3 - İmran Ailesi

 
3:0 Zarif, Şefkatli TANRI'nın İsmiyle,

 
3:1 E(1)L(30)M(40) <> 71

 
3:2 TANRI: O'ndan başka tanrı yoktur; Diridir, Gözetendir.

 
3:3 Sana bu kitabı, kendisinden öncekileri doğrulayıcı olarak gerçekle indirdi. Tevrat'ı ve İncil'i de indirdi,

 
3:4 Bundan önce insanlara yol gösterici olarak… Yasalar kitabını indirdi. TANRI’nın işaretlerini inkâr edenlere çetin bir azap vardır. TANRI Üstündür, Öç Alandır.

 
3:5 Yerde ve gökte hiçbir şey TANRI’ya gizli kalmaz.

 
3:6 Rahimlerde size dilediği şekilde biçim veren O'dur. O'ndan başka tanrı yoktur; Üstündür, Bilgedir.

 
3:7 O ki sana bu kitabı indirdi. Onun bazı işaretleri kesin anlamlıdır, ki bunlar kitabın özüdür. Diğerleri de benzer anlamlıdır. Kalplerinde hastalık bulunanlar, insanları şaşırtmak ve farklı anlam vermek için benzer anlamlı olanlarının ardına düşerler. Onların tevilini yalnızca TANRI bilir. İlim sahipleri de. "Hepsi Efendimiz katındandır, hepsine inandık." derler. Akıl ve anlayış sahiplerinden başkası öğüt almaz.

 
3:8 "Efendimiz, bizi doğruya ulaştırdıktan sonra kalplerimizin eğrilmesine izin verme. Üzerimize rahmetini yağdır; kuşkusuz sen Bağışta Bulunansın."

 
3:9 "Efendimiz, gerçekleşmesi kuşku götürmeyen günde insanları toplayacak olan sensin." TANRI sözünden dönmez.

 
3:10 İnkârcıların ne paraları ne de çocukları TANRI’ya karşı hiçbir yarar sağlamaz. Onlar ateşin yakıtıdır.

 
3:11 Firavunun halkı veya onlardan öncekilerin durumu gibi… İşaretlerimizi yalanladılar ve TANRI da onları suçüstü yakaladı. TANRI’nın cezalandırması şiddetlidir.

 
3:12 İnkârcılara şunu söyle: "Yenilecek ve cehenneme sürüleceksiniz." Ne kötü bir konuttur.

 
3:13 Karşılaşan iki orduda sizin için bir ders var. Ordulardan birisi TANRI yolunda savaşırken diğeri de inkârcı idi. Onları gözleriyle kendilerinin iki katı olarak görüyorlardı. TANRI dilediğini zaferle destekler. Bunda görüş sahipleri için bir ibret vardır.

 
3:14 Kadınları, çocukları, yığınlarla altın ve gümüşü, eğitilmiş atları, davarları ve ekinleri sevmek gibi zevkler insanlara alımlı görünür. Bunlar dünya hayatının nimetleridir. Oysa gidilecek en güzel yer TANRI katındadır.

 
3:15 De ki: "Bundan daha iyisini size haber vereyim mi? Doğrular için Efendi’lerinin yanında altlarından ırmaklar akan, içinde sonsuz kalacakları bahçeler, tertemiz eşler ve TANRI’nın nimetleri içinde mutluluk vardır." TANRI, kullarını görür.

 
3:16 Onlar ki: "Efendimiz, biz inandık, günahlarımızı bağışla ve bizi cehennem azabından koru" derler.

 
3:17 Onlar, sabredenlerdir, doğru sözlülerdir, gönülden teslim olanlardır, insanlara yardım edenler ve seherlerde/gönülden bağışlanma dileyenlerdir.

 
3:18 TANRI, kendisinden başka tanrı olmadığına şehadet eder; melekler ve adaleti gözeten ilim sahipleri de… O'ndan başka tanrı yoktur. Üstündür, Bilgedir.

 
3:19 TANRI tarafından onaylanan biricik din, barış içinde teslim olmak (İslam) tır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine bilgi geldikten sonra sırf aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. TANRI’nın işaretlerini inkâr edenler için TANRI hesabı çabuk görür.

 
3:20 Seninle tartışırlarsa, "Ben ve beni izleyenler kendimizi TANRI’ya teslim ettik" de. Kitap verilenlere ve kitap verilmeyenlere (ümmilere), "Teslim oldunuz mu" de. Teslim olurlarsa, doğruyu bulurlar. Yüz çevirirlerse, görevin sadece duyurmaktır. TANRI kulları görür.

 
3:21 TANRI’nın işaretlerini inkâr edenlere, haksız yere peygamberleri öldürenlere ve insanların arasında adaleti savunanları öldürenlere acıklı bir azabı müjdele.

 
3:22 Onlar, dünya ve ahirette yaptıkları boşa çıkanlardır. Onlara yardım eden de olmayacak.

 
3:23 Kitaptan kendilerine bir pay verilmiş olanlara baksana, aralarında hükmetmeleri için TANRI’nın kitabına çağrılıyorlar da onlardan bir grup yüz çevirip geri dönüyor.

 
3:24 Çünkü onlar, "Cehennem sayılı birkaç günün dışında bize dokunmayacak" dediler. Uydurdukları şeyler onları dinlerinde böylece yanıltmıştır.

 
3:25 Herkese kazandığının karşılığı haksızlık yapılmadan ödeneceği, gerçekleşmesinde kuşku olmayan o gün için onları topladığımızda halleri nice olacak?

