16 - Arı

 
16:0 Zarif, Şefkatli TANRI'nın İsmiyle,

 
16:1 TANRI’nın emri gelmiş bulunuyor, öyleyse acele etme. Onların ortak koştuklarından uzaktır, yücedir.

 
16:2 Kullarından dilediğine, melekleri vahiyle indirerek, emrini iletir: "İnsanları uyarın: Benden başka tanrı yoktur ve beni dinleyin."

 
16:3 Gökleri ve yeri belli bir amaç için yaratmıştır. Ortak koştuklarından çok yücedir.

 
16:4 İnsanı küçük bir damladan yarattı, fakat buna rağmen o, apaçık bir düşman kesildi.

 
16:5 Ve, çiftlik hayvanlarını da sizin için yarattı, onlarda ısıtma ve diğer yararlar vardır ve onlardan yersiniz.

 
16:6 Ayrıca boş zamanlarınızda ve seyahatlerinizde siz onları toplarken ve salıverirken sizin için onlarda bir konfor ve zevk vardır.

 
16:7 Ve sizin yüklerinizi de, kendi kendinize ancak zorlukla varacağınız bölgelere taşırlar. Efendiniz elbette Merhametlidir, Şefkatli’dir.

 
16:8 Binmeniz ve eğlenmeniz için atları, katırları ve eşekleri yarattı ve daha bilmediğiniz birçok şeyi de yaratır.

 
16:9 Yolları göstermek TANRI’ya aittir; bazısı eğridir. Dileseydi hepinizi doğruya iletirdi.

 
16:10 O ki gökten bir su indirdi, ondan içersiniz ve yine beslendiğiniz bitkiler ve ağaçları onunla sularsınız.

 
16:11 Onunla sizin için ekin, zeytin, hurma ağaçları, üzümler ve her çeşit meyveler bitirmektedir. Düşünen bir toplum için bunda elbette bir işaret vardır.

 
16:12 Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı hizmetinize sundu. Yıldızlar da O'nun emri altındadır. Aklını kullanan bir toplum için elbette bunda işaretler vardır.

 
16:13 Ve sizin için yeryüzünde yarattığı rengarenk nesneleri de… Düşünen bir toplum için elbette bunda bir ders vardır.

 
16:14 O ki denizi emrinize sunmuştur; ondan taze et yersiniz, ondan giyim ve takı için süsler çıkarırsınız. Gemilerin denizi yara yara akıp gittiğini görürsünüz. Böylece O'nun lütfunu ararsınız ve belki ona şükredersiniz.

 
16:15 Ve sarsılmamanız için yeryüzüne denge sağlayıcılar yerleştirdi, yolu bulmanız için de nehirler, yollar,

 
16:16 Ve göze çarpan işaretler… Yıldızlarla da yol bulurlar.

 
16:17 Yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Düşünmez misiniz?

 
16:18 TANRI’nın nimetini saysanız bitiremezsiniz. TANRI Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
16:19 TANRI gizlediklerinizi de açıkladıklarınızı da bilir.

 
16:20 TANRI’nın yakınından/aşağısından çağırdıkları kişiler hiçbir şey yaratamazlar, aksine kendileri yaratılmışlardır.

 
16:21 Ölüdürler, diri değildirler. Ne zaman dirileceklerini de bilmezler.

 
16:22 Tanrınız bir tek tanrıdır. Ahirete inanmayanların kalpleri inkârcıdır ve onlar büyüklük taslarlar.

 
16:23 Kuşkusuz TANRI onların gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir. O, büyüklük taslayanları sevmez.

 
16:24 Kendilerine, "Efendiniz ne indirdi?" denildiğinde, "Geçmişlerin efsanelerini…" diye yanıtlarlar.

 
16:25 Diriliş gününde kendi günahlarının tamamını, ayrıca saptırdıkları kimselerin günah yüklerinden de bir payı bilgisizce yüklenirler. Yükleri ne de kötüdür.

