30 - Romalılar

 
30:0 Zarif, Şefkatli TANRI'nın İsmiyle,

 
30:1 E(1)L(30)M(40) <> 71

 
30:2 Romalılar yendiler,

 
30:3 Yeryüzünün/ülkenin en alçak yerinde… Yengilerinden sonra yenileceklerdir.

 
30:4 Bir kaç sene içinde. İş, önünde sonunda TANRI’ya aittir. O gün inananlar sevineceklerdir.

 
30:5 TANRI’nın zaferiyle… O dilediğini zafere ulaştırır. O Üstündür, Şefkatli’dir.

 
30:6 TANRI’nın vermiş olduğu sözdür. TANRI sözünü bozmaz; fakat insanların çoğu bilmez.

 
30:7 Onlar dünya hayatının dış (görünen) yüzünü bilirler. Ahiretten ise habersizdirler.

 
30:8 Kendi kendilerine hiç düşünmediler mi ki TANRI gökleri, yeri ve aralarındakileri bir amaç için ve belli bir süre için yaratmıştır. Buna rağmen, insanların çoğunluğu Efendi’leriyle karşılaşmayı inkâr etmektedirler.

 
30:9 Yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakmazlar mı? Onlardan daha güçlü idiler, toprağı işlediler ve onlardan daha fazla üretimde bulundular. Elçileri onlara apaçık delillerle gitmişlerdi. Onlara zulmeden TANRI değildi; onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

 
30:10 Kötülük işleyenlerin sonu kötü oldu. Çünkü TANRI’nın işaretlerini yalanladılar ve onlarla eğlendiler.

 
30:11 Yaratılışı başlatan, sonra onu tekrarlayan TANRI’dır. Ve sonunda siz O'na döndürüleceksiniz.

 
30:12 O anın gerçekleştiği gün suçlular şoke olurlar.

 
30:13 Koştukları ortaklarından da kendilerine şefaat eden hiçbir kimse çıkmaz; ortaklarını inkâr ederler.

 
30:14 O anın gerçekleştiği gün gruplara ayrılırlar.

 
30:15 İnanıp doğru davrananlar ise bir bahçe içinde neşelendirilirler.

 
30:16 İnkar edip, işaretlerimizi ve ahiret buluşmasını yalanlayanlar da azabın içine sokulurlar.

 
30:17 Öyleyse geceleyin bir köşeye çekildiğiniz ve sabahleyin kalktığınız zaman TANRI’yı övgüyle anın.

 
30:18 Akşam ve öğle tatilinde göklerde ve yerde tüm övgüler O'nadır.

 
30:19 Ölüden diriyi çıkarır, diriden de ölüyü çıkarır ve ölümünden sonra yeryüzünü diriltir; siz işte böyle çıkarılacaksınız.

 
30:20 Sizi bir topraktan yaratması ve sonra yayılıp çoğalan insanlar olmanız O'nun işaretlerindendir.

 
30:21 Kendileriyle rahatlayıp huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranıza dostluk sevgisi ve merhamet koyması O'nun işaretlerindendir. Düşünen bir toplum için bunda işaretler vardır.

 
30:22 Göklerin ve yerin yaratılışı, dillerinizin ve renklerinizin farklılığı da O'nun işaretlerindendir. Bilenler için bunda işaretler vardır.

 
30:23 Geceleyin ve gündüzün uyumanız ve O'nun lütfundan aramanız da O'nun işaretlerindendir. Dinleyen bir toplum için bunda işaretler vardır.

 
30:24 Korku ve umut kaynağı olarak size şimşeği göstermesi ve gökten bir su indirerek ölümünden sonra onunla yeri diriltmesi de O'nun işaretlerindendir. Aklını kullanan bir toplum için bunda işaretler vardır.

 
30:25 Göğün ve yerin O'nun buyruğuyla ayakta durması da O'nun işaretlerindendir. Sonra sizi yerden bir tek çağrıyla çağırdığı vakit siz çıkıverirsiniz.

 
30:26 Göklerde ve yerde bulunan herkes O'na aittir; hepsi O'na boyun eğmektedir.

 
30:27 Yaratılışı başlatıp tekrarlayan da O'dur; bu O'na çok kolaydır. Göklerde ve yerde en yüce örnek O'na aittir. O Üstündür, Bilgedir.

 
30:28 İşte size kendi içinizden bir örnek veriyor: Emriniz altındaki kimseleri, size verdiğimiz rızıklarda size eşit ortaklar olarak kabul eder misiniz? Birbirinizden çekindiğiniz gibi onlardan da çekinir misiniz? Aklını kullanan bir toplum için işaretleri böyle detaylı açıklarız.

 
30:29 Aslında, zalimler bilgisizce kendi kafalarına uydular. TANRI’nın saptırdığını kim doğruya iletebilir? Onlara hiç kimse yardım etmez.

 
30:30 Bir tek Tanrıcı olarak kendini dine adamalısın. Nitekim, TANRI insanları böyle bir yaratılış ile donatarak yaratmıştır. TANRI’nın yaratışında değişiklik olmaz. Bu, tam yetkin bir dindir, fakat insanların çoğu bilmez.

 
30:31 O'na yönelin; O'nu sayıp dinleyin. Namazı gözetin ve ortak koşanlardan olmayın.