 
3:26 De ki: "Yöneticilerin Yöneticisi olan Tanrım, yönetimi dilediğine verir, dilediğini de yönetimden indirirsin. Dilediğini yükseltir, dilediğini de alçaltırsın. Tüm iyilikler senin elinde. Sen her şeye gücü yetensin!"

 
3:27 "Geceyi gündüze katarsın, gündüzü de geceye katarsın. Diriyi ölüden çıkarırsın, ölüyü de diriden çıkarırsın. Dilediğini hesapsız rızıklandırırsın."

 
3:28 İnananlar, inananları bırakıp inkârcıları dost edinmesin. Kim bunu yaparsa TANRI ile bir ilgisi kalmaz. Ancak onlardan korkmanız hali başka… TANRI kendisi hakkında sizi uyarıyor. Dönüş TANRI’yadır.

 
3:29 De ki: "İçinizdeki düşüncelerinizi ister gizleyin, ister açıklayın, TANRI bilir." Göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. TANRI’nın gücü her şeye yeter.

 
3:30 Gün gelecek, her kişi yaptığı her iyiliği önünde hazır bulacaktır. İşlediği her kötülük ile kendisi arasında uzun bir mesafe olmasını isteyecek. TANRI kendisi hakkında sizi uyarıyor. TANRI kullara Merhametlidir.

 
3:31 De ki: "TANRI’yı seviyorsanız beni izleyin ki TANRI da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. TANRI Bağışlayandır, Merhametlidir."

 
3:32 "TANRI’ya ve elçiye itaat edin" de. Yüz çevirirlerse, elbette TANRI inkârcıları sevmez.

 
3:33 Gerçekte TANRI Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini evrenlerin üzerine seçti.

 
3:34 Birbirlerinin soyundan olarak… TANRI İşitir, Bilir.

 
3:35 İmran'ın karısı demişti ki: "Efendim, karnımdakini tamamıyla sana adadım, adağımı kabul buyur. Sen İşitensin, Bilensin."

 
3:36 Onu doğurunca, –TANRI onun ne doğurduğunu biliyordu– "Efendim, onu kız doğurdum" dedi. "Erkek kız gibi değil. O’na Meryem adını verdim. O’nu ve soyunu, kovulmuş sapkından koruman için sana yalvarırım."

 
3:37 Efendisi, adağını güzel bir şekilde kabul etti ve onu Zekeriya'nın himayesinde güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya, odanın köşesinde onun yanına her girişinde yanında yiyecekler bulurdu. "Meryem, bunlar sana nereden geliyor" diye sorduğunda, "Bu, TANRI katındandır. TANRI dilediğine hesapsız rızık verir" derdi.

 
3:38 Zekeriya oracıkta Efendisine dua etti: "Efendim" dedi, "katından bana tertemiz bir soy ver, Sen duaları işitensin."

 
3:39 Tapınakta durmuş namaz kılıyorken melekler ona, "TANRI seni, TANRI’dan bir kelimeyi doğrulayacak, onurlu, iffetli ve doğru bir peygamber olan Yahya ile müjdeliyor" diye seslendiler.

 
3:40 "Efendim, ben yaşlı ve karım kısırken nasıl olur da bir oğlum olur" deyince, o, "Evet; ama TANRI dilediğini yapar" dedi.

 
3:41 "Efendim, bana bir alamet ver" dedi. "Alametin, üç gün işaretle anlaşmanın dışında insanlar ile konuşmamandır. Efendini çokça an, akşam sabah O'nu düşün, " dedi.

 
3:42 Ve Melekler şöyle demişti: "Ey Meryem, TANRI seni seçti ve seni arındırdı ve seni evrenlerin kadınları üzerine seçti.

 
3:43 "Ey Meryem, Efendi'ne teslim ol, secdeye kapan, eğilenlerle birlikte eğil."

 
3:44 Bunlar, sana vahyettiğimiz metafizik haberlerindendir. Meryem'e hangisi kefil olacak diye kura çekerlerken sen onların yanında değildin; çekiştikleri zaman da sen onların yanında değildin.

 
3:45 Melekler demişti ki: "Meryem, TANRI seni kendisinden bir Söz ile müjdeliyor. Onun adı Meryemoğlu İsa Mesih'tir. Dünyada da ahirette de önderlerdendir ve yakın olanlardandır.

 
3:46 "Beşikteyken de büyüyünce de insanlarla konuşacak ve iyilerden olacak."

 
3:47 "Efendim! Bana bir insan dokunmamışken nasıl olur da çocuğum olur" deyince, şöyle cevap verdi: "TANRI dilediğini böyle yaratır. Herhangi bir şeyin olmasını dilediği an ona ‘Ol' der ve o şey oluverir.

 
3:48 Ona kitabı, bilgeliği, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek.

 
3:49 İsrailoğullarına gönderilen bir elçi olarak: ‘Ben size, Efendinizden bir kanıt ile geldim. Size balçıktan kuş heykeli yapıp ona üflerim ve TANRI’nın izniyle bir kuş oluverir. TANRI’nın izniyle körü ve cüzzamlıyı iyileştirir, ölüyü diriltirim. Ne yediğinizi ve evlerinizde neler biriktirdiğinizi size bildirebilirim. İnanacaksanız bu kanıtlar sizin için yeterlidir.

 
3:50 Benden önceki Tevrat'ı doğrulamak ve size haram edilen bazı şeyleri helal etmek için gönderildim. Size Efendinizden bir kanıt getirdim. TANRI’yı dinleyin ve beni izleyin.

