42 - Demokrasi

 
42:0 Zarif, Şefkatli TANRI'nın İsmiyle,

 
42:1 Ĥ(8)M(40) <> 48

 
42:2 A(70)S(60)K(100) <> 230

 
42:3 Üstün ve Bilge olan TANRI sana ve senden öncekilere böyle vahyeder.

 
42:4 Göklerde, yerde ne varsa O'nundur. O Yücedir, Büyüktür.

 
42:5 Gökler (O'na olan saygıdan ötürü) nerdeyse üstlerinden çatlayacak. Melekler Efendi’lerini överek yüceltirler ve yerdekiler için bağışlanma dilerler. TANRI kesinlikle Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
42:6 O'ndan başkasını veliler edinenleri TANRI’ya bırak. Sen onların avukatı değilsin.

 
42:7 Kentlerin anası ve çevresini uyarman için ve gerçekleşecek olan Toplanma Gününe karşı uyarman için biz kusursuz bir dile sahip olan bir Kuran'ı böylece sana vahyediyoruz. Onlardan bir kısmı bahçeye, bir kısmı da cehenneme girecektir.

 
42:8 TANRI dileseydi onları bir tek toplum kılardı. Ancak O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin bir sahibi ve yardımcısı yoktur.

 
42:9 O'nun dışında veliler (sahipler) mi edindiler? Biricik veli TANRI’dır, ölüleri O diriltir ve O her şeye Kadirdir.

 
42:10 Bu mesajın herhangi bir bölümünde anlaşmazlığa düşerseniz hüküm TANRI’ya aittir. Efendim TANRI işte böyledir. Ben O'na güvendim ve O'na yönelirim.

 
42:11 O gökleri ve yeri yararak yaratandır. İçinizden sizin için eşler yarattı ve çiftlik hayvanlarını da çiftler halinde yarattı. Böylece sizi orada üretiyor. O'na benzer hiçbir şey yoktur. O, İşitendir, Görendir.

 
42:12 Göklerin ve yerin tüm kontrolü O'na aittir. Dilediğine rızkı bol verir veya kısar. O her şeyi Bilendir.

 
42:13 Daha önce Nuh'a buyrulan dini size yasa olarak belirledik. Sana vahyettiğimiz gibi İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya da öğütledik: "Bu dini doğru tutun ve onda ayrılığa düşmeyin." Fakat kendilerini çağırdığın şey, ortak koşanlara ağır gelmektedir. TANRI dileyeni kendine seçer ve kendisine yöneleni doğruya ulaştırır.

 
42:14 Kendilerine bilgi ulaştıktan sonra sırf aralarındaki çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüler. Belli bir zaman için Efendi’nin verilmiş bir söz olmasaydı onların arasında hemen hüküm verilirdi. Onlardan sonra kitaba mirasçı olanlar da ondan kuşku ve şüphe içindedirler.

 
42:15 Sen buna çağır ve sana emredildiği gibi dosdoğru uygula. Onların fantazilerini izleme ve de ki "TANRI’nın bana indirdiği kitaba inandım. Sizin aranızda adaletle davranmakla emrolundum. TANRI bizim de Efendimiz, sizin de Efendinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz ise sizedir. Bizimle sizin aranızda herhangi bir tartışma yoktur. Bizi TANRI biraraya getirecektir. Sonunda dönüş O'nadır.

 
42:16 TANRI hakkında, O'nun çağrısına yanıt verildikten sonra tartışanların delilleri Efendi’leri katında geçersizdir. Gazabı haketmişlerdir ve onlara çetin bir azap vardır.

 
42:17 O TANRI ki kitabı gerçek ve adaletle indirmiştir. Ne bilirsin, belki o an yakındır.

 
42:18 Ona inanmayanlar onun hakkında meydan okuyorlar. Ona inananlar ise ondan kaygı duyarlar ve onun gerçek olduğunu bilirler. O an konusunda kuşku duyanlar büyük bir sapıklık içindedirler.

 
42:19 TANRI kullarına lütfedendir. Dilediğini/dileyeni rızıklandırır. O Güçlüdür, Üstündür.

 
42:20 Kim ahiret ödülünü isterse onun ödülünü arttırırız. Dünya ödülünü isteyene de onu veririz ancak onun ahiretten bir payı olmaz.

 
42:21 Yoksa TANRI’nın izni olmadığı halde onlar için dini kurallar ve yasalar ortaya koyan ortakları mı var? Daha önce belirlenmiş bir karar olmasaydı onların arasında yargı verilirdi. Zalimlere acı bir azap vardır.

 
42:22 Yaptıkları işler başlarına gelirken zalimleri kaygı içinde görürsün. İnanıp doğru davrananlar bahçelerin bahçelerindedir. Efendi’leri katında diledikleri her şeyi alırlar. İşte bu, büyük bağıştır.

 
42:23 TANRI, inanıp doğru davranan kullarını böyle müjdeler. De ki "Ben sizden, kendi akrabanızla ilgilenmeniz dışında bir ücret istemiyorum." Kim bir iyilik işlerse onun iyiliğini arttırırız. TANRI Bağışlayandır, takdir edendir.