 
30:32 Onlar ki dinlerini parçaladılar ve grup grup oldular. Her parti kendine ait (imam ve kitap)larla sevinip övünmektedir.

 
30:33 İnsanlara bir zarar dokunduğu gün tümüyle Efendi’lerine yönelerek dua ederler. Fakat sonra, kendilerine bir rahmet tattırınca bazıları Efendi’lerine ortak koşar.

 
30:34 Böylece kendilerine verdiklerimize karşı nankörlük ederler. Zevklenin bakalım; ileride bileceksiniz.

 
30:35 Yoksa onlara, ortak koşmalarını destekleyen bir delil mi indirdik?

 
30:36 İnsanlara bir rahmet tattırdığımız vakit onunla sevinirler. Yaptıklarının karşılığı olarak kendilerine bir kötülük dokunsa derhal umutsuzluğa düşerler.

 
30:37 TANRI’nın, dilediğine rızkı arttırdığını ve kıstığını görmezler mi? İnanan bir toplum için bunda dersler vardır.

 
30:38 Öyleyse yakınlığı bulunanlara haklarını ver, yoksula ve yolcuya da… TANRI’nın rızasını dileyenler için bu daha iyidir; onlar başarıya ulaşanlardır.

 
30:39 İnsanların malları içinde artması için verdiğiniz faizcilik parası TANRI’nın yanında artmaz. Ancak, TANRI’nın rızasını dileyerek verdiğiniz bir zekata gelince, onu verenler yatırımlarını katlarlar.

 
30:40 TANRI sizi yarattı, sonra size rızık verdi, sonra sizi öldürür, sonra sizi diriltir. Ortaklarınızdan hangisi bunlardan birisini yapabilir? Övgüler O'na aittir. Onların ortak koştuklarından çok yücedir.

 
30:41 İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde felaketler yaygınlaştı. Böylece, (kötülükten) dönerler diye yaptıklarının bir kısmını onlara tattırıyor.

 
30:42 De ki: "Yeryüzünde dolaşın da öncekilerin sonunun nasıl olduğuna bakın." Çokları ortak koşanlardı.

 
30:43 Öyleyse, TANRI’dan, geri çevrilmesi olanaksız birgün gelmeden önce kendini dosdoğru olan dine ada. O gün şoke olurlar.

 
30:44 Kim inkâr ederse, inkârı kendi aleyhinedir. Kimler de doğru davranırlarsa kişiliklerini güçlendirmiş ve geliştirmiş olurlar.

 
30:45 Çünkü O, inananları ve doğru davrananları lütfundan ödüllendirecektir. O, inkârcıları sevmez.

 
30:46 Size rahmetini tattırması, emriyle gemileri yürütmesi, lütfunu (ticaret yoluyla) aramanız ve şükretmeniz için rüzgarları müjdeci olarak göndermesi de O'nun işaretlerindendir.

 
30:47 Senden önce elçileri halklarına apaçık delillerle gönderdik. Suç işleyenleri de cezalandırdık. İnananlara yardım etmek görevimizdir.

 
30:48 TANRI rüzgarları göndererek bulutları sürer, onları dilediği gibi gökte yayıp üstüste yığar ve sen de onların arasından yağmurun çıktığını görürsün. Kullarından dilediğinin üzerine onu yağdırınca hemen sevinirler.

 
30:49 Halbuki onlar, üzerlerine yağmur yağmasından önce umutsuzdular.

 
30:50 TANRI’nın rahmetinin ürünlerine bak; ölümünden sonra toprağı nasıl da diriltiyor. Bunun gibi ölüleri de diriltecektir. O her şeye gücü yetendir.

 
30:51 Ancak, O bir fırtına gönderir de onlar (ekinlerin kuruyup) sarardığını görseler, hemen inkâr ve nankörlük etmeye başlarlar.

 
30:52 Sen ne ölülere işittirebilirsin, ne de arkalarını dönüp giden sağırlara çağrıyı duyurabilirsin.

 
30:53 Körü de sapıklığından kurtarıp yola getiremezsin. Sen ancak işaretlerimize inananlara işittirebilirsin ki onlar hemen teslim olurlar.

 
30:54 TANRI sizi zayıf olarak yarattı, zayıflıktan sonra size güç verdi, güçten sonra zayıflık ve ağarmış saçlar verdi. O dilediğini yaratır. O Bilendir, Güçlüdür.

 
30:55 O an gerçekleştiği zaman, suçlular, (dünyada) ancak bir an kaldıklarına and içerler. Onlar işte böyle yanılıyorlardı.

 
30:56 Kendilerine bilgi ve inanma şansı verilenler, "Siz TANRI’nın yasasına göre, diriliş gününe kadar kaldınız. Bu, diriliş günüdür; fakat siz bilemediniz" diyeceklerdir.

 
30:57 O gün, zalimlerin özrü kendilerine bir yarar sağlamayacaktır; kendilerini temize çıkarmaları da istenmez.

 
30:58 Biz bu Kuran'da insanlara her türlü örneği verdik. Onlara bir işaret getirsen, gerçeği gizleyenler, "Siz yanılanlarsınız" diyeceklerdir.

 
30:59 TANRI bilmeyenlerin kalplerini işte böyle damgalar.

 
30:60 Öyleyse sabret. TANRI’nın sözü gerçektir. Kesinliğe ulaşmamış olanlar seni gevşekliğe sürüklemesin.