4 - Kadın

 
4:0 Zarif, Şefkatli TANRI'nın İsmiyle,

 
4:1 İnsanlar! Sizi bir tek bireyden yaratan, ondan da eşini yaratan, ikisinden pek çok erkek ve kadın üreten Efendinizi dinleyin. Adına birbirinizden isteklerde bulunduğunuz TANRI’ya saygı gösterin; akrabalara da… TANRI elbette sizi gözetlemektedir.

 
4:2 Yetimlere mallarını verin. Temiz olanı pis olanla değişmeyin. Mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Bu büyük bir adaletsizlik olur.

 
4:3 Yetimler hakkında adaletli davranamamaktan korkuyorsanız uygun gördüğünüz kadınlarla ikişer, üçer, dörder evlenebilirsiniz. Onlara eşit davranamamaktan korkuyorsanız bir taneyle veya yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi oldukları ile yetinin. Sapmamanız için en uygunu budur.

 
4:4 Kadınlara mehirlerini tam verin. Kendi istekleriyle o mehrin bir kısmını size bağışlarlarsa onu gönül huzuruyla yiyebilirsiniz.

 
4:5 TANRI’nın sizi gözetici kıldığı mallarınızı aklı ermezlere vermeyin. O mallarla onları besleyin, giydirin ve onlarla güzel iletişim kurun.

 
4:6 Evlenme yaşına eriştiklerinde yetimleri sınayın. Onlarda olgunluk görürseniz kendilerine mallarını verin. Onlar büyüyecek diye savurganlık ve aceleyle mallarını yemeyin. Zengin, (malın korumasına gösterdiği çabanın ücretinden) vazgeçsin. Fakir ise uygun bir miktarda harcasın. Mallarını kendilerine tanıklar huzurunda geri verin. Hesap görücü olarak TANRI yeter.

 
4:7 Ana babanın ve akrabaların bıraktığından erkeklere bir pay vardır. Ana babanın ve akrabaların bıraktığından kadınlara da bir pay vardır. Miras ister az olsun ister çok olsun kadın bir pay almalıdır.

 
4:8 Miras bölüşümünde, akrabalar, yetimler ve yoksullar da hazır bulunursa güzel sözler söyleyerek onlara da verin.

 
4:9 Geriye zayıf çocuklar bırakan ve onların durumlarından endişe duyanlar dikkat etsinler! TANRI’yı düşünsünler ve uygun kararlar versinler.

 
4:10 Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylayacaklar.

 
4:11 TANRI size çocuklarınız hakkında öğütte bulunuyor. Erkek, kadının iki katı pay alır. Mirasçılar sadece kadın olup iki kişiden fazla iseler kalıtın üçte ikisi onlarındır. Çocuk sadece bir kadınsa kalıtın yarısı onundur. Ölen kişi ardında çocuk bırakmışsa, ana ve babasının her birisine altıda bir düşer. Çocuğu yok da kendisine sadece ana ve babası varis oluyorsa bu durumda annesine üçte bir pay düşer. Kardeşi varsa bu durumda annesine altıda bir düşer. Tüm bu paylaşma oranları, ölenin yaptığı vasiyetten ve borçların ödenmesinden sonra gelir. Analarınız, babalarınız ve çocuklarınızdan hangisinin size daha yararlı olduğunu bilemezsiniz. Bu TANRI’nın yasasıdır. TANRI Bilendir, Bilgedir.

 
4:12 Çocukları yoksa, hanımlarınızın bıraktığı mirasın yarısı sizindir. Çocukları var ise, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bu pay, borçlarının ödenmesinden ve yaptıkları vasiyetteki payların dağıtılmasından sonradır. Çocuklarınız yoksa bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Çocuklarınız varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Bu pay, borçlarınızın ödenmesinden ve yaptığınız vasiyetteki payların dağıtılmasından sonradır. Miras bırakan erkeğin veya kadının, çocuğu ve eşi olmayıp bir erkek veya bir kız kardeşi var ise bu durumda her birine altıda bir düşer. Bundan fazla iseler, üçte biri paylaşırlar. Bu paylaşım vasiyetteki payların dağıtılmasından ve borçların ödenmesinden sonra uygulanmalıdır ki kimseye zarar verilmesin. Bu, TANRI’dan bir vasiyettir. TANRI Bilir, Merhametlidir.

 
4:13 Bunlar TANRI’nın yasalarıdır. TANRI’ya ve elçisine uyanları içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştirir. Orada sürekli kalırlar. Bu, en büyük başarıdır.

 
4:14 Kim TANRI’ya ve elçisine isyan eder ve yasalarını çiğnerse, onu içinde sürekli kalacağı bir ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azap var.

 
4:15 Kadınlarınızdan fuhuş yapanlara karşı içinizden dört tanık getirin. Tanıklık ederlerse, onları, ölünceye veya TANRI onlara bir yol açıncaya kadar evlerde tutun.

 
4:16 Sizden zina işleyen çifti cezalandırın. Tövbe edip düzelirlerse onlardan vazgeçin. TANRI yönelişleri kabul edendir, Şefkatli’dir.

 
4:17 Cahillik yüzünden bir kötülük işleyen ve hemen ardından pişman olup yönelenlerin tövbesinin kabulü TANRI’ya aittir. TANRI tövbelerini kabul eder. TANRI Bilendir, Bilgedir.

 
4:18 Sürekli kötülük işleyen ve kendilerini ölüm yakalayınca, "Ben artık tövbe ettim" diyenlerin tövbesi geçersizdir. İnkârcı olarak ölenlerin de tövbesi geçersizdir. Onlar için acıklı bir azap var.