 
16:26 Kendilerinden öncekiler de tuzak kurmuşlardı; ancak TANRI, binalarını temelinden yıkmış, üzerlerindeki tavan başlarına çökmüştü; azap onlara ummadıkları yerden gelmişti.

 
16:27 Sonra, diriliş gününde onları rezil eder ve "Uğrunda tartışıp mücadele verdiğiniz ‘ortaklarım' nerede" der. Kendilerine bilgi verilenler de şöyle derler: "Bugün rezillik ve kötülük gerçeği gizleyenleredir."

 
16:28 Onlar ki, kişiliklerine zulmedip dururlarken melekler canlarını alır. Sonunda teslim olup "Biz herhangi bir kötülük yapmıyorduk" derler. Hayır, TANRI sizin yaptıklarınızı iyi bilir.

 
16:29 İçinde sürekli kalacağınız cehennemin kapısından girin. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür.

 
16:30 Doğrulara, "Efendiniz ne indirdi?" denir. "İyilik" diye karşılık verirler. Bu dünyada güzel davrananlar için güzellik vardır. Ahiret yurdu ise daha hayırlıdır. Doğruların yurdu ne de iyidir.

 
16:31 İçlerinden ırmaklar akan Adn bahçelerine girerler. Orada her diledikleri şeyi bulurlar. TANRI doğruları işte böyle ödüllendirir.

 
16:32 İyi durumdayken melekler canlarını almaya geldiklerinde, "Selam size olsun. Yaptıklarınızın karşılığı olarak bahçeye giriniz" derler.

 
16:33 Kendilerine meleklerin gelmesini yahut Efendi’nin emrinin gelmesini mi bekliyorlar? Kendilerinden öncekiler de aynı şekilde davranmışlardı. Onlara TANRI zulmetmedi, onlar kendi kendilerine zulmettiler.

 
16:34 Yapmış olduklarının kötü sonuçları onlara dokundu ve alaya almış oldukları şeyler onları kuşattı.

 
16:35 Ortak koşanlar, "TANRI dilemeseydi ne biz, ne de atalarımız O'ndan başka bir şeye hizmet etmez ve O'nun haram ettiğinden başkasını da haram kılmazdık." Kendilerinden öncekiler de böyle davranmıştı. Elçinin açıkça bildirmekten başka bir görevi mi var?

 
16:36 Her bir toplum içinde, "TANRI’ya hizmet edin ve azgınlıktan/küstahlıktan sakının" diyen bir elçi gönderdik. Onlardan kimine TANRI yol gösterdi, kimi de sapıklıkta kalmaya mahkûm oldu. Yeryüzünü dolaşın ve yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna dikkat edin.

 
16:37 Doğruyu bulmaları için ne kadar uğraşsan da, TANRI saptırdığını doğruya ulaştırmaz. Onların bir yardımcısı da olmaz.

 
16:38 "TANRI ölmüş olanı diriltmez diye tüm güçleriyle TANRI’ya yemin ederler. Hayır, O'nun verdiği gerçek bir sözdür o. Ancak insanların çoğu bunu bilmiyor.

 
16:39 Anlaşmazlığa düştükleri konuları onlara açıklasın ve gerçeği gizleyenler de kendilerinin yalancı olduğunu öğrensin.

 
16:40 Bir şeyin olmasını istediğimiz zaman ona sadece "Ol" deriz ve o da olur.

 
16:41 Zulme uğradıktan sonra TANRI uğrunda göç edenleri, dünyada güzelce yerleştireceğiz. Ahiret ödülleri ise daha büyüktür; bir bilseler…

 
16:42 Onlar, sabrederek Efendi’lerine güvenenlerdir.

 
16:43 Senden önce, adamlardan/iki ayak üzerinde yürüyenlerden başkasını elçi olarak göndermedik; onlara vahyettik. Bilmiyorsanız uzmanlara sorun.

 
16:44 Belgeler ve kitaplarla… Sana bu mesajı indirdik ki, kendilerine indirileni insanlara açıklayasın (bildiresin) ve onlar da düşünsünler.

