15 - Hicr Vadisi

 
15:0 Zarif, Şefkatli TANRI'nın İsmiyle,

 
15:1 A(1)L(30)R(200) <> 231 bunlar kitabın ve apaçık Kuran’ın işaretleridir.

 
15:2 İnkar edenler, keşke Müslüman olsaydık diye arzulayacaklardır.

 
15:3 Bırak onları, yesinler, eğlensinler ve umutlarıyla oyalansınlar; mutlaka öğreneceklerdir.

 
15:4 Biz hiçbir topluluğu belirlenmiş bir yazgı olmaksızın yok etmeyiz.

 
15:5 Hiçbir toplum belirlenmiş süresini ne geçebilir, ne de gerisinde kalır.

 
15:6 Dediler ki: "Ey kendisine mesaj (zikr) indirilmiş olan, sen bir delisin."

 
15:7 "Doğru sözlü isen bize melekleri getirsene."

 
15:8 Biz melekleri ancak belli bir amaç için göndeririz, o zaman da kimseye süre tanınmaz.

 
15:9 Kuşkusuz mesajı biz, evet biz indirdik ve onu koruyacak da elbette yine biziz.

 
15:10 Senden önce, geçmiş topluluklara da elçiler gönderdik.

 
15:11 Onlara her ne zaman bir elçi geldiyse onu alaya aldılar.

 
15:12 İşte suçluların kalbine böyle (bir tavrı) sokarız.

 
15:13 Nitekim, ona inanmazlar. Kendilerinden öncekilerin yasası (sünneti) de böyleydi.

 
15:14 Onlara gökten bir kapı açsak ve onun içinde yükselecek olsalardı,

 
15:15 "Gözlerimiz sarhoş edildi, büyülendik" diyeceklerdi.

 
15:16 Gökte galaksiler yerleştirdik ve gözleyenler için onları süsledik.

 
15:17 Ve onları her kovulmuş sapkından koruduk.

 
15:18 Ancak onlardan kulak hırsızlığı eden olursa onu alevli bir ateş mermisi kovalar.

 
15:19 Yeryüzünü genişletip içine sağlam dağlar yerleştirdik ve orada her şeyi mükemmel bir ölçüye göre bitirdik.

 
15:20 Orada hem sizin için ve hem sizin beslemediğiniz yaratıklar için yaşanacak bir ortam oluşturduk.

 
15:21 Hiçbir şey yoktur ki onun hazineleri bizim yanımızda olmasın, ancak biz onu belirlenmiş bir ölçüyle indiririz.

 
15:22 Rüzgarı aşılayıcı olarak gönderdik; gökten bir su indirip sizi onunla suladık. Oysa siz onu depo edemezdiniz.

 
15:23 Biz, elbette biz diriltir ve öldürürüz, sonunda her şeyin sahibi olarak kalacak olan yine biziz.

 
15:24 İlerleyenlerinizi de biliriz, geride kalanları da biliriz.

 
15:25 Onları, senin Efendin toplayacak. O Bilgedir, Bilendir.

 
15:26 İnsanı, kurumuş, yıllanmış balçıktan yarattık.

 
15:27 Cinleri de önceden, içe işleyen parlak ateşten yarattık.

 
15:28 Efendin meleklere, "Kurumuş, yıllanmış balçıktan bir insan yaratacağım" demişti.

 
15:29 "Onu düzenleyip ona ruhumdan üflediğimde hemen onun için secdeye varın" demişti.

 
15:30 Tüm melekler topluca secde ettiler;

 
15:31 Ancak Sapkın (İblis) hariç. Secde edenlerle beraber olmayı red etti.

 
15:32 Dedi ki: "Seni secde edenlerle beraber olmaktan alıkoyan şey nedir, İblis?"

 
15:33 Dedi ki: "Kurumuş, yıllanmış balçıktan yarattığın insana secde edecek değilim."

 
15:34 "Öyleyse çık oradan; sen kovuldun!"

 
15:35 "Yargı gününe kadar laneti hakettin" dedi.

 
15:36 "Efendim, dirilecekleri güne kadar beni ertele" dedi.

 
15:37 Dedi ki: "Tamam, sen ertelendin"

 
15:38 "Bilinen vaktin gününe kadar…"

 
15:39 Dedi ki: "Efendim, beni yoldan çıkarttığın için, onları yeryüzünde ayartıp topluca saptıracağım."

 
15:40 "Kendilerini sadece sana adayanlar hariç."

 
15:41 Dedi ki: "İşte benim değişmez yasam budur."

 
15:42 "Elbette, sadece bana hizmet edenlere karşı bir gücün yoktur. Ancak sana uyan sapıklara gücün yeter."

 
15:43 "Cehennem hepsinin buluşma yeridir."

 
15:44 "Onun yedi kapısı vardır ve her bir kapı için onlardan belli bir pay vardır."

 
15:45 Doğrular ise bahçeler ve pınarlar içindedir.

 
15:46 Oraya barış ve güvenlik içinde girin.