 
4:19 İnananlar! Kadınların mirasına onların isteklerine aykırı olarak mirasçı olmanız sizin için yasal değil. Kendilerine önceden vermiş bulunduğunuz malları onlardan geri almak için onları sıkıştırmayın. Bir fuhuş işlemeleri hali istisna. Onlarla iyi geçinin. Onlardan hoşlanmıyorsanız, olur ki hoşlanmadığınız bir şeye TANRI çok hayır koymuştur.

 
4:20 Mevcut eşinizi bırakıp bir başka eşle evlenmek istiyorsanız, birincisine büyük miktarda mal vermişseniz bile ondan hiçbir şeyi geri almayın. Sahtekârlık ve iftira ederek ve günah işleyerek mi geri alacaksınız?

 
4:21 Bir zamanlar birbirinizin en yakın içli dışlı dostu olmanıza ve sizden sağlam bir söz almalarına rağmen nasıl olur da onu geri alırsınız?

 
4:22 Babanızın evlenmiş bulunduğu kadınlarla artık evlenmeyin. Fakat geçmişte yaptığınız bu tip evlilikleri de bozmayın. O davranış büyük bir günahtır, iğrenç ve kötü bir yoldur.

 
4:23 Size şunlar yasaklandı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren analarınız, süt bacılarınız, karılarınızın anaları, kendileriyle gerdeğe girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız –eğer onlarla gerdeğe girmemişseniz kızlarıyla evlenebilirsiniz–, öz oğullarınızın eşleri ve iki kız kardeşi bir arada almanız… Mevcut evlilikler bu yasanın dışındadır. TANRI Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
4:24 Ayrıca yeminlerinize/anlaşmalarınıza sahip olanlar hariç, (evlilik yoluyla) korunmuş kadınlar. Bunlar, TANRI’nın üzerinize farz kıldığı yasalardır. Bunların dışındakiler, iffetli yaşamanız, zina etmemeniz ve mehirleriyle istemeniz koşuluyla size helaldir. Onlardan hoşlandıklarınıza, bir farz olarak mehirlerini ödeyin. Bu farzı yerine getirirken mehri ayarlamak için karşılıklı anlaşmanızda bir sakınca yoktur. TANRI Bilendir, Bilgedir.

 
4:25 Sizden (bekar veya dul) korunmuş kadınlarla evlenmeye güç yetiremeyenler, yeminlerinize/anlaşmalarınıza sahip olanlar inanmış kadınlarla evlensinler. İnancınızı en iyi bilen TANRI’dır. Birbirinize eşitsiniz. Sahiplerinin izniyle ve uygun şekilde mehirlerini ödeyerek onlarla nikahlanın. İffetli yaşasınlar, zina etmesinler ve gizli dostlar edinmesinler. Evlilik yoluyla özgürlüklerine kavuştuktan sonra zina yaparlarsa, kendilerine korunmuş kadınlara verilen cezanın yarısı uygulanmalı. Bu, günaha girmekten korkanlarınız içindir. Sabrederseniz sizin için daha iyi. TANRI Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
4:26 TANRI size bunları açıklamak, sizden öncekilerin yoluna sizi iletmek ve kendisine yönelişinize (tövbe) karşılık vermek ister. TANRI Bilendir, Bilgedir.

 
4:27 TANRI sizin kendisine yönelişinize karşılık vermek ister; fantezilerine uyanlar ise sizin büsbütün sapıtmanızı ister.

 
4:28 TANRI ise yükünüzü hafifletmek istiyor. Çünkü insan zayıf yaratıldı.

 
4:29 İnananlar! Birbirinizin malını karşılıklı rıza ile yapılan ticaret dışında haksızlık ve hile ile yemeyin;. Kendinizi öldürmeyin. TANRI size Şefkatli’dir.

 
4:30 Kim düşmanlık ve zulüm ile bunu işlerse onu ateşe göndeririz. Bu, TANRI’ya kolaydır.

 
4:31 Büyük yasaklardan kaçınırsanız günahlarınızı örter ve sizi onurlu bir girişle kabul ederiz.

 
4:32 TANRI’nın her birinize bağışladığı yeteneklere imrenmeyin. Erkeklere kazandıklarından bir pay, kadınlara da kazandıklarından bir pay var. TANRI’dan size lütfunu bağışlamasını isteyin. TANRI her şeyi Bilir.

 
4:33 Ananın, babanın, akrabaların ve evlenme yoluyla size akraba olanların bıraktıklarından her biriniz için paylar ayırdık. Her birine payını vermelisiniz. Elbette TANRI her şeye Tanıktır.

 
4:34 Erkekler kadınları gözetirler. Çünkü TANRI her birine farklı yetenekler ve özellikler vermiştir. Çünkü erkekler evin geçiminden sorumludur. Doğru kadınlar, (Tanrı'nın yasasına) boyun eğer ve TANRI’nın korumasını emrettiğini (onur ve iffetlerini) tek başlarına bile olsalar korurlar. İffetlerinden endişe duyduğunuz kadınlara öğüt verin, yataklarınızı ayırın ve nihayet onları çıkarın. Size itaat ederlerse onlara karşı bir yol aramayın. TANRI Yücedir, Büyüktür.

 
4:35 Evli çiftin aralarının açılmasından endişeleniyorsanız, erkeğin ailesinden bir hakem, kadının ailesinden de bir hakem atamalısınız. (Karı ve koca) barışmayı isterlerse TANRI ikisinin arasını bulur. TANRI Bilir, Haber alır.

 
4:36 TANRI’ya hizmet edin O'na hiçbir şeyi ve kimseyi ortak koşmayın. Ana babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve yeminlerinizin/anlaşmalarınızın hak sahibi olduklarına iyi davranın. TANRI kendini beğenmiş kibirli kişileri sevmez.