 
3:51 TANRI benim de Efendim, sizin de Efendiniz; O'na hizmet edin. Budur doğru yol."

 
3:52 İsa onlardan inkârcı bir tavır sezince, "TANRI yolunda kim bana yardımcı olacak" dedi. Öğrencileri, "Biz TANRI’nın yardımcılarıyız; TANRI’ya inandık. Müslüman oluşumuza tanık ol" diye karşılık verdiler.

 
3:53 "Efendimiz, indirdiğine inandık ve elçiye uyduk, bizi tanıklar listesine yaz!"

 
3:54 Tuzak kurdular, TANRI da tuzak kurdu. TANRI tuzak kuranların en iyisidir.

 
3:55 TANRI İsa'ya şöyle demişti: "Seni(n ruhunu) alacağım ve seni kendime yükselteceğim. Seni gerçeği gizleyenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları diriliş gününe kadar inkâr edenlerin üzerinde tutacağım. Sonra, dönüşünüz banadır ve anlaşmazlığa düştüğünüz konularda aranızda ben hüküm vereceğim."

 
3:56 "Gerçeği Gizleyenleri ise dünyada ve ahirette şiddetli bir şekilde cezalandıracağım; yardımcıları da olmayacak."

 
3:57 İnanıp doğru bir hayat sürenlere gelince, ödülleri tam olarak ödenecek. TANRI zalimleri sevmez.

 
3:58 Sana bu okuduklarımız, işaretlerden ve hikmetli mesajdandır.

 
3:59 TANRI’ya göre İsa'nın örneği, Adem'in örneği gibidir; topraktan biçimlendirdikten sonra ona "Ol" dedi ve o da oldu.

 
3:60 Bu, Efendinden gelen gerçektir; kuşkulananlardan olma.

 
3:61 Sana gelen bu bilgiden sonra her kim bu konuda seninle tartışırsa, De ki: "Gelin, çocuklarımızı, çocuklarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı çağırarak bizlerle sizler bir araya gelelim ve sonra TANRI’nın lanetinin yalancıların üzerine olması için lanetleşelim.

 
3:62 İşte, söylentilerin gerçeği bu. TANRI’dan başka hiçbir tanrı yoktur ve elbette TANRI Güçlüdür, Bilgedir.

 
3:63 Yüz çevirirlerse, elbette TANRI bozguncuları bilir.

 
3:64 De ki: "Kitaplılar! Bizimle sizin aranızda aynı olan bir ilkeye geliniz: TANRI’dan başkasına hizmet etmeyelim ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım, birimiz diğerini TANRI’dan sonra efendiler edinmesin." Kabul etmezlerse, "Şahit olun, biz Müslümanlarız!" deyin.

 
3:65 Ey kitap halkı, neden İbrahim hakkında tartışıp duruyorsunuz? Oysa İncil de Tevrat da ondan sonra indirildi. Aklınızı kullanmaz mısınız?

 
3:66 Bilgi sahibi olduğunuz konularda tartışıp duruyorsunuz! Peki hakkında hiçbir bilgiye sahip olamadığınız bir konuda nasıl tartışabiliyorsunuz? Siz bilmeyebilirsiniz; ama TANRI bilir.

 
3:67 İbrahim ne Yahudi idi ne de Hıristiyan; tektanrıcı bir Müslümandı. Hiçbir zaman ortak koşanlardan olmadı.

 
3:68 İnsanların İbrahim'e en yakın olanları, onu izleyenler, bu peygamber ve inananlardır. TANRI inananların egemeni ve dostudur.

 
3:69 Kitap halkından bir grup sizi saptırmak ister. Onlar sadece kendilerini saptırıyor. Farkında bile değiller.

 
3:70 Kitap halkı! Tanık olduğunuz halde neden TANRI’nın işaretlerini inkâr ediyorsunuz?

 
3:71 Kitap halkı! Neden doğru ile yanlışı birbirine karıştırıyor ve bile bile gerçeği gizliyorsunuz?

 
3:72 Kitap halkından bir grup dedi ki: "İnananlara indirilmiş olana sabahleyin inanın ve akşamleyin inkâr edin, belki birgün dönerler."

 
3:73 "Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın." Sen de onlara, "Doğru rehberlik, TANRI’nın rehberliğidir" de. "Size verilenin benzerinin bir başkasına verildiğine de inanmayın; yoksa Efendiniz hakkında sizinle tartışma hakkı kazanırlar" derlerse, "Lütuf, TANRI’nın elindedir, dilediğine verir" de. TANRI Cömerttir, Bilendir.

 
3:74 Rahmetini dilediğine özgü kılar. TANRI Büyük Lütuf Sahibidir.

 
3:75 Kitap halkından öylesi var ki kendisine yığınla emanet bıraksan sana aynen öder. Fakat onlardan öylesi de var ki kendisine bir dinar emanet etsen, başına dikilip durmadıkça geri ödemez. "Ümmilere karşı bizim bir sorumluluğumuz yok" dedikleri için böyle davranıyorlar ve bile bile yalanlarını TANRI’ya yakıştırıyorlar.

 
3:76 Kim sözünü yerine getirir ve doğru bir yaşam sürerse, bilsin ki TANRI doğruları sever.

 
3:77 TANRI’ya verdikleri sözü ve yeminlerini az bir fiyata değişenlerin ahirette bir payları yoktur. TANRI onlarla konuşmaz, diriliş gününde onlara bakmaz ve onları arındırmaz. Onlar için acıklı bir azap var.