 
16:45 Kötülük planlayanlar TANRI’nın kendilerini yerin dibine geçirmeyeceğinden, yahut ummadıkları bir yerden kendilerine azabın gelmeyeceğinden emin mi oldular?

 
16:46 Yahut dönüp dururlarken kendilerini yakalamayacağından...? Onlar kurtulamazlar.

 
16:47 Yahut onları korku ve endişe içinde iken yakalamayacağından? Efendiniz elbette Merhametlidir, Şefkatli’dir.

 
16:48 TANRI’nın yarattığı şeylere bakmıyorlar mı ki, gölgeleri TANRI’ya secde ederek sağdan ve soldan sürünerek gidip gelir.

 
16:49 Göklerde ve yerde bulunan tüm yaratıklar ve melekler TANRI’ya secde ederler ve büyüklük taslamazlar.

 
16:50 Kendilerinden çok yüce olan Efendi’lerini sayarlar ve kendilerine emredileni uygularlar.

 
16:51 TANRI, "İki tanrı edinmeyin, O'ndan başka tanrı yoktur. Sadece benden çekinin" demiştir.

 
16:52 Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Din de sürekli sadece O'nundur. TANRI’dan aşağısını mı sayıyorsunuz?

 
16:53 Size ulaşan her nimet TANRI’dandır. Nitekim, bir sıkıntıya uğradığınızda sadece O'na yalvarırsınız.

 
16:54 Ne var ki, sizden o sıkıntıyı kaldırdığı zaman, sizden bir grup hemen Efendi’lerine ortak koşmaya başlar,

 
16:55 Kendilerine verilene nankörlük ederek… Keyfinize bakın; yakında mutlaka bileceksiniz!

 
16:56 Kendilerine verdiğimiz rızıklardan bilinçsizlere bir pay ayırırlar. TANRI’ya and olsun ki siz bu uydurduğunuz şeylerden sorulacaksınız.

 
16:57 Yüce TANRI’ya kızları ayırıyorlar; kendilerine de hoşlandıklarını…

 
16:58 Onlardan birine dişi müjdelendiği zaman, büyük bir öfkeyle yüzü kapkara kesilir.

 
16:59 Kendisine müjdelenen ‘kötülükten' utanarak halkından kendini gizlemeye çalışır. Şimdi onu utana utana tutsun mu, yoksa toprağa mı gömsün! Ne kötü yargıda bulunuyorlar.

 
16:60 Ahirete inanmayanlar kötü örneği oluştururlar; halbuki en yüce örnekler TANRI’nındır. O Üstündür, Bilgedir.

 
16:61 TANRI zulümlerinden dolayı insanları cezalandırsaydı orada bir yaratık bırakmazdı; ne var ki onları belli bir süreye kadar erteler. Sürelerinin sonu geldiği zaman da ne bir an öne alınırlar, ne de ertelenirler.

 
16:62 Hoşlanmadıkları şeyleri TANRI’ya malediyorlar ve kendilerinin iyiyi hakettikleri yalanını dillerinde geveliyorlar. Elbette, ateşe terkedilecekler.

 
16:63 TANRI’ya and olsun ki senden önceki toplumlara da elçiler gönderdiğimizde sapkın işlerini onlara güzel gösterdi. Nitekim onların dostu (veli) bugün odur. Onlar acı bir azaba mahkûm olmuşlardır.

 
16:64 Sana bu kitabı indirdik ki, anlaşmazlığa düştükleri konuları kendilerine bildiresin. Bu kitap, inanan bir topluluk için bir yol göstericidir, bir rahmettir.

 
16:65 TANRI gökten bir su indirir ve onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltir. Dinleyen bir toplum için bunda bir işaret vardır.

 
16:66 Sizin için çiftlik hayvanlarında da dersler vardır. İçmeniz için karınlarından, yani sindirilmiş yiyecek ile kan arasından çıkan bir maddeyi size sunuyoruz: İçimi lezzetli saf süt.

 
16:67 Ve hurma ağaçlarının meyvelerinden, üzümlerden hem sarhoş edici içkiler ve hem de güzel bir rızık elde edersiniz. Akleden bir toplum için bunda bir işaret vardır.