 
4:37 Bunlar üstelik cimridirler ve insanlara cimriliği öğütlerler. TANRI’nın kendi lütfundan onlara verdiğini gizlerler. İnkârcılara acıklı bir azap hazırladık.

 
4:38 Bunlar, mallarını gösteriş için insanlara verir. TANRI’ya ve ahiret gününe inanmazlar. Kimin arkadaşı sapkın olmuşsa çok kötü bir arkadaşa sahip olmuştur.

 
4:39 TANRI’ya ve ahiret gününe inansalardı ve TANRI’nın kendilerine vermiş olduğu rızıktan yardım olarak harcasalardı ne olurdu? TANRI onları Bilir.

 
4:40 TANRI bir atom ağırlığınca bile haksızlık yapmaz. Aksine iyiliğin karşılığını kat kat verir ve kendi katından büyük bir ödül de verir.

 
4:41 Her ulusun üzerine bir tanık getirdiğimizde, seni de bunların üzerine tanık olarak getirsek halleri nice olur?

 
4:42 İnkâr edenler ve elçiye karşı gelenler o gün yerle bir olmak isterler. TANRI’dan hiçbir söz(hadis) gizleyemezler.

 
4:43 İnananlar! Sarhoşken, ne dediğinizi bilinceye kadar, yolcu olanlar hariç cinsel ilişkiden sonra yıkanıncaya kadar namaza durmayın. Hasta veya yolcu iseniz, yahut biriniz tuvaletten gelmişse, yahut kadınlarla cinsel ilişkiye girmiş olup da su bulamamışsanız, temiz ve kuru bir toprağa niyetlenin. TANRI Affeder, Bağışlar.

 
4:44 Kendilerine kitaptan bir pay verilenlerin, sapıklığı satın aldıklarını ve sizin de yolu sapıtmanızı istediklerini görmüyor musun?

 
4:45 TANRI düşmanlarınızı daha iyi bilir. Dost ve sahip olarak TANRI yeter, yardımcı olarak TANRI yeter.

 
4:46 Yahudilerin bir kısmı kelimeleri bağlamından kaydırırlar ve "İşittik ancak kabul etmiyoruz" veya "Sözünüz sağır kulağa giriyor" veya din ile alay etmek için dillerini eğip bükerek, "Çobanımız ol" derler. Onlar, "İşittik ve itaat ettik" "Dinliyoruz" ve "Bizi gözet" deselerdi kendileri için daha iyi ve daha doğru olurdu. Ne var ki TANRI inkârlarından ötürü onları lanetlemiştir. Çokları inanmaz.

 
4:47 Kitaplılar! Bazı yüzleri çevirip sürgüne göndermeden ve Cumartesi Halkını lanetlediğimiz gibi lanetlenmeden önce, yanınızdakileri onaylayıcı olarak indirdiğimize inanın. TANRI’nın emri sürekli uygulanmıştır.

 
4:48 TANRI kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz; bundan aşağısını dilediğini bağışlar. Kim TANRI’ya ortak koşarsa çok büyük bir hakaret etmiş olur.

 
4:49 Kendilerini temize çıkaranları görmüyor musun? Oysa TANRI dilediğini temize çıkarır. Onlara en ufak bir haksızlık yapılmaz.

 
4:50 Bak, nasıl da yalan yere TANRI’ya iftira ediyorlar. Büyük bir hakaret olarak bu yeter.

 
4:51 Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmüyor musun? Azgınlara ve küstahlara inanıyorlar ve inkâr edenler için, "Bunlar, inananlardan daha doğru yoldadır" diyorlar.

 
4:52 Onlar TANRI’nın lanetine uğradılar. TANRI kimi lanetlerse onun için bir yardımcı bulamazsın.

 
4:53 Yoksa onların yönetimde bir payı mı var? Öyle olsaydı insanlara bir çekirdek bile vermezlerdi.

 
4:54 Yoksa TANRI’nın lütfundan insanlara verdiğini mi çekemiyorlar? Oysa biz, İbrahim ailesine kitap ve bilgelik verdik. Onlara büyük bir otorite verdik.

 
4:55 Onlardan kimi ona inandı, kimi de ondan yüz çevirdi. Onlara ceza olarak cehennem yeter.

 
4:56 İşaretlerimizi inkâr edenleri bir ateşe atacağız. Derileri yandıkça, azabı tatmaları için başka derilerle yenileyeceğiz. TANRI Üstündür, Bilgedir.

 
4:57 İnanıp doğru davrananları ise içinden ırmaklar akan bahçelere yerleştireceğiz; orada sürekli kalırlar. Onlar için orada tertemiz eşler var. Onları serin gölgelere sokacağız.

 
4:58 TANRI emaneti sahiplerine vermenizi, insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder. TANRI size ne güzel öğüt veriyor. TANRI İşitendir, Görendir.

 
4:59 İnananlar! TANRI’ya uyun, elçisine uyun; sizden görev başında olanlara da. Herhangi bir konuda anlaşmazlığa düşerseniz onu TANRI’ya ve elçisine havale ediniz. TANRI’ya ve ahiret gününe İnanıyorsanız… Bu, sizin için daha iyi ve en güzel çözüm yoludur.

 
4:60 Sana ve senden önce indirilenlere inandıklarını iddia ettikleri halde azgınların ve küstahların yasalarını uygulamak isteyenleri görmüyor musun? Oysa onu inkâr etmekle emredilmişlerdi; fakat sapkın onları büsbütün saptırmak istiyor.

 
4:61 Kendilerine, "TANRI’nın indirdiğine ve elçisine geliniz" dendiğinde, o ikiyüzlülerin senden alabildiğine kaçtıklarını görüyorsun.