 
3:78 Onların bazısı, kitapta olmayanı kitaptan sanasınız diye dillerini bükerek kitaba benzetmeye çalışır ve TANRI katından olmadığı halde, "Bu TANRI katındandır" derler. Bile bile, TANRI adına yalan söylerler.

 
3:79 TANRI’nın kendisine kitap, bilgelik ve peygamberlik verdiği hiçbir insan, "TANRI’dan sonra bana da hizmet ediniz" diye insanları kendisine çağırmaz. Aksine, "Öğrenip öğrettiğiniz kitap gereğince kendisini Efendisine adayan kullar olun" der.

 
3:80 Ve size, melekleri ve peygamberleri efendiler edinmenizi de emretmez. Siz Müslüman olduktan sonra, size hiç inkârı emreder mi?

 
3:81 TANRI peygamberlerden (nebilerden) şöyle misak almıştı: "Size kitap ve hikmet vereceğim. Daha sonra, beraberinizdekileri doğrulayan bir elçi (resul) geldiğinde ona inanacak ve onu destekleyeceksiniz. Bunu kabul ettiniz mi ve bu sözleşmeyi yerine getireceğinize söz verdiniz mi" demişti. Onlar"Kabul ettik" deyince, "Öyleyse şahit olun, ben de sizinle beraber şahit olanlardanım" demişti.

 
3:82 Bundan sonra kim dönerse yoldan çıkmıştır.

 
3:83 TANRI’nın dininden başkasını mı arıyorlar? Oysa göklerde ve yerde kim varsa ister istemez O'na teslim olmuştur ve hepsi O'na döndürülecektir.

 
3:84 De ki: "TANRI’ya, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene; Musa'ya, İsa'ya ve peygamberlere Efendi’leri tarafından verilenlere inandık. Onların hiçbiri arasında ayrım yapmayız ve biz O'na teslim olanlarız."

 
3:85 Kim İslam'dan (Tanrı'ya barış içinde teslim olmaktan) başka bir din ararsa kendisinden kabul edilmeyecek ve o ahirette kaybedenlerden olacaktır.

 
3:86 İnandıktan, elçinin doğru olduğuna tanık olduktan ve kendilerine açık deliller geldikten sonra, inkâr eden bir toplumu, TANRI nasıl olur da doğruya iletir? TANRI zalim toplumu doğru yola ulaştırmaz.

 
3:87 Onlar, TANRI’nın, meleklerin ve insanların toplu lanetini hak etmişlerdir.

 
3:88 Orada sürekli kalıcıdırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz.

 
3:89 Ancak, bundan sonra yönelip durumlarını düzeltenler başka. TANRI Bağışlayandır, Merhametlidir.

 
3:90 İnanmalarından sonra inkâr edip de inkârlarında ileri gidenlerin tövbeleri kabul edilmez; onlar artık tümüyle sapmış demektir.

 
3:91 İnkâr edip inkârcı olarak ölenler, dünya dolusu altını fidye olarak verseler dahi kendilerinden kabul edilmeyecektir. Onlar acıklı bir azabı hak ettiler ve hiçbir yardımcıları da olmayacak.

 
3:92 Sevdiğiniz şeylerden ekonomik yardım olarak vermedikçe doğru bir kişi olamazsınız. Her neyi verirseniz TANRI mutlaka onu bilir.

 
3:93 Tevrat indirilmeden önce İsrail kendisine haram kılıncaya kadar İsrailoğullarına tüm yiyecekler helal idi. "Doğru sözlülerseniz Tevrat'ı getirip okuyun" de.

 
3:94 Artık kim yalanları TANRI’ya yakıştırırsa, işte zalimler onlardır.

 
3:95 De ki: "TANRI doğruyu söyler; İbrahim'in tektanrıcı dinine uyun. O ortak koşanlardan olmadı."

 
3:96 İnsanlar için kurulan ilk ev, evrenlere (bir) doğruluk (kaynağı) olan Bekke'deki kutlu evdir.

 
3:97 Orada apaçık işaretler var: İbrahim'in (putperestliğe karşı) duruş yeridir. Oraya giren güvenlik içinde olmalı. İnsanlardan yolculuğa gücü yetenler o Ev'i TANRI için konferansa gitmekle yükümlüdür. Kim inkâr ederse bilsin ki TANRI, evrenlere muhtaç değildir.

 
3:98 De ki: "Kitap halkı, TANRI yaptıklarınıza tanıkken neden TANRI’nın işaretlerini tanımıyorsunuz?"

 
3:99 De ki: "Kitap halkı, doğruya tanık olduğunuz halde neden TANRI’nın yolunu değiştirmeye yeltenerek inananları saptırıyorsunuz? TANRI yaptıklarınızdan habersiz değildir."

 
3:100 İnananlar! Kitap halkından bir kısmına uyarsanız inanmanızdan sonra sizi inkârcılığa döndürürler.

 
3:101 TANRI’nın işaretleri size okunduğu ve O'nun elçisi aranızda olduğu halde nasıl olur da inkâr edersiniz? Kim TANRI’ya sarılırsa dosdoğru yola iletilmiştir.

 
3:102 İnananlar! TANRI’yı gereğince dinleyin ve Müslümanlar (Tanrı'ya barış içinde teslim olanlar) olarak ölün.

