13 - Gök Gürlemesi

 
13:0 Zarif, Şefkatli TANRI'nın İsmiyle,

 
13:1 E(1)L(30)M(40)R(200) <> 271 bunlar, kitabın işaretleridir. Efendinden sana indirilen, gerçektir; fakat insanların çoğu inanmaz.

 
13:2 Görebileceğiniz bir direk olmadan gökleri yükselten, sonra tüm yönetime egemen olan, güneşi ve ayı buyruk altına alan TANRI’dır. Hepsi belli bir süre için akıp gitmektedir. Tüm işleri kontrol eder ve işaretleri detaylı olarak açıklar ki Efendinizle kavuşma konusunda kuşkunuz kalmasın.

 
13:3 O ki yeryüzünü inşa edip üzerine sağlam dağlar, ırmaklar ve erkekli dişili yarattığı her çeşit meyveyi yerleştirdi. Geceyi gündüze bürüyor. Düşünen bir toplum için elbette bunda işaretler ve dersler vardır.

 
13:4 Yeryüzünde, birbirine komşu toprak parçaları, üzüm bağları, ekinler, çatallı ve çatalsız hurmalıklar vardır. Bunların hepsi aynı su ile sulanmalarına rağmen lezzetçe birbirinden farklı kılmışızdır. Aklını kullanan bir toplum için elbette bunda işaretler ve dersler vardır.

 
13:5 Şaşacaksan, onların şu sözlerine şaşmalısın: "Biz toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız?" İşte onlar, Efendi’lerini inkâr edenlerdir. Onlar, boyunlarına prangalar hak edenlerdir. Onlar ateşin halkıdır; nitekim orada ebedî kalıcıdırlar.

 
13:6 İyilik isteyeceklerine, başlarına hemen bir felaket getirmeni isterler; oysa kendilerinden önce örnekler gelip geçti. Efendin, işledikleri zulme rağmen insanlara karşı bağışlayıcıdır. Efendinin azabı çetindir.

 
13:7 İnkârcılar, "Ona bir işaret inmeli değil miydi?" diyorlar. Sen ancak bir uyarıcısın. Her toplum için bir yol gösterici vardır.

 
13:8 TANRI her dişinin yüklendiğini, rahimlerin eksilttiğini ve arttırdığını bilir. O'nun yanında her şey belli bir ölçüye göredir.

 
13:9 Gizliyi ve açığı Bilendir; Büyüktür, Yücedir.

 
13:10 Sözü ister gizleyin, ister açıklayın, ister gecenin karanlığında saklanın, ister gündüzün ortaya çıkın O'nun için birdir.

 
13:11 Önünden ve ardından (görünen ve görünmeyen) izleyiciler var da kendisini TANRI’nın emrinden mi korurlar? Bir topluluk kendisini değiştirmedikçe TANRI onların durumunu değiştirmez. TANRI bir topluluk için fenalık istedi mi, hiçbir güç onu durduramaz; onların O'ndan başka bir koruyup kollayanları da olmaz.

 
13:12 O, size korku ve umut olarak şimşeği gösteren ve ağır bulutları oluşturandır.

 
13:13 Gök gürlemesi O'nu överek, melekler de O'nu saygıyla yüceltirler. O, yıldırımları gönderir ve dilediğini onlarla çarpar. Onlar hâlâ TANRI hakkında tartışıyorlar. O, dayanılmaz güce sahiptir.

 
13:14 Gerçek dua O'na yöneltilendir. O'nun dışında çağırdıkları ise onlara hiçbir şekilde karşılık veremezler. Tıpkı suya avuçlarını uzatan; ancak ağzına hiçbir şey ulaşmayan kimse gibi… İnkârcıların duası boşunadır.

 
13:15 Göklerde ve yerde olan herkes ister istemez TANRI’ya secde eder. Gölgeleri de sabah akşam…

 
13:16 De ki: "Göklerin ve yerin Efendisi kim?" De ki: "TANRI" De ki: "O'ndan başka, kendilerine dahi yarar ve zarar veremeyen kimseleri evliyalar mı edindiniz?" De ki: "Hiç körle gören bir olur mu, yahut hiç karanlıkla ışık bir olur mu?" Yoksa TANRI’nın yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da yaratmalarını birbiriyle mi karıştırdılar? De ki: "TANRI her şeyin yaratıcısıdır, O Tektir, Egemendir."

 
13:17 Gökten bir su indirir, dereler onunla dolar taşar ve sel bol köpük yüklenir. Aynı şekilde, mücevherat yahut eşya yapmak için erittikleri maddelerden de benzer bir köpük elde ederler. TANRI gerçeği ve batılı böyle bir örnekle tanıtır. Köpük, kaybolup gider; ancak insanlara yarar veren ise yerde kalır. İşte TANRI örnekleri böyle verir.

 
13:18 Efendi’lerinin çağrısına uyanlar güzeli hak ederler. O'nun çağrısına uymayanlar ise, yeryüzündekilerin hepsine ve bir o kadarına sahip olsalar dahi kurtulmak için hepsini fidye olarak vermeye hazır olacaklardır. Sorgulamanın en kötüsü onlar içindir ve yerleri cehennemdir; ne de felaketli bir konaktır o!

 
13:19 Sana indirilenin gerçek olduğunu bilen biri, görmeyen gibi midir? Ancak akıl sahipleri öğüt alır.