 
4:62 İşlediklerinin sonucu olarak başlarına bir musibet gelse hemen sana gelerek, "Amacımız ancak iyilik yapmak ve uzlaştırmaktı" diye TANRI adına yemin ederler.

 
4:63 TANRI onların kalplerindekini bilir. Onlara aldırma, onları aydınlat ve kişiliklerini etkileyecek güzel sözler söyle.

 
4:64 Biz her elçiyi, TANRI’nın izniyle kendisine itaat edilsin diye gönderdik. Onlar, kişiliklerine zulmettikleri zaman sana gelip TANRI’dan günahlarının bağışlanmasını dileselerdi ve elçi de onlar için bağışlanma dileseydi, elbette TANRI’yı Affedici ve Şefkatli bulacaklardı.

 
4:65 Hayır, Efendine and olsun, anlaşmazlıklarında seni aralarında hakem kılmadıkça ve verdiğin kararı, kalplerinde bir burukluk duymadan kabul etmedikçe ve tam teslim olmadıkça inanmış olmazlar.

 
4:66 "Canınızı adayın" yahut "Yurtlarınızdan çıkın" diye emretmiş olsaydık, pek azı hariç bunu yapmazlardı. Kendilerine öğütleneni uygulasalardı onlar için daha iyi ve daha sağlam olurdu.

 
4:67 Kendilerine katımızdan büyük bir ödül verirdik.

 
4:68 Ve onları doğru bir yola iletirdik.

 
4:69 TANRI’ya ve elçisine uyanlar, TANRI’nın kendilerine iyilikte bulunduğu peygamberler, doğrulayıcılar, tanıklar ve salihler ile beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştır.

 
4:70 Bu bağış TANRI’dandır. Bilen olarak TANRI yeter.

 
4:71 İnananlar! Tetikte durun. Bölük bölük ya da topluca harekete geçin.

 
4:72 İçinizde ağır davrananlar var. Size bir musibet gelirse, "TANRI bana iyilik etti de onlarla birlikte (musibete) tanık olmadım" der.

 
4:73 TANRI’dan size bir lütuf erişirse sanki önce aranızda hiçbir dostluk yokmuş gibi, "Keşke ben de onlarla birlikte olsaydım da büyük bir başarı kazansaydım" der.

 
4:74 Dünya hayatını ahirete değişenler TANRI yolunda savaşsınlar. Kim TANRI yolunda savaşır, ölür yahut yenerse, kendisine büyük bir ödül vereceğiz.

 
4:75 Size ne oldu ki "Efendimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden kurtar, bize sahip çık, bize yardım et" diye feryat eden ezilmiş erkekler, kadınlar ve çocuklara rağmen hâlâ TANRI yolunda savaşmıyorsunuz?

 
4:76 İnananlar TANRI yolunda savaşırlar. Kâfirler ise azgınların ve küstahların yolunda savaşırlar. Öyleyse sapkının dostlarıyla savaşın; sapkının planı zayıftır.

 
4:77 Kendilerine, "Elinizi savaştan çekin, namazı gözetin, zekâtı verin" denilenlere dikkat etmedin mi? Kendilerine savaşmaları emredildiğinde, insanlardan TANRI’dan korkar gibi, belki daha fazla korkmaya başladılar ve "Efendimiz, neden bize savaşı yükledin, bizi yakın bir zamana kadar erteleyemez miydin!" dediler. De ki: "Bu dünyanın varlığı azdır, doğrular için ahiret daha hayırlıdır; en ufak bir haksızlığa uğratılmayacaksınız."

 
4:78 Nerede olursanız olun, sağlam kalelerde bile olsanız ölüm sizi yakalar. Başlarına iyi bir şey gelse, "Bu TANRI tarafındandır" derler. Kendilerine bir kötülük dokunsa, "Bu senin tarafındandır" derler. De ki: "Hepsi TANRI tarafındandır." Bu topluma ne oluyor ki neredeyse hiçbir söz (hadis) anlamıyorlar!

 
4:79 Sana gelen her iyilik TANRI’dan, sana gelen her kötülük ise kendindendir. Seni insanlara elçi olarak gönderdik. Tanık olarak TANRI yeter.

 
4:80 Elçiye uyan TANRI’ya uymuş olur. Kim yüz çevirirse çevirsin; biz seni onların üzerine bekçi göndermedik.

 
4:81 "Tamam, itaat ediyoruz" derler. Ancak senin yanından çıktıklarında onlardan bir takımı, söylemiş olduklarının tersini kuruyor. TANRI onların planlayıp kurdukları şeyleri kaydediyor. Onlara aldırma; TANRI’ya güven. Destekleyici olarak TANRI yeter.

 
4:82 Kuran'ı incelemiyorlar mı? TANRI’dan başkasının olsaydı onda birçok çelişki bulacaklardı.

 
4:83 Onlara güvenlik ve tehlikeyle ilgili bir söylenti ulaşsa onu yayarlar. Durumu elçiye ve aralarındaki yetkililere iletselerdi uzmanları onu değerlendirirdi. Size TANRI’nın lütfu ve rahmeti olmasaydı pek azınız hariç sapkına uyacaktınız.

 
4:84 TANRI yolunda savaşmalısın. Sen ancak kendinden sorumlusun. İnananları da aynı şeye özendir ki TANRI kâfirlerin gücünü etkisiz hale getirsin. TANRI’nın gücü daha şiddetli, cezası daha çetindir.

 
4:85 Kim bir iyiliğe aracılık ederse kendisi için ondan bir pay var. Kim bir kötülüğe aracılık ederse, kendisi için ondan bir pay var. TANRI her şeyi kontrol eder.

 
4:86 Herhangi bir yaşama dileğiyle karşılandığınız zaman daha güzeliyle veya aynen iade ederek yaşama dileyin. Kuşkusuz TANRI her şeyi hesaba katar.