 
3:103 TANRI’nın ipine topluca sımsıkı sarılın; ayrılığa düşmeyin. TANRI’nın size olan nimetini anımsayın. Siz birbirinize düşmanlar idiniz de kalplerinizi birleştirdi ve O'nun nimeti sayesinde kardeşler oldunuz. Bir ateş çukurunun kenarında idiniz, sizi ondan kurtardı. Yola gelesiniz diye TANRI işaretlerini böyle açıklıyor.

 
3:104 İçinizde, iyiliğe çağıran, sağduyuyu öğütleyen ve kötülükten sakındıran bir topluluk olsun. Bunlar başaranlardır.

 
3:105 Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra ayrılık ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayınız. Onlar için büyük bir azap var.

 
3:106 O gün bazı yüzler aklanır, bazı yüzlerse kararır. Yüzleri kararanlara: "İnandıktan sonra inkâr mı ettiniz? İnkârınızdan dolayı azabı tadın."

 
3:107 Yüzleri aklananlar ise TANRI’nın rahmeti içindedir. Orada sürekli kalırlar.

 
3:108 Bunlar, sana gerçek olarak okuduğumuz TANRI’nın işaretleridir. Ve TANRI, evrenlere zulüm istemez.

 
3:109 Göklerde ve yerde ne varsa TANRI’nındır ve tüm işler TANRI tarafından kontrol edilir.

 
3:110 Siz, insanlar için çıkarılmış en iyi topluluksunuz. İyiliği öğütler, kötülükten sakındırır ve TANRI’ya inanırsınız. Kitap halkı inansaydı kendileri için iyi olurdu. İçlerinde inananlar olmakla birlikte çoğunluğu yoldan çıkmıştır.

 
3:111 Size hakaretten başka bir zarar veremezler. Sizinle savaşırlarsa dönüp kaçarlar; kendilerine yardım da edilmez.

 
3:112 Nerede bulunurlarsa bulunsunlar – TANRI ile bağlantı kuranlar veya insanlar ile bağlantı kuranlar hariç– horlandılar. TANRI’nın gazabını hak ettiler ve yoksulluğa mahkûm edildiler. Çünkü onlar, TANRI’nın işaretlerini inkâr ediyor ve peygamberleri haksız yere öldürüyorlardı. Tüm bunlar, karşı gelmeleri ve sınırı aşmalarının bir sonucu idi.

 
3:113 Ancak hepsi bir değil. Kitap halkından dosdoğru bir grup var ki geceleri TANRI’nın işaretlerini okuyup secde ederler.

 
3:114 TANRI’ya ve Son Güne inanırlar, iyiliği öğütler kötülükten sakındırır ve iyi işlere koşuşurlar. İşte onlar iyilerdendir.

 
3:115 Yaptıkları hiçbir iyilik karşılıksız kalmayacaktır. TANRI doğruları çok iyi bilir.

 
3:116 İnkâr edenlerin ne paraları ne de çocukları TANRI’ya karşı kendilerine hiçbir yarar sağlamayacaktır. Onlar ateşin halkıdır ve orada sürekli kalıcıdırlar.

 
3:117 Bu dünya hayatındaki harcamaları, kendi kendilerine zulmeden bir topluluğun ekinine vurup mahveden dondurucu bir rüzgar gibidir. TANRI onlara zulmetmedi; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

 
3:118 İnananlar, size kötülük etmekten geri durmayan, sizin sıkıntıya düşmenizi isteyen kimseleri sırdaş edinmeyin. Ağızlarından kin ve nefret taşmaktadır. Göğüslerinde gizledikleri ise daha büyük. Size işaretleri açıkladık; düşünürseniz,

 
3:119 İşte sizler, onlar sizi sevmediği halde onları sevenlersiniz! Üstelik siz kitabın tümüne inanırsınız. Sizinle karşılaştıkları zaman"İnandık" derler, yalnız kaldıklarında ise size olan öfkelerinden dolayı parmaklarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizden canınız çıksın." Kuşkusuz TANRI göğüslerin özünü Bilendir.

 
3:120 Size bir iyilik dokunsa onlara üzüntü verir, başınıza bir kötülük gelse ona sevinirler. Zorluklara karşı direnir ve doğru davranırsanız entrikaları size hiçbir zarar vermez. TANRI tüm yaptıklarını kontrol eder.

 
3:121 Hani sen, sabah erkenden ailenden ayrılarak inananları savaşta tutacakları noktalara yerleştiriyordun. Elbette TANRI İşitir, Bilir.

 
3:122 Sizden iki grup nerede ise bozguna uğradı. Oysa TANRI onların Sahibiydi. İnananlar TANRI’ya güvensin.

 
3:123 Nitekim siz zayıf durumda iken, Bedir'de, TANRI size yardım edip zafere ulaştırdı. Teşekkürünüzü belirtmek için TANRI’yı dinlemelisiniz.

 
3:124 İnananlara şunları diyordun: "İndirilmiş üç bin melek ile Efendinizin sizi desteklemesi size yetmez mi?"

 
3:125 Evet, güçlüklere karşı direnir ve doğru davranırsanız size şu anda ani bir baskın yapsalar, Efendiniz sizi eğitilmiş beş bin melek ile destekler.

 
3:126 TANRI bunu, kalbinizi yatıştıracak bir müjde olsun diye anlatıyor. Zafer, yalnızca Güçlü ve Bilge olan TANRI katındandır.

 
3:127 Böylece inkârcıların bir kısmını imha eder veya onları etkisiz hale getirip bozguna uğratır.

 
3:128 Tövbelerini kabul etmesi veya işledikleri zulümden dolayı onları azaplandırması seni ilgilendirmez.