 
16:68 Ve Efendi’n dişi arıya vahyetti: "Dağlardan, ağaçlardan ve kovanlardan evler edin"

 
16:69 "Sonra, her çeşit meyveden ye ve Efendi’nin planını aynen izle." Karınlarından, insanlar için şifa içeren çeşitli renklerden bir içecek çıkar. Düşünen insanlar için bunda bir işaret vardır.

 
16:70 Ve sizi TANRI yarattı, sonra da yaşamınıza son verir. Sizden bazıları hayatın en kötü zamanına kadar yaşatılır ki bilgiden sonra hiçbir şeyi bilmesin. TANRI Bilendir, Her şeye Gücü Yetendir.

 
16:71 TANRI rızık açısından sizi birbirinize üstün kılmıştır. Nitekim, üstün kılınanlar, yeminlileriyle(eşleriyle) varlıklarını eşit paylaşmazlar. TANRI’nın nimetini mi reddediyorlar?

 
16:72 Ve TANRI kendi cinsinizden sizin için eşler yarattı, eşlerinizden de sizin için çocuklar ve torunlar yarattı ve size güzel rızıklar verdi. Böyleyken onlar batıla inanıp, TANRI’nın nimetine nankörlük mü ediyorlar?

 
16:73 TANRI’yı bırakıp, kendilerine göklerden ve yerden rızık sağlamayan aciz kişilere hizmet ediyorlar.

 
16:74 Öyleyse, TANRI’ya örnekler vermeyiniz; siz bilmezken TANRI bilir.

 
16:75 TANRI, hiçbir şeye gücü yetmeyen, sahiplenilmiş bir köle ile kendi tarafımızdan güzelce rızıklandırdığımız, o rızıktan gizli ve açık yardım için harcayan kişiyi örnek olarak verir. Bu ikisi hiçbir olur mu? Övgü TANRI’yadır, ancak çokları bilmezler.

 
16:76 TANRI şu iki adamı da örnek verir: Birisi bir şey yapacak yeteneğe sahip olmayıp tümüyle efendisine/sahibine bağımlıdır, onu ne işe koşsa bir şey beceremez. İşte böyle bir kişi ile doğru yol üzerinde bulunup adaleti uygulayan kişi hiçbir olur mu?

 
16:77 Göklerin ve yerin gizemleri TANRI’ya aittir. O an bir göz kırpması kadar veya daha kısadır. TANRI her şeye Gücü Yetendir.

 
16:78 TANRI sizi annelerinizin karnından çıkardığı zaman bir şey bilmiyordunuz. Size işitme, görme duyuları ve beyinler verdi ki şükredesiniz.

 
16:79 Göğün atmosferine uygun yaratılmış kuşları görmüyorlar mı? Onları TANRI’dan başkası tutmaz. Bunda inanan bir toplum için elbette işaretler vardır.

 
16:80 Ve TANRI evlerinizi sizin için barınaklar yaptı. Çiftlik hayvanlarının derilerinden, yolculuk günü ve ikamet günü kullanacağınız portatif evler sağladı. Yünlerinden, kürklerinden ve kıllarından da bir süreye kadar giyip döşeyeceğiniz eşyalar çıkardı.

 
16:81 Ve TANRI yarattığı şeylerden sizin için gölgeler oluşturdu. Sizin için dağları sığınak yaptı. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve sizi savaşlarınızda koruyacak elbiseler hazırladı. Teslim olasınız diye nimetlerini size böyle tamamlıyor.

 
16:82 Yüz çevirirlerse, sana düşen, yalnızca açık bir biçimde iletmektir.

 
16:83 TANRI’nın nimetlerini çok iyi tanıdıkları halde onları inkâr ederler. Onların çoğu gerçeği gizleyenlerdir.

 
16:84 Her topluluktan bir tanık gönderdiğimiz gün, inkâr edenlere ne izin verilir ne de özürleri kabul edilir.

 
16:85 Zulmedenler azabı gördükleri zaman artık onlar için hafifletilmez, ertelenmez.