 
4:87 TANRI: O'ndan başka tanrı yoktur. Gerçekleşmesi mutlak olan diriliş gününde sizleri biraraya toplayacaktır. TANRI’dan daha doğru söz (hadis) sahibi kim olabilir?

 
4:88 Size ne oluyor da ikiyüzlüler hakkında iki gruba ayrılıyorsunuz? İşlediklerinden ötürü TANRI onları baş aşağı çevirdi. TANRI’nın saptırdığını siz mi doğru yola ulaştırmak istiyorsunuz? TANRI’nın saptırdığı kimseye sen hiçbir yol bulamazsın.

 
4:89 Sizin de kendileri gibi inkâr etmenizi istediler ki onlarla bir olasınız. TANRI yolunda harekete geçinceye kadar onlardan kimseyi dost edinmeyin. Size karşı dönerlerse onları yakalayın, onları bulduğunuz yerde öldürün. Onları ne dost ne de yardımcı edinmeyin;

 
4:90 Ancak aranızda anlaşma bulunan bir topluluğa katılan, yahut sizinle veya kendi halkıyla savaşmaktan dolayı göğüslerinde sıkıntı duyarak size gelenler hariç… TANRI dileseydi onları başınıza musallat eder ve onlar da sizinle savaşırdı. Sizi yalnız bırakır, sizinle savaşmaz ve size barış önerirlerse TANRI sizin onlara saldırmanıza izin vermez.

 
4:91 Hem sizinle hem kendi toplumlarıyla güven içinde durmak isteyen bir başka grup bulacaksınız. Ne zaman kargaşalığa çağrılsalar içine dalarlar. Sizi yalnız bırakmaz, barış yapmak istemez ve ellerini sizden çekmezlerse karşılaştığınız yerde onları öldürebilirsiniz. Böylelerine karşı size apaçık yetki verdik.

 
4:92 İnanmış bir kişi, kaza hali hariç inanmış birisini öldüremez. Kim bir inananı kazara öldürmüşse inanmış bir köleyi salmalı ve ölenin ailesine diyet ödemeli. Ancak diyetten vazgeçip sadaka olarak kabul ederlerse başka. Öldürülen, sizinle savaş halinde olan bir topluluğa mensup bir inanan ise, o zaman inanan bir köleyi salmalısınız. Ancak, maktul aranızda anlaşma olan bir topluluktan ise ailesine diyet vermeli ve inanmış bir köleyi salmalısınız. Kim (gerekli parayı veya salacağı bir köle) bulamıyorsa, TANRI tarafından tövbesinin kabul edilmesi için iki ay aralıksız oruç tutmalıdır. TANRI Bilendir, Bilgedir.

 
4:93 Kim inanmış birisini kasten öldürürse yeri, sürekli kalacağı cehennemdir. TANRI kendisine gazap ve lanet etmiştir. Ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.

 
4:94 İnananlar, TANRI yolunda çarpışmaya çıktığınız zaman dikkatli olun. Size barış önerene, dünya hayatının geçici yararını gözeterek "Sen inanan değilsin" demeyin. Çünkü TANRI’nın yanında çok ganimetler var. Daha önceleri siz de onlar gibiydiniz; fakat TANRI size lütfetti. Öyleyse iyice araştırıp emin olun. TANRI yaptıklarınızdan Haberdardır.

 
4:95 Geçerli özre sahip olmaksızın yerlerinde oturanlar ile mallarıyla canlarıyla TANRI yolunda savaşım verenler bir olmaz. TANRI mallarıyla, canlarıyla savaşım verenleri derece bakımından oturanlardan üstün kıldı. TANRI hepsine güzellikler söz veriyor. Bununla birlikte, TANRI savaşım verenleri oturanlar üzerine daha büyük bir ödülle üstün kıldı;

 
4:96 Kendi katından derecelerle, bağışlama ve rahmet ile… TANRI Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
4:97 Kendilerine zulmedenlerin canlarını alırken melekler: "Ne halde idiniz" derler. "Bizler yeryüzünde ezilmiş kimselerdik" diye cevap verirler. "TANRI’nın yeri geniş değil miydi ki oralara göç edeydiniz" derler. Onların yeri cehennem. O ne kötü bir dönüş noktası.

 
4:98 Ancak, hiçbir çıkış yoluna gücü yetmeyen ve göç etmeye yol bulamayan erkek, kadın ve çocuk ezilmişler hariç.

 
4:99 Böylelerinin TANRI tarafından affedilmesi umulur. TANRI Affedicidir, Bağışlayandır.

 
4:100 Kim TANRI yolunda göç ederse yeryüzünde barınacak çok yer ve bolluk bulur. Kim TANRI’ya ve elçisine göç etmek için evinden çıkar ve sonra kendisini ölüm yakalarsa, ödülünü vermek TANRI’ya düşer. TANRI Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
4:101 Yeryüzünde yolculuğa çıktığınız zaman inkârcıların size saldırmasından korkuyorsanız namazı kısaltmanızda bir sakınca yok. Kuşkusuz inkârcılar sizin açık düşmanınızdır.

 
4:102 Sen içlerinde olup onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir grup sizi korumak için yanınızda bulunsun ve silahlarını da yanlarına alsın. Namaza duranlar secdeye vardıklarında arkanızda bulunsunlar. Sonra namaz kılmamış olan grup gelsin ve seninle birlikte namaza dursunlar, diğer grup silahlarını alıp nöbet tutsunlar. İnkârcılar, silahlarınız ve eşyanız hakkında dikkatsiz davranmanızı ve böylece sizi ani bir baskınla bozguna uğratmayı umarlar. Yağmur ve hastalık gibi özürlerden ötürü silahlarınızı bırakmanızda bir sakınca yok. Ancak alarmda olun. TANRI kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırladı…

 
4:103 Namazı bitirdiğiniz zaman ayakta, oturarak ve uzanarak TANRI’yı anın. Güvene kavuştuğunuzda namazı gözetiniz. Namaz, inananlar üzerine belirli vakitlerde farz kılınmıştır.