 
3:129 Göklerde ve yerde bulunan her şey TANRI’nındır. Affedilmeyi hakedeni affeder, cezayı hak edeni cezalandırır. TANRI Bağışlayandır, Merhametlidir.

 
3:130 İnananlar, faizi kat kat arttırılmış olarak yemeyin. Başarılı olmak için TANRI’yı dinleyin.

 
3:131 İnkârcılar için hazırlanmış olan ateşten sakının.

 
3:132 Merhamet edilmeniz için TANRI’ya ve elçiye uyun.

 
3:133 Efendiniz tarafından bağışlanmaya, eni göklerle yeri kapsayan ve doğrular için hazırlanmış olan bahçeye doğru koşun.

 
3:134 O doğrular ki bollukta ve darlıkta yardım için para harcarlar, öfkelerini kontrol ederler, insanların kusurlarını görmemezlikten gelirler. TANRI iyilik yapanları sever.

 
3:135 Onlar ki bir günah işledikleri, yahut kendilerine zulmettikleri zaman TANRI’yı anımsar ve günahları için bağışlanma dilerler –zaten TANRI’dan başka kim günahları bağışlayabilir ki?– ve onlar bile bile günah işlemeye devam etmez.

 
3:136 Onlara, Efendi’lerinden bağışlanma ve altından ırmaklar akan bahçelerle karşılık verilir; orada sürekli kalırlar. Çalışanların ödülü ne güzeldir.

 
3:137 Sizden önce de yasalar uygulanmıştı. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayıcıların sonunun ne olduğunu görün.

 
3:138 Bu, insanlara bir bildiri, doğrulara da bir yol gösterici ve öğüttür.

 
3:139 Gevşemeyin, üzülmeyin; İnanıyorsanız üstün sizsiniz!

 
3:140 Size bir sıkıntı dokunduysa, düşman topluluğa da benzeri bir sıkıntı dokunmuştur. Böyle günleri, insanların arasında döndürüp duruyoruz ki TANRI inananları ayırsın ve sizden bazılarını şahitler edinsin. TANRI zalimleri sevmez.

 
3:141 TANRI böylece inananları sağlamlaştırır ve gerçeği gizleyenlerin gururunu kırar.

 
3:142 TANRI aranızdaki çalışanları ortaya çıkarmadan, sabredenleri ayırmadan bahçeye gireceğinizi mi sandınız?

 
3:143 Siz ölümle karşılaşmadan önce onu arzuluyordunuz. Fakat şimdi onu gördüğünüz halde bekliyorsunuz.

 
3:144 Muhammed sadece bir elçidir ve ondan önce de nice elçiler gelip geçmiştir. Ölür yahut öldürülürse geriye mi döneceksiniz. Dönekler TANRI’ya hiçbir zarar veremez. TANRI şükredenleri ödüllendirecektir.

 
3:145 TANRI’nın izni olmadan hiç kimse ölemez. Ölümün belirlenmiş bir süresi var. Kim dünya nimetini isterse ona ondan veririz, kim ahiret nimetini isterse ona da ondan veririz. Şükredenleri ödüllendireceğiz.

 
3:146 Nice peygamberler var ki yanlarında kendilerini Efendi’lerine adamış birçok kişi ile birlikte savaştılar. TANRI yolunda başlarına gelenden ötürü gevşemediler, yılmadılar, boyun eğmediler. TANRI, direnenleri sever.

 
3:147 Sözleri yalnızca şuydu: "Efendimiz, günahlarımızı ve işlerimizdeki aşırılıklarımızı bağışla, ayaklarımızı sağlam tut ve inkârcı topluluğa karşı bize zafer ver."

 
3:148 TANRI da onlara hem dünya nimetini hem de ahiret nimetinin en güzelini verdi. TANRI, güzel davrananları sever.

 
3:149 Ey inananlar, inkâr edenlere uyarsanız sizi gerisin geriye döndürürler ve kaybedenlerden olursunuz.

 
3:150 Hayır, sahibiniz ve dostunuz (mevlanız) TANRI’dır. O, yardım edenlerin en iyisidir.

 
3:151 Güçsüz ve yetkisiz kişileri TANRI’ya ortak koştukları için inkârcıların kalplerine korku salacağız. Yerleri ateştir. Zalimlerin durağı ne kötü!

 
3:152 TANRI size verdiği sözde durdu ve nitekim izniyle onları darmadağın ettiniz. Ama, sevdiğinizi size gösterdikten sonra duraksadınız, savaş hakkında birbirinizle çekiştiniz ve emirleri dinlemediniz. Kiminiz dünyayı istiyordu, kiminiz de ahireti… Sonra, sınamak için sizi onlardan çevirdi ve her şeye rağmen sizi affetti. TANRI’nın inananlara nimeti boldur.

 
3:153 Elçi arkanızdan çağırmasına rağmen siz hiç kimseye dönüp bakmaksızın tepeyi tırmanıyordunuz. Yitirdiklerinize ve başınıza gelenlere üzülmeyesiniz diye size keder üstüne keder verdi. TANRI yaptıklarınızdan Haberdardır.