 
13:20 Onlar ki TANRI’ya verdikleri sözü yerine getirirler ve sözleşmeyi bozmazlar.

 
13:21 Onlar ki TANRI’nın birleştirmesini emrettiği şeyi birleştirirler, Efendi’lerini sayarlar ve kötü hesaptan korkarlar.

 
13:22 Ve onlar ki sadece Efendi’lerinin onayını kazanmak için sabredip direnirler, namazı gözetirler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açık yardım için harcarlar ve kötülüğü iyilik ile savarlar. Son durağı onlar hak etmişlerdir.

 
13:23 Adn bahçelerine girerler. Atalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olanlar da onunla beraberdir. melekler de her kapıdan yanlarına varırlar.

 
13:24 "Sabrettiğinizden ötürü barış üzerinize olsun. Bu ne güzel son durak!"

 
13:25 TANRI’ya verdikleri sözden sonra sözleşmeyi bozanlar, TANRI’nın birleştirmeyi emrettiğini birleştirmeyenler ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar laneti hak etmişlerdir ve onlar için kötü bir sonuç vardır.

 
13:26 TANRI dilediğine rızkı açar veya kısar. Onlar dünya hayatı ile sevindiler, hâlbuki bu dünya hayatı ahiret ile karşılaştırıldığında bir geçimlikten ibarettir.

 
13:27 İnkâr edenler, "Ona Efendisinden bir işaret indirilmeli değil miydi?" diyorlar. De ki: "TANRI dileyeni saptırır ve yöneleni doğruya ulaştırır."

 
13:28 Onlar ki inanırlar ve kalpleri TANRI’yı anmakla huzur bulur. Bilesiniz ki, kalpler TANRI’yı anmakla yatışır.

 
13:29 İnanıp doğru bir hayat sürenler için müjde ve en güzel dönüş yeri vardır.

 
13:30 Daha önceki toplumlara olduğu gibi seni de bu topluma gönderdik ki sana vahyettiğimizi onlara okuyasın, hâlbuki onlar Zarif’e nankörlük ediyorlar. De ki: "O'dur benim Efendim; O'ndan başka tanrı yoktur. O'na güvendim; dönüş O'nadır."

 
13:31 Kendisiyle dağlar yürütülen, yahut yeryüzü parçalanan, yahut ölüler dirilten bir Kuran olsaydı bile (onlar yine inanmazdı). Tüm işler TANRI’nın kontrolündedir. İnananlar hâlâ anlamadılar mı ki TANRI dileseydi tüm insanları doğruya ulaştırırdı. İnkâr edenler, TANRI’nın sözü yerine gelinceye kadar yaptıklarına karşılık olarak ya başlarına ya da yakınlarına konacak bir felakete uğrayıp duracaklardır. TANRI sözünden dönmez.

 
13:32 Senden önceki elçilerle de alay edildi. İnkârcılara fırsat verdim ve sonunda onları yakaladım. Sonuç nasıldı?

 
13:33 Herkesin yaptığını kontrol eden O değil midir? Buna rağmen TANRI’ya ortaklar koştular. De ki: "Onları isimlerle tanımlayın! Siz O'nun yeryüzünde bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz, yoksa boş sözler mi uyduruyorsunuz?" Aslında, inkârcıların hileleri kendilerine süslü gösterilir ve böylece yoldan saparlar. TANRI kimi saptırırsa ona doğruyu gösterecek yoktur.

 
13:34 Onlar dünya hayatında azap hak etmişlerdir. Ahiret azabı ise daha kötüdür. Onları TANRI’dan kimse kurtaramaz.

 
13:35 Doğrulara söz verilen bahçenin örneği şudur: Altından ırmaklar akar, yemişi de süreklidir gölgesi de. Bu, doğruların sonudur. Kâfirlerin sonu ise ateştir.

 
13:36 Kendilerine kitap vermiş olduklarımız sana indirilene sevinirler. Bazı gruplar onun bir kısmını inkâr ederler. De ki: "TANRI’ya kul olmakla ve O'na ortak koşmamakla emredildim. O'na çağırırım ve dönüşüm de O'nadır."

 
13:37 Böylece onu Arapça bir yasa olarak indirdik. Sana gelen bilgiden sonra onların keyfine uyarsan TANRI’ya karşı ne bir dostun ne de bir koruyucun olamaz.

 
13:38 Senden önce elçiler gönderdik ve onlara eşler ve çocuklar verdik. TANRI’nın izni olmadan hiçbir elçi bir işaret getiremez. Her dönemin bir yazgısı vardır.

 
13:39 TANRI dilediğini siler, dilediğini bırakır. Ana Kitap O'nun yanındadır.

 
13:40 Onlara söz verilenlerin bir kısmını sana göstersek de, senin canını alsak da, sana düşen görev bildirmektir. Hesap ise bize düşer.

 
13:41 Yeryüzünün uçlarından eksilttiğimizi görmüyorlar mı? TANRI hüküm verir ve O'nun hükmünü izleyip çevirecek de yoktur. O, en hızlı hesaplayandır.

 
13:42 Onlardan öncekiler de düzenler kurdular; hâlbuki tüm düzenler TANRI’ya aittir. Her kişinin kazandığını bilir. Kâfirler de zaferin kime ait olduğunu bileceklerdir.

 
13:43 İnkâr edenler, "Sen bir elçi değilsin!" diyorlar. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak yeter TANRI; kitabın bilgisine sahip olandır."