 
16:86 Ortak koşanlar, ortak koştukları kimseleri gördükleri zaman, "Efendimiz, senden başka çağırdığımız ortaklarımız işte bunlardır" derler. (Onlar da), "Siz yalancılarsınız, " diye karşılık verirler.

 
16:87 O gün tamamıyla TANRI’ya teslim olmuşlardır ve uydurdukları şeyler de kendilerini terketmiştir.

 
16:88 İnkar edip TANRI’nın yolundan sapanlara gelince, onlara yaptıkları bozgunculuktan ötürü azap üstüne azap arttırırız.

 
16:89 Her topluluk içinden, kendilerine karşı bir tanık gönderdiğimiz, şunlara karşı da seni tanık olarak getirdiğimiz gün… Biz sana bu kitabı, her şeyi açıklayan, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlara bir müjde olarak indirdik.

 
16:90 TANRI adaleti, iyilik yapmayı ve akrabaya yardım etmeyi emreder. Kötülükten, fenalıktan ve azgınlıktan ise sizi meneder. Öğüt almanız için sizi böyle aydınlatır.

 
16:91 Anlaşma yaptığınızda TANRI’nın ahdini yerine getirin. Pekiştirdiğiniz yeminleri bozmayın. TANRI’yı kendinize kefil kılmıştınız. TANRI yaptıklarınızı bilir.

 
16:92 İpliğini sağlamca eğirdikten sonra çözen kadın gibi olmayın. Bir topluluğun diğer bir topluluktan güçlü olmasından yararlanarak yeminlerinizi aranızda kötüye kullanmayın. TANRI sizi böylece dener. Anlaşmazlığa düştüğünüz konuları diriliş günü size açıklayacak.

 
16:93 TANRI dileseydi sizi bir tek toplum kılardı. Ancak, dilediğini saptırır, dilediğine de yol gösterir. Elbette yaptıklarınızdan sorulacaksınız.

 
16:94 Yeminlerinizi aranızda kötüye kullanmayın ki sağlam basmış ayağınız kaymasın. TANRI’nın yolundan saptığınız için perişanlığı tadar ve acı bir azabı hakedersiniz.

 
16:95 TANRI’ya verdiğiniz sözü ucuza satmayın. Sizin için TANRI’nın yanındakiler daha iyidir; bir bilseniz.

 
16:96 Sizin yanınızda bulunanlar biter; ancak TANRI’nın yanındakiler ise süreklidir. Güçlüklere karşı direnenlerin ödüllerini, yaptıkları iyiliklere uygun olarak elbette vereceğiz.

 
16:97 Erkek olsun, kadın olsun, her kim inanmış olarak iyi bir iş yaparsa ona bu dünyada güzel bir hayat bağışlarız ve yaptıkları iyi işlere karşılık ödüllerini de tam veririz.

 
16:98 Kuran okuduğunda kovulmuş sapkından TANRI’ya sığın.

 
16:99 İnanıp Efendi’lerine güvenenlere onun bir gücü yoktur.

 
16:100 Onun gücü, kendisini dost edinenlere ve onu Efendi’lerine ortak koşanlaradır.

 
16:101 Biz bir delilin yerine bir başka delili getirdiğimiz zaman ki TANRI neyi indirdiğini iyi bilir, "Sen, ancak bir iftiracısın!" derler. Gerçekten çokları bilmiyor.

 
16:102 De ki: "İnananları sağlamlaştırsın, Müslümanlara bir yol gösterici ve müjde olsun diye Kutsal Ruh onu Efendinden gerçekle indirdi.

 
16:103 "Ona bir insan öğretiyor" biçimindeki sözlerini elbette biliyoruz. Amaçladıkları kişinin dili yabancıdır, bu ise apaçık Arapça bir dildir.

 
16:104 TANRI’nın işaretlerine inanmayanları TANRI doğru yola iletmez; onlar için acı bir azap vardır.

 
16:105 Yalan uydurup iftira edenler TANRI’nın işaretlerine inanmayanlardır. Onlar gerçek yalancılardır.