 
3:154 Sonra o üzüntünün ardından, içinizden bir grubu sakinleştiren güven dolu bir uykuyu üzerinize indirdi. Bir kısmınız bencilce kendi derdine düşmüş, cahiliye döneminde olduğu gibi TANRI hakkında yanlış düşünceler üretiyor ve, "Bu işte bir karar yetkimiz olsaydı öldürülmezdik" diyordu. "Tüm yetki TANRI’nındır" de. Sana açmadıklarını içlerinde gizliyorlardı. "Bizim bir yetkimiz olsaydı burada öldürülmezdik" diyorlar. De ki: "Evlerinizde dahi olsaydınız, aranızda ölmesi kararlaştırılanlar devrilecekleri yere doğru sürüneceklerdi." TANRI böylece göğüslerinizdekini dener ve kalplerinizdekini arıtır. TANRI en gizli düşünceleri bilir.

 
3:155 İki ordunun çarpıştığı gün geriye dönenlerinizi yaptıkları bazı işlerden dolayı sapkın kaydırmak istemişti. Ancak TANRI onları affetti. TANRI gerçekten çok Bağışlayıcı, çok Merhametlidir.

 
3:156 İnananlar! Yolculuğa çıkan veya savaşa giden kardeşleri için, "Bizimle kalsalardı ne ölür ne de öldürülürlerdi" diyen inkârcılar gibi olmayın. TANRI bu tip düşünceyi kalplerinde bir üzüntü kaynağı yapar. Yaşatan da öldüren de TANRI’dır. TANRI yaptıklarınızı Görüyor.

 
3:157 TANRI yolunda ölür yahut öldürülürseniz, TANRI’nın bağışlaması ve rahmetine kavuşmuş olursunuz ki bu onların tüm topladıklarından daha iyidir.

 
3:158 Ölürseniz de öldürülürseniz de TANRI’nın huzuruna çıkarılacaksınız.

 
3:159 TANRI’nın sana bir bağışı olarak onlara yumuşak davrandın. Kaba ve katı yürekli olsaydın çevrenden dağılır giderlerdi. Onları affet, bağışlanmalarını dile ve yapılacak işler hakkında onlara danış. Karar verince de TANRI’ya güven; TANRI güvenenleri sever.

 
3:160 TANRI sizi desteklerse hiçbir güç sizi yenemez. Sizi terk ederse, artık size kim yardım edebilir ki? İnananlar TANRI’ya güvensin.

 
3:161 Bir peygamber ganimet mallarını zimmetine geçiremez. Kim hakkından fazlasını alırsa diriliş günü o fazlalıkla gelir. Sonra herkese kazandığının karşılığı tam ödenir ve haksızlığa uğratılmazlar.

 
3:162 TANRI’nın rızasını gözeten bir kimse TANRI’nın öfkesine uğrayıp cehennemi boylayan gibi olur mu? O ne kötü bir yerdir!

 
3:163 Onlar TANRI katında derece derecedir. TANRI yaptıkları her şeyi görmektedir.

 
3:164 TANRI inananların içinden, onlara işaretlerini okuyan, onları arındıran, onlara kitap ve bilgelik öğreten bir elçiyi göndermekle iyilikte bulundu. Oysa onlar daha önce apaçık bir sapıklık içindeydiler!

 
3:165 Uğradığınız zararın iki katını verdiğiniz halde, "Bu da niçin" dediniz. De ki: "musibet, kendi tarafınızdandır." TANRI her şeye Kadirdir.

 
3:166 İki ordu çarpıştığı gün başınıza gelenler TANRI’nın izniyle oldu. İnananlar böylece ayırt edilir.

 
3:167 İkiyüzlüler de böylece açığa çıkarılır. Kendilerine, "Gelin, TANRI yolunda savaşın ya da katkıda bulunun" denildiğinde, onlar, "Savaştan anlasaydık size katılırdık" dediler. O an onlar inançtan daha çok inkâra yakın idiler. Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar. Halbuki TANRI onların gizlediğini çok iyi biliyor.

 
3:168 Onlar oturup, akrabaları için şunu söylediler: "Bize uysalardı öldürülmeyeceklerdi." De ki: "Ölümü kendinizden savın da doğru sözlü olduğunuzu kanıtlayın."

 
3:169 TANRI yolunda vurulanları ölü sanmayın; bilakis onlar Efendi’leri katında nimetler içinde diridirler.

 
3:170 TANRI’nın onlara bolca verdiği nimetlerle neşe içindedirler. Kendilerine daha katılmamış yoldaşlarına bir korku ve üzüntü olmadığını müjdelemek isterler.

 
3:171 TANRI’nın bol nimetini ve TANRI’nın inananların ödülünü yitirmeyeceği gerçeğini müjdelemek isterler.

 
3:172 O inananlar ki, savaşta yara aldıktan sonra bile TANRI’nın ve elçisinin çağrısına uydular. İyilik yapıp doğru davrananları için büyük bir ödül var.

 
3:173 Onlar ki insanlar kendilerine, "İnsanlar size karşı birleşip harekete geçmiş; korkun onlardan" dediklerinde, bu onların ancak inancını arttırır ve şöyle derler: "Bize TANRI yeter; o ne güzel Koruyucudur."

 
3:174 Böylece, kendilerine hiçbir kötülük dokunmadan, TANRI’dan bir nimet ve bağışla geri döndüler. TANRI’nın rızasını gözetmişlerdi. Büyük lütfun sahibi TANRI’dır.

 
3:175 Sapkın ancak kendi dostlarına korku verir. Onlardan korkmayın, benden korkun; gerçekten inanmışsanız.

 
3:176 İnkârcılıkta yarışanlar seni üzmesin. Onlar TANRI’ya hiçbir zarar veremez. TANRI ahirette onlara bir pay vermemek diliyor. Onlar için büyük bir azap var.