 
42:24 Onlar, "O, TANRI hakkında yalan mı uydurdu?" mu diyorlar? TANRI dilese senin kalbini mühürler. TANRI yanlışı siler ve sözleriyle gerçeği yerleştirir. O en gizli düşünceleri bilir.

 
42:25 O, kullarından tövbeleri kabul eder, günahları affeder ve yaptıklarınızı bilir.

 
42:26 İnanıp doğru davrananların çağrısına cevap verir ve onlara lütfunu arttırır. İnkarcılar ise çetin bir cezayı haketmiştir.

 
42:27 TANRI kullarına rızkı bollaştırsaydı, yeryüzünde azacaklardı. Nitekim dilediği ölçüde gönderir. O, kullarından Haberdardır, Görendir.

 
42:28 Umutlarını kesmelerinden sonra yağmuru indiren ve rahmetini yayandır. O, Övgüye Layık bir Dosttur.

 
42:29 Gökleri ve yeri yaratıp onlarda çeşitli yaratıklar yayması O'nun işaretlerindendir. O, dilediği zaman onları toplayabilir.

 
42:30 Size dokunan bir kötülük, işlediklerinizin bir sonucudur. O, birçoğunu da affeder.

 
42:31 Siz yeryüzünde kaçamazsınız. Sizin TANRI ‘tan başka bir sahibiniz ve yardımcınız yoktur.

 
42:32 Okyanusta dağlar gibi akıp giden gemiler de O'nun işaretlerindendir.

 
42:33 Dilerse rüzgarı durdurur ve onlar suyun üzerinde hareketsiz kalırdı. Bunda, her sabreden ve şükreden kişi için ibretler vardır.

 
42:34 Yahut, yaptıkları yüzünden onları yok eder. Bunun yerine birçoğunu da bağışlar.

 
42:35 İşaretlerimiz üzerinde tartışanlar, hiçbir temel üzerinde olmadıklarını fark edecekler.

 
42:36 Size ne verildiyse dünya hayatının geçimliğidir. Ancak inananlar ve Efendi’lerine güvenenler için TANRI’nın yanında bulunanlar daha iyidir ve süreklidir.

 
42:37 Onlar ki büyük günahlardan çirkin işlerden kaçınırlar ve kızdıkları zaman bağışlarlar.

 
42:38 Onlar, Efendi’lerinin çağrısına karşılık verirler, namazı gözetirler, işlerini aralarında danışma ile kararlaştırırlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan yardım için verirler.

 
42:39 Haksızlığa uğradıklarında kendilerini savunurlar.

 
42:40 Kötülüğün cezası, benzeri bir kötülüktür ancak kim affeder ve doğru davranırsa TANRI tarafından ödüllendirilir. O, zalimleri sevmez.

 
42:41 Haksızlığa uğradıktan sonra hakları için direnenler kınanmazlar, cezalandırılmazlar.

 
42:42 Ancak, insanlara zulmedenlere ve yeryüzünde haksız yere saldıranlara karşı durulmalıdır. Onlara acı bir azap vardır.

 
42:43 Sabredip bağışlamak, sağlam bir karakteri gösterir.

 
42:44 TANRI kimi saptırmışsa, artık O'ndan sonra onun bir koruyucusu yoktur. Azabı gördükleri zaman zalimlerin, "Bizim için bir şans daha yok mu?" dediklerini görürsün.

 
42:45 Aşağılanmış ve başları eğilmiş olarak ateşe sunulurlarken göz ucuyla çevrelerine bakındıklarını görürsün. İnananlar, "Gerçek kaybedenler, diriliş gününde kendilerini ve ailelerini kaybedenlerdir. Zalimler sürekli bir azaba mahkûm olmuştur" derler.

 
42:46 Onların, TANRI’dan başka kendilerine yardım edecek bir dostları yoktur. TANRI’nın saptırdığı kimse için bir yol bulunmaz.

 
42:47 TANRI katından, geri çevrilmesi olanaksız olan gün gelmezden önce Efendinize cevap veriniz. O gün sizin için ne bir sığınak ne de bir koruyucu vardır.

 
42:48 Yüz çevririrlerse, biz seni onlara bir bekçi olarak göndermedik. Sana düşen sadece bildirmektir. Biz insana tarafımızdan bir rahmet tattırdığımız zaman onunla sevinir; ama kendi yaptıklarının bir sonucu olarak başlarına bir kötülük gelse, o zaman insan nankörleşir.

 
42:49 Göklerin ve yerin yönetimi TANRI’nındır. Dilediğini yaratır. Dilediğine dişiler, dilediğine de erkekler verir.

 
42:50 Yahut hem erkek hem dişi olarak çift verir. Dilediğini de kısır yapar. O Bilendir, her şeye gücü yetendir.

 
42:51 TANRI bir insanla ancak vahiy yoluyla veya bir perde arkasından iletişim kurar yahut bir elçi gönderip izniyle dilediğini vahyeder. O, Yücedir, Bilgedir.

 
42:52 Biz böylece sana katımızdan bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir inanma nedir bilmezdin. Ancak onu, dilediğimiz kulları doğruya ulaştıran bir ışık kıldık. Sen elbette doğru yola kılavuzluk ediyorsun.

 
42:53 Göklerde ve yerde bulunan her şeyin sahibi TANRI’nın yoluna… Kesinlikle, tüm işler TANRI’ya döner.