.

 
45:10 Onları cehennem beklemektedir. Ne işledikleri şeyler, ne de TANRI’dan başka edindikleri dostlar onları kurtarabilir. Onlar, acı bir azabı haketmişlerdir.

 
45:11 Bu bir rehberdir. Efendi’lerinin işaretlerini inkâr edenler için iğrenç ve acı bir azap vardır.

 
45:12 Lütfundan payınızı aramanız ve şükretmeniz için gemileri emriyle sürmenize uygun olarak denizi buyruğunuz altına veren TANRI’dır.

 
45:13 Göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından buyruğunuza vermiştir. Düşünen bir topluluk için elbette bunda ibretler vardır.

 
45:14 İnananlara söyle ki, TANRI’nın günlerini ummayanları bağışlasınlar. Çünkü O, yaptıkları işlere göre bir topluluğa karşılık verir.

 
45:15 Kim doğru davranırsa kendisi içindir kim de kötülük işlerse kendi aleyhinedir. Sonra, siz Efendinize döndürüleceksiniz.

 
45:16 İsrailoğullarına kitabı, bilgeliği ve peygamberliği vermiştik. Onları iyi nimetlerle rızıklandırmış ve onları evrenlere üstün kılmıştık.

 
45:17 Onlara apaçık emirler verdik. Kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki çekememezlikten ötürü ayrılığa düştüler. Diriliş günü senin Efendin, ayrılığa düştükleri konularda onların arasında yargı verecektir.

 
45:18 Sonra sana da din konusunda bir yasa verdik; sen ona uymalısın, bilmeyenlerin keyfine uyma.

 
45:19 Onlar, TANRI’dan hiçbir şeyi senden savamazlar. Zalimler birbirlerinin dostlarıdır. TANRI da doğruların dostudur.

 
45:20 Bunlar, insanlar için aydınlatıcı delillerdir, kesinliğe ulaşmış bir topluma bir rehber ve rahmettir.

 
45:21 Kötülükleri işleyen kimseler, dirildiklerinde ve ölümlerinde, kendilerini, inanıp doğru davrananlarla bir mi tutacağımızı sandılar? Ne kötü hüküm veriyorlar!

 
45:22 TANRI gökleri ve yeri belli bir amaç için yarattı ki her can, kazandığının karşılığını haksızlığa uğramadan görsün.

 
45:23 Fantazilerini tanrı edinen kimseye dikkat ettin mi? Nitekim TANRI onu bilerek saptırmış, işitme duyusunu ve beynini mühürlemiş ve görüşüne perde koymuştur. TANRI’dan başka kim onu doğruya iletebilir? Öğüt almaz mısınız?

 
45:24 Onlar derler ki, "Biz sadece dünya hayatında yaşarız. Yaşarız, ölürüz ve bizi zamandan başkası yok etmez." Onların bu konuda bir bilgisi yoktur. Onlar sadece zannediyorlar.

 
45:25 Onlara açık açık işaretlerimiz okunduğunda, "Doğru sözlü iseniz atalarımızı geri getirin" demekten başka delilleri yoktur.

 
45:26 De ki "Sizi TANRI diriltir ve öldürür. Sonra, gerçekleşmesinde kuşku bulunmayan diriliş gününde sizi bir araya toplar. Fakat insanların çoğu bilmez."

 
45:27 Göklerin ve yerin yönetimi TANRI’ya aittir. O an gerçekleştiği gün, işte o gün batılı savunanlar hüsrana uğrayacaktır.

 
45:28 Her toplumu diz çökmüş halde görürsün. Her toplum kendi kitabına çağrılır: "Bugün size, yaptıklarınızın karşılığı ödenecektir."

 
45:29 "Bu kitabımız size karşı gerçeği konuşmaktadır. Çünkü biz, yaptıklarınızı kaydediyorduk."

 
45:30 İnanan ve doğru davrananlara gelince, Efendi’leri onları rahmetine sokacaktır. Apaçık zafer işte budur.

 
45:31 İnkar edenlere gelince: "İşaretlerimiz size okunmuş ve siz de büyüklenip suçlu bir topluluk olmamış mıydınız?"

 
45:32 Kendilerine TANRI’nın sözünün bir gerçek ve o anın kesinleşmesi kaçınılmaz bir olay olduğu söylendiğinde siz, "O anın ne olduğunu bilmeyiz! Biz sadece çeşitli sanılara sahibiz ve bu konuda kesin bir bilgi elde etmiş değiliz" derdiniz.

 
45:33 Yaptıkları kötülükler kendilerine görünecek ve alay etmekte oldukları şey onları kuşatıp avlayacaktır.

 
45:34 Ve onlara şöyle denir: "Bugünkü karşılaşmanızı unuttuğunuz için biz de bugün sizi unutuyoruz. Yeriniz ateştir ve sizin bir yardımcınız da olmayacaktır."

 
45:35 "Çünkü siz TANRI’nın işaretlerini alaya aldınız ve dünya hayatı sizi kandırdı." Sonuç olarak, onlar o gün oradan çıkamazlar ve özürleri de dinlenmez.

 
45:36 Göklerin Efendisi, yerin Efendisi ve Evrenlerin Efendisi olan TANRI’ya övgüler olsun.

 
45:37 Göklerde ve yerde tüm büyüklükler O'na aittir. O Üstündür, Bilgedir.