 
4:104 O topluluğu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Siz acı çekiyorsanız onlar da sizin gibi acı çekiyor. Fakat siz, onların TANRI’dan ummadığını umuyorsunuz. TANRI Bilendir, Bilgedir.

 
4:105 İnsanların arasında TANRI’nın sana gösterdiği gibi yargı veresin diye Biz sana gerçeği içeren kitabı indirdik. Hainlerden yana olma.

 
4:106 TANRI’dan bağışlanma dile. TANRI Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
4:107 Kendi özlerine hainlik edenleri savunma; TANRI ihanet edenleri ve günah işleyenleri sevmez.

 
4:108 İnsanlardan gizlerler ama TANRI’dan gizleyemezler. Oysa O'nun hoşlanmadığı düşünceleri kurarlarken O onlarla beraberdir. TANRI onların tüm yaptıklarını Kuşatır.

 
4:109 İşte sizler bu tür kişileri dünya hayatında savunuyorsunuz. Peki, diriliş gününde TANRI’ya karşı kim onları savunacak? Ya da kim onlara avukat olacak?

 
4:110 Kim bir kötülük işler veya özüne zulmeder de sonra TANRI’dan bağışlanma dilerse TANRI’yı Bağışlayıcı ve Şefkatli bulur.

 
4:111 Kim bir günah kazanırsa kendisine karşı kazanmış olur. TANRI Bilendir, Bilgedir.

 
4:112 Kim bir hata yahut bir günah işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa şüphesiz büyük bir iftira ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.

 
4:113 TANRI’nın sana lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptıracaktı. Onlar, yalnız kendilerini saptırır; sana hiçbir zarar veremezler. TANRI sana kitap ve bilgeliği indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti. TANRI’nın sana olan lütfu büyüktür.

 
4:114 Onların gizli görüşmelerinin çoğunda hayır yoktur; sadakayı, iyiliği veya insanların arasını düzeltmeyi savunmaları başka. Kim TANRI’nın rızasını arayarak bunları yaparsa ona büyük bir ödül vereceğiz.

 
4:115 Doğru yol kendisine belli olduktan sonra kim elçiye karşı gelir ve inananların yolundan farklı bir yol edinirse, seçtiği yöne kendisini yöneltir ve onu cehenneme atarız. Ne kötü bir dönüş noktasıdır orası.

 
4:116 TANRI kendisine ortak koşulmasını affetmez; bunun aşağısındaki günahları ise dilediği kişiye affeder. Kim TANRI’ya ortak koşarsa tamamen sapıtmış olur.

 
4:117 O'ndan ayrı olarak tanrıçalara hizmet ederler. Aslında inatçı sapkından başkasına hizmet etmezler.

 
4:118 TANRI ona lanet etmiş ve o da, "Elbette senin kullarından belli bir pay alacağım" demişti,

 
4:119 "Onları saptıracağım, onları kuruntularla oyalayacağım, hayvanların kulaklarını yarmalarını (böylece etlerini haram etmelerini) emredeceğim, TANRI’nın yaratışını/tasarımını değiştirmelerini emredeceğim." Kim TANRI yerine sapkını dost ve egemen edinirse apaçık bir kayba uğramıştır.

 
4:120 Onlara söz verir, ümit verir. Gerçekte, sapkının onlara verdiği söz kandırmadan başka bir şey değil.

 
4:121 Varacakları nokta cehennemdir; ondan kaçamazlar.

 
4:122 İnanıp doğru işler yapanları, içlerinde ırmaklar akan bahçelere yerleştireceğiz; orada ebedî kalacaklar. TANRI’nın sözü gerçektir. TANRI’dan daha doğru sözlü kim olabilir?

 
4:123 Bu, ne sizin kuruntularınız ne de kitap halkının kuruntularına göredir: Kim bir kötülük işlerse karşılığını bulur ve TANRI’dan başka bir Sahip ve Yardımcı bulamaz.

 
4:124 Erkek veya kadın, her kim inanarak doğru bir hayat sürerse bahçeye girer ve en ufak bir haksızlık görmez.

 
4:125 TANRI’ya teslim olarak iyilik yapan ve İbrahim'in tek tanrıcı dinine uyandan daha güzel bir dine kim sahip olabilir? TANRI İbrahim'i arkadaş edindi.

 
4:126 Yerde ve göktekilerin hepsi TANRI’nındır. TANRI her şeyi Kuşatır.

 
4:127 Sana kadınlar hakkında soruyorlar. De ki: "TANRI bu Kitap yoluyla kadınlar hakkında sizi aydınlatıyor. Yasal hakları olan mallarını vermeyip kendileriyle evlenmek istediğiniz kadınların yetimleri ve zavallı çocukları hakkında Kitapta size okunan işaretler yetimlere adaletli davranmanızı emretmektedir. Yaptığınız her iyiliği TANRI Biliyor."

 
4:128 Bir kadın kocasının iffetsiz davranışından, yahut kendisinden yüz çevirmesinden endişe ediyorsa uzlaşmayla tekrar aralarını düzeltmelerinde bir sakınca yoktur. Uzlaşma daha iyidir. Kişi bencil ve kıskanç davranmaya eğilimlidir. İyilik yapar ve doğru davranırsanız, elbette TANRI yaptıklarınızı haber alır.