 
3:177 İnanmayı bırakıp küfrü satın alanlar TANRI’ya hiçbir zarar veremezler ve onlar için acıklı bir azap var.

 
3:178 İnkârcılar, vermiş bulunduğum sürenin kendileri için iyi olduğunu sanmasınlar. Günahlarının artması için kendilerine süre veriyoruz. Onlara alçaltıcı bir azap var.

 
3:179 TANRI, inananları şu içinde bulunduğunuz durumda bırakacak değil. İyiyi kötüden ayıracaktır. TANRI, size geleceği bildirecek de değil. Fakat TANRI elçilerinden dilediğini seçer. TANRI’ya ve elçilerine inanın. İnanıp doğru davranırsanız size büyük bir ödül var.

 
3:180 TANRI’nın lütfundan kendilerine bağışladığı nimetlerde cimrilik edenler onu kendileri için hayırlı sanmasın. Aksine, o kendileri için zararlıdır. Toplayıp biriktirdikleri, diriliş günü boyunlarına dolanacak. Göklerin ve yerin mirası TANRI’nındır. TANRI yaptıklarınızdan haberdardır.

 
3:181 "TANRI fakir, biz ise zenginiz" diyenlerin sözünü TANRI işitmekte. Söylediklerini ve haksız yere peygamberleri öldürmelerini kaydedeceğiz ve "Yakıcı azabı tadın" diyeceğiz.

 
3:182 "Bu, kendi yaptıklarınızın bir sonucudur." Kuşkusuz TANRI kullara karşı zalim değildir.

 
3:183 Onlar, "Ateşin yiyeceği bir kurban getirmedikçe hiçbir elçiye inanmamamız konusunda TANRI bizden söz aldı" diyorlar. De ki: "Benden önce, apaçık delillerle birlikte bu dediğinizi de size getiren elçiler geldi. Sözünüzün eriyseniz niçin onları öldürdünüz?"

 
3:184 Seni yalanlarlarsa, senden önce apaçık deliller, bilgelik dolu kitaplar (zebur) ve aydınlatıcı kitap getiren elçiler de yalanlanmıştı.

 
3:185 Herkes ölümü tadacaktır. Diriliş günü ödülleriniz size eksiksiz olarak verilir. Kim ateşten kurtarılıp bahçeye sokulursa, zafer kazanmış olur. Dünya hayatı ancak aldatıcı bir zevkten ibarettir.

 
3:186 Paralarınızla, canlarınızla sınanacaksınız. Sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve ortak koşanlardan çok hakaretler işiteceksiniz. Direnir ve doğru bir hayat sürerseniz büyük iş yapmış olursunuz.

 
3:187 TANRI kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı. Fakat onlar, onu arkalarına atıp az bir fiyata sattılar. Ne kötü bir alışveriş!

 
3:188 Sanma ki verdikleriyle gururlanan ve yapmadıkları şeylerden ötürü övülmeyi sevenler, evet sanma ki onlar azaptan kurtulacak. Onlara acıklı bir azap var.

 
3:189 Göklerin ve yerin egemenliği TANRI’nındır. TANRI her şeye Kadirdir.

 
3:190 Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbirini izlemesinde akıl sahipleri için işaretler var.

 
3:191 Onlar ki ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken TANRI’yı anarlar. Göklerin ve yerin yapısı ve yaratılışı hakkında düşünürler: "Efendimiz, sen bunları boş yere yaratmadın, sen yücesin, bizi ateş azabından koru."

 
3:192 "Efendimiz, sen kimi ateşe sokarsan elbette onu rezil etmişsindir. Zalimlere yardım eden olmaz."

 
3:193 "Efendi’miz, biz, ‘Efendi’nize inanın' diye inanca çağıran bir davetçiyi işittik ve inandık. Efendi’miz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi ört ve iyi kişiler olarak canımızı al."

 
3:194 "Efendimiz, elçilerin yoluyla bize söz verdiğin şeyi ver, diriliş gününde bizi rezil etme. Sen sözünden hiç caymazsın."

 
3:195 Efendi’leri onlara cevap verdi: "Ben, sizden hiçbir çalışanın yaptığını ödülsüz bırakmam, ister erkek olsun, ister kadın olsun; hepiniz eşitsiniz. Göç edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda işkence ve hakarete uğrayanlar, vuruşanlar, öldürülenler… Onların kötülüklerini örteceğim ve onları içlerinde ırmaklar akan bahçelere yerleştireceğim. TANRI’dan bir karşılık olarak… En güzel karşılık TANRI’nın yanındadır.

 
3:196 İnkârcıların ülkelerdeki egemenliği seni aldatmasın."

 
3:197 Bu kısa süreli bir yararlanmadır, sonra cehennemi boylayacaklar; ne kötü bir durak!

 
3:198 Efendi’lerini dinleyenler için içlerinde ırmaklar akan bahçeler var. TANRI tarafından bir konut olarak orada ebedî kalacaklar. İyiler için TANRI’nın yanında bulunanlar daha hayırlıdır.

 
3:199 Kitaplıların öyleleri var ki TANRI’ya, size indirilene ve kendilerine indirilene inanırlar. TANRI’ya karşı derin saygıya sahiptirler. TANRI’nın işaretlerini az bir değere satmazlar. Onların ödülleri Efendi’lerinin yanındadır. TANRI hesabı çabuk görendir.

 
3:200 İnananlar! Başarmak için, güçlüklere karşı tek tek direnin, topluca direnin, birlik olun ve TANRI’yı dinleyin.