 
16:106 Kalbi inanıp ikna olduğu halde zorlanan dışında, inançtan sonra inkâra göğsünü açıp TANRI’yı inkâr edenler, TANRI’dan bir gazabı haketmişlerdir ve onlar için büyük bir azap vardır.

 
16:107 Çünkü onlar dünya hayatını ahirete tercih ettiler. İnkarcı topluluğu TANRI doğru yola iletmez.

 
16:108 İşte onlar, TANRI’nın kalplerini, işitme ve görüşlerini mühürlediği kişilerdir. Onlar gafillerdir.

 
16:109 Hiç kuşku yok ki onlar ahirette kaybedeceklerdir.

 
16:110 Sonra Efendi’n, baskıya uğradıktan sonra göç eden, cihad eden ve direnenler için, evet senin Efendi’n, kuşkusuz onlar için Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
16:111 O gün herkes gelir kendini kurtarmaya çalışır ve herkese yaptığının karşılığı tam ödenir ve onlara asla zulmedilmez.

 
16:112 TANRI güven içinde başarılı bir topluluğu örnek olarak verir: O topluluğun rızkı kendilerine her taraftan bol miktarda ulaşırdı. Ancak daha sonra, TANRI’nın nimetlerine karşı nankör davranınca TANRI onlara açlık ve korku belasını tattırdı.

 
16:113 Onlara kendilerinden bir elçi geldi, onu yalanladılar. Sonunda, zulmederlerken onları azap yakaladı.

 
16:114 TANRI’nın size verdiği helal ve güzel rızıklardan yiyin ve TANRI’nın nimetlerine şükredin; sadece O'na hizmet ediyorsanız.

 
16:115 Size yalnızca leş, kan, domuz eti ve TANRI’dan başkası için adananları haram kılmıştır. Kim zorda kalırsa, istekli olmamak ve sınırı aşmamak koşuluyla TANRI Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
16:116 Dillerinizin yalan yere nitelendirmesinden ötürü "Bu helaldir, bu haramdır" demeyin. Böylece TANRI’ya yalan yakıştırmış olursunuz. TANRI’ya yalan yakıştıranlar başarıya ulaşamazlar.

 
16:117 Kısa süren bu zevkten sonra onlar için acı bir azap vardır.

 
16:118 Yahudilere, daha önce sana anlattığımız şeyleri haram kıldık. Biz onlara zulmetmedik; fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

 
16:119 Bunlara rağmen Efendi’n, bilgisizlik yüzünden kötülük işledikten sonra ardından tövbe edip düzelenlere, evet senin Efendi’n ondan sonra Bağışlayandır, Şefkatli’dir.

 
16:120 İbrahim, TANRI’ya boyun eğen, tek tanrıcı bir öncü idi. Hiçbir vakit ortak koşmadı.

 
16:121 O'nun nimetlerine şükredici idi. Onu seçti ve onu doğru yola iletti.

 
16:122 Ve ona bu dünyada mutluluk verdik, ahirette ise doğrularla birlikte olacaktır.

 
16:123 Nitekim, İbrahim'in dinini tek tanrılı olarak izlemen için sana vahyettik; o asla putperestlerden olmadı.

 
16:124 Cumartesi tatili, sadece onda ayrılığa düşenlere farz kılınmıştı. Efendi’n, ayrılığa düştükleri konuda diriliş günü aralarında hüküm verecektir.

 
16:125 Efendi’nin yoluna bilgelikle ve güzel bir aydınlatma ile çağır. Onlarla en güzel biçimde tartış. Efendi’n, yolundan sapanları ve doğru yolda olanları en iyi bilendir.

 
16:126 Karşılık verecekseniz, size verilen karşılığın bir benzeriyle karşılık verin. Sabrederseniz, elbette bu sabredenler için daha hayırlıdır.

 
16:127 Sabret, sabrın ancak TANRI’nın yardımıyladır. Onlar için üzülme ve onların tuzaklarından da endişelenme.

 
16:128 TANRI doğru davrananlar ve iyilikte bulunanlar ile beraberdir.