 
4:129 Ne kadar isteseniz de kadınlara eşit davranamazsınız. Öyleyse tamamen birine yönelip de diğerini askıdaymış gibi bırakmayın. Bu durumu düzeltip doğru olursanız TANRI Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
4:130 Çiftler birbirlerinden ayrılırlarsa, her birisini bol nimetiyle yoksulluktan kurtarır. TANRI Cömerttir, Bilgedir.

 
4:131 Göklerde ve yerde ne varsa TANRI’nındır. Sizden önce kendilerine kitap verilenlere de size de, "TANRI’yı sayıp dinleyin" diye öğütledik. İnkâr ederseniz, bilesiniz ki göklerde ve yerde ne varsa TANRI’nındır. Kuşkusuz TANRI kimseye muhtaç değildir, övgüye layıktır.

 
4:132 Göklerde ve yerde ne varsa TANRI’nındır. Koruyucu olarak TANRI yeter.

 
4:133 İnsanlar! O dilerse sizi ortadan kaldırıp başkalarını getirir. TANRI’nın gücü buna yeter.

 
4:134 Her kim dünya nimetini isterse, bilsin ki hem dünya hem ahiret nimeti TANRI’nın yanındadır. TANRI İşitendir, Görendir.

 
4:135 İnananlar! Kendiniz, ananız, babanız ve yakınlarınız aleyhinde dahi olsa TANRI için tanıklık ederek adaleti gözetin. İster zengin, ister fakir olsun, TANRI her iki gruba da bakar. Öyleyse, kişisel çıkar ve duygularınıza uyarak taraflı davranmayın. Gerçeği çarpıtırsanız veya tanıklık etmekten çekinirseniz, bilesiniz ki TANRI yaptıklarınızı haber alır.

 
4:136 İnananlar! TANRI’ya, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve daha önceden indirdiği kitaba inanın. Kim TANRI’yı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkâr ederse büsbütün sapıtmış olur.

 
4:137 İnanıp sonra inkâr eden, tekrar inanıp tekrar inkâr eden ve daha sonra inkârlarında ileri giden kimseleri TANRI affetmeyecek ve onlara yol göstermeyecek.

 
4:138 İkiyüzlülere acıklı bir azabı müjdele.

 
4:139 Onlar ki inananlara ek olarak inkârcılarla da iş birliği yapar. Onların yanında onur mu arıyorlar? Oysa, onur tümüyle TANRI’ya aittir.

 
4:140 Size kitapta bildirilmiştir ki: TANRI’nın işaretlerinin inkâr edilip alaya alındığını işittiğiniz zaman, onlar başka bir söze dalıncaya kadar onlarla birlikte oturmayın; yoksa siz de onlar gibi olursunuz. TANRI bütün ikiyüzlüleri ve inkârcıları cehennemde toplayacak.

 
4:141 Onlar sizi gözetleyip dururlar. TANRI’dan size bir zafer geldiğinde, "Biz sizinle birlikte değil miydik" derler. Kazanma sırası inkârcılara gelirse bu sefer, "Biz size destek olarak sizi inananlardan korumadık mı" derler. Diriliş günü, TANRI aranızda hüküm verecektir. TANRI inkârcılara, inananlar üzerine egemen olma fırsatını vermeyecek.

 
4:142 İkiyüzlüler TANRI’yı aldattıklarını zanneder. Halbuki O, onları aldanmış bırakır. Onlar namaza kalktıklarında üşene üşene kalkar. Çünkü insanlara gösteriş yaparlar ve TANRI’yı pek az anarlar.

 
4:143 Arada bocalayıp dururlar; ne bunlara ne de onlara katılırlar. TANRI’nın şaşırttığına bir yol bulamazsın.

 
4:144 İnananlar, inananları bırakıp inkârcıları dost edinmeyin. TANRI’ya, size karşı kullanacağı bir delil mi vermek istiyorsunuz!

 
4:145 İkiyüzlüler ateşin en aşağı katındadır. Onlara yardım edecek kimse bulamazsın.

 
4:146 Ancak pişman olup yönelen, durumunu düzelten, TANRI’ya sarılan ve dinlerini sadece TANRI’ya ait kılanlar başka… Bunlar, inananlarla birliktedir. TANRI inananlara daha sonra büyük bir ödül verecek.

 
4:147 Sizler inanır ve şükrederseniz TANRI sizi neden cezalandırsın ki? TANRI Şükredendir, Bilendir.

 
4:148 TANRI kötü dil kullanılmasını sevmez. Zulme uğrayanlar başka. TANRI İşitendir, Bilendir.

 
4:149 Bir iyiliği açığa vurur veya gizlerseniz, yahut bir kötülüğü affederseniz, TANRI Affedendir, Güçlüdür.

 
4:150 TANRI’ya ve elçisine karşı çıkanlar, TANRI ile elçilerinin arasını ayırmak isteyenler, "Bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr ederiz" diyenler ve bu ikisi arasında bir yol edinmek isteyenler…

 
4:151 İşte bunlar gerçek inkârcılardır. İnkârcılar için acıklı bir azap hazırlıyoruz.

 
4:152 TANRI’ya ve elçilerine inanan ve onların hiçbiri arasında ayrım yapmayanların da ödüllerini ileride verecek. TANRI Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
4:153 Kitap halkı, senin kendilerine gökten bir kitap indirmeni istiyor. Musa'dan bunun daha büyüğünü istemiş ve, "Bize TANRI’yı fiziksel olarak göster" demişlerdi. Böyle sınırı aşmalarından ötürü onlara yıldırım çarptı. Kendilerine apaçık deliller gelmesine rağmen buzağıya hizmet ettiler. Onları yine affettik. Musa'ya da apaçık bir yetki verdik.

 
4:154 Kendilerinden söz alırken Sina Dağı'nı üzerlerine yükselttik. Onlara, "Kapıdan alçak gönüllü olarak girin" dedik. Onlara, "Cumartesi yasağını çiğnemeyin" dedik; onlardan sağlam bir söz aldık.