 
15:47 Göğüslerindeki kötü duyguları kaldırırız; kardeşçe karşılıklı yerleştirilmiş koltuklar üzerindedirler.

 
15:48 Orada onlara hiçbir yorgunluk dokunmaz ve oradan çıkarılacak da değillerdir.

 
15:49 Kullarıma haber ver ki ben Bağışlayıcıyım, Şefkatli’yim.

 
15:50 Ve azabım da çok acı bir azaptır.

 
15:51 Onlara İbrahim'in konuklarından haber ver.

 
15:52 Onun yanına varıp, "Selam!" demişlerdi. O da, "Biz sizden korkuyoruz" demişti.

 
15:53 "Endişelenme, biz sana bilgin bir oğul müjdesini veriyoruz" demişlerdi.

 
15:54 "İyice yaşlanmışken beni mi müjdeliyorsunuz! Beni ne ile müjdeliyorsunuz?" dedi.

 
15:55 "Sana gerçeği müjdeledik, umudunu kesme" dediler.

 
15:56 "Sapıtmışlardan başka Efendi’sinin rahmetinden kim umut keser?" dedi.

 
15:57 "Ey elçiler, göreviniz nedir?" dedi.

 
15:58 "Biz, suçlu bir topluma gönderildik;"

 
15:59 "Ancak Lut'un ailesi hariç. Hepsini kurtaracağız."

 
15:60 "Yalnız karısı hariç; onun geride kalanlardan olmasını kararlaştırdık" dediler.

 
15:61 Elçiler Lut'un ailesine geldiklerinde

 
15:62 "Siz, bizce tanınmayan bir topluluksunuz" dedi.

 
15:63 Dediler ki: "Onların kuşkulandıkları şeyi sana getirdik."

 
15:64 "Sana gerçeği getirdik, biz elbette doğru konuşuyoruz."

 
15:65 "Geceleyin ailenle birlikte çık. Arkalarından izle ve hiçbiriniz arkaya bakmasın. Size emredilen yere gidin."

 
15:66 ‘Şu halk, sabahleyin yok edilecektir' şeklindeki emri kendisine bildirdik.

 
15:67 Kent halkı neşe içinde geldiler.

 
15:68 "Bunlar konuklarımdır, sakın beni utandırmayın."

 
15:69 "TANRI’dan korkun, beni rezil etmeyin!" dedi.

 
15:70 Dediler: "Seni elalemin işiyle uğraşmaktan men etmedik mi?"

 
15:71 "İşte benim kızlarım" dedi, "İlla da istiyorsanız!"

 
15:72 Ne yazık ki onlar, sarhoşlukları içinde bocalıyorlardı.

 
15:73 Tan ağarırken onları felaketli bir gürültü yakaladı.

 
15:74 Onun üstünü altına getirdik. Ve üzerlerine fırınlanmış taş yağdırdık.

 
15:75 Bunda, inceleyip araştıranlar için dersler vardır.

 
15:76 Ve o yol üzerinde durmaktadır.

 
15:77 Bunda, inananlar için bir işaret vardır.

 
15:78 Gerçekten Orman Halkı da zalimlerden idi.

 
15:79 Onlardan öc aldık. Her ikisi de belgelenmiştir.

 
15:80 Mağara Halkı da elçileri yalanladı.

 
15:81 Kendilerine işaretlerimizi verdik, fakat ondan yüz çevirdiler.

 
15:82 Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı.

 
15:83 Sabahleyin onları da o korkunç gürültü yakaladı.

 
15:84 Kazandıklarının hiçbiri onları kurtaramadı.

 
15:85 Biz, gökleri, yeri ve aralarındaki şeyleri belli bir amaç için yarattık. O an elbette gelecektir, öyleyse onlara güzel ve yumuşak davran.

 
15:86 Efendi’n elbette Yaratandır, Bilendir.

 
15:87 Biz sana yedi çifti ve büyük Kuran'ı verdik.

 
15:88 Onlardan bazılarına verdiklerimizi kıskanma ve onlardan ötürü de üzülme. İnananlara kanatlarını indir.

 
15:89 De ki: "Ben apaçık bir uyarıcıyım."

 
15:90 Aynı şekilde o bölücülerle de ilgileneceğiz.

 
15:91 Onlar ki Kuran'ı parçalara ayırdılar.

 
15:92 Efendi’ne and olsun ki, hepsinden soracağız,

 
15:93 Yaptıkları şeylerden.

 
15:94 Öyleyse sana emredileni açıkça ortaya koy ve müşriklere de aldırma.

 
15:95 Alay edenlere karşı biz sana yeteriz.

 
15:96 Onlar ki TANRI ile beraber başka tanrılar oluşturdular. Yakında bilecekler.

 
15:97 Söylediklerinden ötürü göğsünün daraldığını biliyoruz.

 
15:98 Efendi’ni yüceltip coşkuyla an ve yerlere kapan.

 
15:99 Efendi’ne hizmet et ki kesin bir inanca sahip olasın.