 
4:155 Sözlerini bozmalarından, TANRI’nın işaret ve delillerini inkâr etmelerinden, peygamberleri haksız yere öldürmelerinden ve "Sabit fikirliyiz" demelerinden ötürü, evet inkârlarından ötürü TANRI onların anlayışlarını mühürledi. Bunun için pek azı inanır.

 
4:156 İnkârlarından ve Meryem hakkında büyük bir yalan uydurmalarından ötürü…

 
4:157 Ve TANRI’nın elçisi "Meryemoğlu İsa Mesih'i gerçekten öldürdük" demelerinden ötürü… Ve onu öldürmediler ve onu çarmıha germediler; fakat onlara öyle göründü. Ve bunda(öldürüp, öldüremediklerinde) anlaşmazlığa düşenler, gerçekte bunun hakkında kesin bir şüphe içindedirler. Onların bu konuda şüphelenmek dışında bir bilgisi yok. Ve onu kesinlikle öldürmediler.

 
4:158 Tersine, TANRI onu kendisine yükseltti; TANRI Üstündür, Bilgedir.

 
4:159 Kendilerine kitap verilenlerden her biri ölümünden önce O’na(İsa’ya) inanmak zorundadır. Diriliş günü ise O(İsa), onların üzerine tanıklık edecektir.

 
4:160 Yahudilerin işledikleri zulümlerden ve birçok kişiyi TANRI yolundan çevirmelerinden dolayı kendilerine daha önce helal kılınmış temiz nimetleri yasakladık.

 
4:161 Yasaklandıkları halde faizi almalarından ve insanların parasını haksızlıkla yemelerinden ötürü… Onların inkârcılarına acıklı bir azap hazırladık.

 
4:162 Ancak aralarındaki derin ilim sahipleri ve inananlar, sana indirilene ve senden önce indirilenlere inanır. Namazı gözetir, zekâtı verir, TANRI’ya ve ahiret gününe inanırlar; bunlara büyük bir ödül vereceğiz.

 
4:163 Nuh'a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi sana da vahyettik. İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakup'a ve soyuna, İsa'ya, Eyyup'a, Yunus'a, Harun'a ve Süleyman'a da vahyetmiş, Davut'a da mezmurları vermiştik.

 
4:164 Sana önceden anlattığımız elçilere ve anlatmadığımız elçilere de… Ve TANRI, Musa ile de kelimelerle konuşmuştu.

 
4:165 Müjdeler ve uyarılar getiren elçiler… Ki tüm bu elçilerden sonra insanların TANRI’ya karşı bir bahaneleri kalmasın. TANRI Üstündür, Bilgedir.

 
4:166 Fakat TANRI, sana indirdiğine tanıklık eder. Onu kendi bilgisiyle indirdi. Melekler de buna tanıklık eder. Tanık olarak TANRI yeter.

 
4:167 İnkâr edenler ve TANRI’nın yolundan alıkoyanlar tamamıyla sapıtmışlardır.

 
4:168 İnkâr edip zulmedenleri TANRI ne bağışlayacak, ne de onlara bir yol gösterecektir.

 
4:169 Yalnız cehennemin yolu hariç. Orada sürekli kalacaklar. Bu, TANRI’ya pek kolaydır.

 
4:170 İnsanlar! Elçi Efendinizden gerçeği getirmiştir. Kendi yararınız için inanmalısınız. İnkâr ederseniz, bilin ki göklerde ve yerde ne varsa TANRI’nındır. TANRI Bilendir, Bilgedir.

 
4:171 Kitaplılar! Dininizde sınırı aşmayın. TANRI hakkında sadece gerçeği söyleyin. Meryemoğlu İsa Mesih, sadece TANRI’nın elçisi ve Meryem'e ilettiği kelimesi ve O'ndan bir ruhtur. TANRI’ya ve elçilerine inanın. "Üçtür" demeyin. Kendi yararınız için buna son verin. Biricik tanrı sadece TANRI’dır. O, çocuk sahibi olmaktan yücedir. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Vekil olarak TANRI yeter.

 
4:172 Ne Mesih ne de yakın melekler, TANRI’nın kulu olmayı küçüklük saymaz. Kim O'na kulluğu küçük görür de büyüklük taslarsa, bilsin ki O, onların hepsini huzuruna toplayacak.

 
4:173 İnanıp doğru davrananların ödüllerini eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha fazla verecektir. Küçümseyip kibirlenenleri ise acıklı bir azapla cezalandıracak. Kendilerine TANRI’dan başka ne bir sahip ve ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.

 
4:174 İnsanlar! Efendinizden size bir kanıt geldi ve üzerinize apaçık bir ışık indirdik.

 
4:175 TANRI’ya inanıp, O'na sarılanları ise kendi rahmetine ve lütfuna kabul edecek, onları dosdoğru bir yola sokarak kendisine yöneltecektir.

 
4:176 Sana danışıyorlar. De ki: "TANRI size eşsiz ve çocuksuz olan kişinin mirası hakkında şu hükmü açıklıyor: Ölen erkeğin çocuğu olmayıp bir kız kardeşi varsa, bıraktığı mirasın yarısı kız kardeşinindir. Fakat, (ölen kişi) çocuğu olmayan kız kardeşse, erkek kız kardeşinin mirasının tamamını alır. Varisler iki kız kardeş ise, bırakılanın üçte ikisi onlarındır. Kardeşler, erkeklerden ve kadınlardan oluşuyorsa, erkeğe kadının iki katı kadar pay verilir." Şaşırmamanız için TANRI size böylece açıklıyor. TANRI her şeyi Bilendir.